Ziyafet sofralarının ihtiyaçlılara yardım olarak döndüğü kurum ‘Matan Baseter’

Matan Baseter çatısı altında, kuruma gönül vermiş, Meral Araf Mugrabi ve Eliza Hadar’la yaptığımız keyifli sohbeti aktararak bu kurumu daha yakından tanımak istedik. Matan Baseter’in bir yardım kuruluşu olarak kimlere ulaştığını, bu yardımları gerçekleştirmek için nasıl gelir sağladığını, sevinçlerini, gururlarını ve sıkıntılarını onların ağzından dinleyelim.

  Anet Pase

1917 yılında Edirne’de Balkan Savaşlarında şehit düşen veya zarar gören Yahudi askerlerin ailelerine yardım amacıyla çalışmaya başlayan kurum, 1928 yılında İstanbul’da kuruldu ve çalışmalarına hızla devam etti. 1985’te başlayan Barınyurt projesi, 1989’da Matan Baseter ile birleştirildi. 2013 yılında ise Barınyurt ile Matan Baseter ortak alınan kararlar doğrultusunda ayrıldı. 2014’e gelindiğinde Matan Baseter, La Casa Catering’le Ayazağa’da yapılan yeni binalarına geçti. Barınyurt ise İhtiyarlara Yardım Derneği ile birleşerek Or Yom olarak faaliyetine devam ediyor.

 Matan Baseter’in yaptıklarından biraz bahseder misiniz?

Meral Araf Mugrabi: Matan Baseter bugün için, 320 aileye yardım ulaştıran bir kurum. Bununla yaklaşık 700 üyemiz olduğunu söylemek mümkün. Bu ailelerimize aylık mutfak ihtiyaçlarını, temizlik malzemelerini, yakacak ve nakit para yardımını ulaştırıyoruz. Paketlerimizi de o ailedeki her bir bireyi düşünerek hazırlıyoruz. Örneğin şeker hastası olan veya başka rahatsızlığı olan kişilere, uygun gıda yolluyoruz. Yemek yiyemeyecek durumda olan yaşlımıza mama gıda, gerektiğinde alt bezi, bazen ise ilaçlarını dahi koyup yolluyoruz. Dışarıya çıkamayan kişilere de ulaşmaya çalışıyoruz. Purim, Roş Aşana, Pesah bayramlarında bütün ailelere sıcak yemek dağıtıyoruz. Yılda bir kere ayakkabı kampanyası düzenleyerek, ayakkabı ihtiyaçlarını gideriyoruz.

Purim zamanı Mişlahot Manot (yemek) ve Matanot Laevyonim’den (tsedaka) oluşan paketlerde toplanan bütün Purim bayramı gelirini hiç kasamıza sokmadan bütün üyelerimize eşit olarak dağıtıyoruz. Elimizden geldiği kadar, bize ne kadar kaynak ulaşırsa, biz de tüm bu kaynağı yardım talep eden kişilere ulaştırmaya gayret ediyoruz. Bu yüzden vurgulamak isteriz ki; her bir ziyafet sofrası -ki bunlar brit mila, vijola, bar-mitsva, bat-mitsva, düğün daveti, ev daveti veya evinize aldığınız bir Şabat yemeği- geliri bir ihtiyaçlımızın evine ulaşacak, kalbini ısıtacaktır. Yıllar içinde ekonomik sıkıntıya düşen aile sayısında artış var. Yaş kriterleri de düşmeye başladı. Gençlerde de sıkıntıya düşen aileler var. Yardım talep eden aileler bize bir mektupla başvuruyorlar. İlgili kişiler aile ile görüşüp ihtiyacını anlamaya yönelik bir çalışması yapıyor. Her hafta toplanan yönetim kurulu bu mektupları ve arkadaşlarımızın görüşlerini değerlendiriyor. Yapılabilecekleri tartışıp düşünüyor ve yardımı ulaştırmaya çalışıyor. Her yıl bir defa, bütün aileler ziyaret edilerek, talepler değerlendiriliyor. Ayrıca yıl içerisinde gelen acil bir talep olursa yine yönetim kurulu kararı ile giderilmeye çalışılıyor. Onun dışında sürekli ailelerimizle irtibat halindeyiz. Ameliyat olana, hastanede yatana, evinde hasta olana ziyaretler yapılıyor. Nekahet dönemlerinde evlerine her gün sıcak yemek gönderiliyor. Paketleri ailelere hep aynı kişiler götürür. Paket alan her ailenin ayrıca sağlık kartı bulunur. Sağlıkla ilgili her türlü ihtiyaç için Balat Or Ahayim Hastanesine başvurabilirler. Ambulans, doktor ihtiyaçlarını sağlayan bir alt komisyonumuz ailelerin tüm sağlık sorunlarına çare üretmeye çalışır. Ne yazık ki vefatlarımız da oluyor. Gerekirse vefat ile de yakından ilgileniyoruz. Hatta taşını bile yaptığımız oluyor.

