Dalia MAYA - İSİMSİZ

Tüm Yazıları

Ne dersiniz, olur mu? 25 Temmuz 2017
Ya anın içinde kaybolsaydın? 12 Temmuz 2017
“Bugün de yemekler pişsin, ocaklar taşsın, yürekler coşsun”* 21 Haziran 2017
Sarılın 07 Haziran 2017
Gökyüzü bulutluydu bu sabah 24 Mayıs 2017
Ne bir yara ne bir acı 10 Mayıs 2017
Gizli güzellik 26 Nisan 2017
Hayal etmekle başlıyordu yaşam 13 Nisan 2017
Neydi bu yolculuk dediğimiz? 29 Mart 2017
Biz insan evladıyız 15 Mart 2017
Biz taşla sevişiyoruz 01 Mart 2017
Aşk yağsın 15 Şubat 2017
“Mucizeler el ele dolaşır” 01 Şubat 2017
Küçük çakıl taşının hikâyesi 18 Ocak 2017
Aşkla yazdığını, aşkla yaşa 30 Aralık 2016
İnadına ışığımızı saçacağız 16 Aralık 2016
Çocuklar, ah o çocuklar... 07 Aralık 2016
Başını kaldırıp bakmak lazım 23 Kasım 2016
Seyirci mi kalacaksınız, yaratıcı mı olacaksınız? 09 Kasım 2016
İnsanını kaybeden yapılar 26 Ekim 2016
Deneyin, sonucuna inanmayacaksınız 13 Ekim 2016
Hepimiz aynı evin çocuklarıyız 28 Eylül 2016
Deli bir sabah… Deli bir kadın… 07 Eylül 2016
Oyun ciddi bir iştir 23 Ağustos 2016
Bir gecede yok oluyorlar 10 Ağustos 2016
Ani değişim anlarında dengede kalmanın 7 adımı 27 Temmuz 2016
Yaşam her daim önceliklidir 18 Temmuz 2016
Her şeyi anlayacaksın 13 Temmuz 2016
Ne fazla ne noksan; sadece doksan 22 Haziran 2016
Tıpkı yaşam gibi (Maestro’yu Ağırlamak-2) 08 Haziran 2016
Maestro’yu ağırlamak 25 Mayıs 2016
Mutlu, hızlı bir yıldız gibi 11 Mayıs 2016
Belki de yaşamın kendisi... 27 Nisan 2016
Göç, yine göç 13 Nisan 2016
Hattı şefkat yoktur; sathı şefkat vardır 30 Mart 2016
Dinlemesini bilsek... 16 Mart 2016
Buraya ne için geldim? 02 Mart 2016
Kaç yüzde bin kişi? 17 Şubat 2016
Bodur şubat ayı ve Çekirge 03 Şubat 2016
Deborah’ın mirası neydi? 20 Ocak 2016
Analı kızlı bilgelik defterinin akibeti 06 Ocak 2016
Rüzgarın Cuma, Cumartesi, Pazar Hatıraları 23 Aralık 2015
Belki bir ışık da siz olursunuz 09 Aralık 2015
Ya yaşamı bir oyuna çevirsek? 25 Kasım 2015
Okyanusta küçük bir damla 11 Kasım 2015
Bir aslan artık o 28 Ekim 2015
“Bir insanı öldüren bütün insanlığı öldürmüş demektir”* 14 Ekim 2015
Hayal et, olsun!
 30 Eylül 2015
Her birimiz Yarım 09 Eylül 2015
“Gök testisinde akacak bir yol aç” 26 Ağustos 2015
Benimle çıkar mısın? 12 Ağustos 2015
Karanlık aydınlığı da taşır içinde 29 Temmuz 2015
Peki ya siz? 08 Temmuz 2015
Omfalyon ile Milyon taşı arasında 24 Haziran 2015
“Dingir Haldi nini şie şu a a i e niri ida kupa kapi rime iştie” 10 Haziran 2015
Sazan ve sandık 27 Mayıs 2015
“Kürt yoktu ki!” 13 Mayıs 2015
6. kuralı hatırla 29 Nisan 2015
İdil Biret, bir harika çocuğun portresi 15 Nisan 2015
Boşluktaki fırsat 02 Nisan 2015
“Evini yık, ondan bir tekne yap ve hayat kurtar!” 18 Mart 2015
“Hayat kısa, sanat uzun, fırsat kaçıcı” 04 Mart 2015
Giderek yolsuzlaşıyoruz! 18 Şubat 2015
Bal rengi taş binaların arasına bir davet 04 Şubat 2015
Sonsuz zamansızlıkta bir nefes insan 21 Ocak 2015
“Yenen yerde bereket olur” 07 Ocak 2015
2015’e doğru 24 Aralık 2014
Zaman yolculuğu Geleceğe ve geçmişe 10 Aralık 2014
Ben de buradayım 26 Kasım 2014
“Bu toprağın derinliklerine kanımı akıttım” 12 Kasım 2014
Düzen ve değişim 30 Ekim 2014
Reklam arası/ Göçebe bakış 01 Ekim 2014
Son otobüs 03 Eylül 2014
İnanmayın! Olun! 13 Ağustos 2014
Sadece bir nefes sevgi 23 Temmuz 2014
Çocuklarımızı geri ver 02 Temmuz 2014
Aslında o kadar da kötü değil durum... 25 Haziran 2014
Bazen küçücük bir adım... 04 Haziran 2014
Gülsüm, Hatice, Roza, Nagihan, Edith ve tüm isimsiz diğerleri... 07 Mayıs 2014
Gecenin sakladığı 02 Nisan 2014
Direniş 05 Mart 2014
Sevgi varlığı 05 Şubat 2014
Merhaba 08 Ocak 2014