Tüm gönüllü çalışanlarımız ailelere gece-gündüz, cumartesi-pazar demeden, arandıkları her an hizmet vermeye çalışıyor. Hatta buzdolapları ya da çamaşır makineleri artık çalışamayacak durumdaysa veya başka bir eşya gereksinimleri olunca, yerine yenisini koymaya çalışıyoruz. Bize göre herkesin iyi şeylere hakkı var.

Kurumumuzun en büyük düsturu, ketumiyettir. Hiç kimse ihtiyaçlı aileden veya nereye paket bıraktığından bahsetmez. Herkesin görevi bellidir. Hazırlanan günde paketini alıp sahibine ulaştırır.

 Biraz da La Casa Catering’den bahsedelim…

Eliza Hadar: Bütün bu yardımları yapmak; talepleri karşılamak, herkesin ihtiyaçlarını gidermek için en büyük gelir kaynağımız La Casa Catering’dir. Mutfaklarımız hijyene önem veren, etli, sütlü ayrı mutfaklarda, kaşerut kurallarına uygun hizmet veren deneyimli bir personelle, gönülden canla başla çalışıyor. Bizden her ürün alan kişi aslında büyük bir mitsva gerçekleştiriyor, bir gönüllülük yapmış oluyor. Bizimle organizasyonlarını gerçekleştiren herkes, ihtiyaçlı ailelere bir yardım eli uzatıyor. La Casa Catering’de hazırlanan her bir ürün büyük emekle, özenerek hazırlanıyor. Bir Şabat yemeği ısmarlamak bile buraya bir katkı sağlıyor. La Casa Catering bugüne kadar cemaatimizin verdiği bütün iftar yemeklerini hazırladı. Edirne’de verilen iftar yemeğini sabahlara kadar çalışarak gerçekleştirdi. Edirne Sinagogunun açılışında verilen kokteyl ve yemekleri götürdü.

 Yalnızca Yahudi toplumuna mı servis veriyorsunuz? Geniş toplumdan da catering hizmeti isteyen oluyor mu?

EH: Bizden talep edilen her yere ulaşmaya çalışıyoruz. Firmaların günlük yemek ihtiyaçlarını da karşılıyoruz. Aylık yapılan yemek anlaşmaları ile bir kişiden 50 kişiye kadar yemek götürdüğümüz firmalarımız var. Ürünlerimizi, sunumumuzu beğenen geniş topluma da hitap ediyoruz. Riva’da bir düğün, Sirkeci Garında bir kokteyl, bir fabrika açılışı veya kutlaması; kısaca kim ne talep ederse en iyi şekilde hizmet vermeye çalışıyoruz. Hatta gelen turistler, otelde kalıyorlarsa dahi kaşer mutfak olarak bize ulaşıp yemek talebinde bulunuyorlar. Bir kişi de olsa o turiste ulaşıp yemeğini sağlıyoruz. Antep, Antalya, İzmir bölgelerindeki fabrikalara zaman zaman gelen denetçi arkadaşların da yemeklerini kargo ile yolluyoruz. Bazen La Casa Catering’in pahalı olduğuna dair duyumlar alıyoruz. Ancak bizim bütün ürünlerimiz kaşer ve malzeme girdilerimiz pahalı. Hazırladığımız bütün ürünler az bir kârla, özenerek, sağlıklı bir şekilde hazırlanıyor. Tekrar vurgulamak isteriz ki catering’den gelen gelir, şirket hanesinde hiçbir zaman kalmıyor ve ihtiyaçlıya ulaştırılıyor.

 THY ile yapılan anlaşmayı da biraz anlatabilir misiniz?

EH: Matan Baseter’in gelir kaynağı yalnız La Casa Catering değil. Onun dışında DO&CO var. DO&CO, THY için kaşer yemek talep eden firma. 2009’da yapılan anlaşma üstüne bünyemizde kurulan DO&CO bölümü, ayrı mutfakta sadece THY için üretim yapıyor. Biz dünyada tek taze yemek yapıp uçaklara veren firmayız. Bütün şirketler uçağa donmuş yemek verirken biz taze, günlük yemek veririz. Üretilen yemekler Rav Mandy Chitrik denetiminde ve THY’nin talep ettiği şekildedir. Son zamanlarda menümüzden yemek değil de sandviç çıkması da bizden kaynaklı değil, tamamıyla THY’nin tercihidir. DO&CO mutfağında ekmek ve sandviçler el değmeden hazırlanıp, el değmeden bantta paketlenip, soğuk odadan uçağa her gün yollanır.

 Matan Baseter’in diğer gelirleri neler?

MAM: Diğer gelirlerimizi de bağışlar, bayram hediye kartları, taziye kartları, doğum, yeni ev hediyeleri ve kaparalar sağlar. Özellikle belirtmek isteriz ki kapara için verilen isimler, aileler mutlaka dua ederek okunur ve kapara bir ihtiyaçlıya yollanır.

Ayrıca Şişli Sinagogu içindeki mutfak ve yemek servisi de Matan Baseter’e ait. Oraya günlük yemeğe gidenlere tabldot usulü yemek çıkarılır. Izgara tercih edenlere de oradaki mutfakta hazırlanan ürünler ikram edilir.

İhtiyaçlar çok fazla, gerçekten girdilerimizi yüksek tutmamız gerekiyor. Gelirimizin hepsini dağıtıyoruz. Hiç bir şey havada değil. Nereye ulaştığımız çok belli. Bazen bağışçılarımız o ay paketinin içine bir kutu çikolata eklettiriyor. Veya başka biri “kuruyemiş koyun bu parayla benim adıma” diyebiliyor. Bu da o ay paketine bir değişiklik, bir mutluluk getiriyor. Aslında bu yönetim kurulu masasında oturan her bir üyemiz sonsuz bir özveri ile çalışıyor. Ayrıca gönüllü çalışan bir ordumuz var ki, bayram zamanı paketlemeye, kart zarflanacaksa yardıma, dağıtıma her türlü ihtiyacımıza koşuyorlar.

Yönetim Kurulu

Sait Mizrahi (Başkan) , Eti Tastasa, Meral Araf Muğrabi (Halkla İlişkiler), Sara Enlekave, Nedim Pinhas, Suzi Mitrani, Meri Chaban, Mordo Hazak, Yoel Saydon (Reklam Tanıtım), Vitali Kutiel (Sayman), Eliza Hadar, Meri Hazak (Başkan Yardımcısı), Sara Mori, Leon Cibili (Başkan Vekili), Doret Rodikli, Rozi Siloni, Eti Mazon, Erol Krespi (Satın Alma), Albert Benezra (Bağış Komisyonu), Lina Özdana (Genel Sekreter).

Hediye Komisyonu

Suzi Mitrani, Rozi Siloni, Lina Özdana

La Casa Catering

Leon Cibili, Eliza Hadar

Paket Dağıtım ve Planlama

Sara Enlekave, Doret Rodikli, Eti Mazon

Bayram Katalog Hazırlanması ve Reklam

Nedim Pinhas

Özel Soru ve Sorunlar Komisyonu

Meri Hazak, Meri Chaban, Eti Tastasa, Sara Mori

 

 

İLGİLİ HABERLER

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın! Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın