Pesah - Şavuot: 49 günlük benzersiz değişim yolu

Tanrı, Sina Dağında yanan bir çalılığın içinden Moşe’ye seslendiğinde şöyle der: “Halkı Mısır’dan çıkardığın zaman, bu dağ üzerinde Tanrı’ya ibadet edeceksiniz.”(Şemot:3:12)

“….Omer'i getirdiğiniz günden itibaren kendiniz için yedi hafta sayın. Bu yedi hafta tam olmalıdır. Yedinci haftanın bitiminin ertesi gününe ellinci güne kadar sayacaksınız." (Vayikra 23:15-16)

Tanrı, Sina Dağında yanan bir çalılığın içinden Moşe’ye seslendiğinde şöyle der: “Halkı Mısır’dan çıkardığın zaman, bu dağ üzerinde Tanrı’ya ibadet edeceksiniz.”(Şemot:3:12)

 

 

Yahudi bilgeleri, kurtuluş sürecinin, sadece Yahudilerin acılar ve zorluklar içinde esir olarak yaşadıkları Mısır’dan çıkmalarıyla tamamlanmadığına dikkat çeker. Pesah ve Mısır’dan çıkış, aslında 49 günün sonunda Şavuot’ta Yahudilerin Tora’yı almasına ve özgür bireyler olarak, kendi seçimleriyle Tanrı’nın Halkı olmalarına giden yolu başlatır.

Kölelerin kime hizmet edeceklerini seçme özgürlüğü yoktur. İsrailoğulları, Mısır ve Paro esaretinden, dereh hateva-doğa kanunlarının ötesinde açık mucizelerle, Tanrı’nın Eli ile kurtulur. Böylelikle ‘fiziksel’ özgürlüklerine kavuşan Yahudiler, çölde geçirdikleri 49 günün her birinde kendilerini manevi yönden arındırıp, geliştirir, benzersiz bir değişim göstererek bu dönemin sonunda Mısır’da özümsedikleri putperestlik ve ahlaksızlık esaretinden de kurtulur. Böylece, Şavuot’ta özgür bireyler olarak,  kendi istekleri ile “Tanrı’nın konuştuğu her şeyi yapacağız ve dinleyeceğiz” deyip Tanrı’ya hizmet etmeyi seçip, Tora’yı uygulamak üzere aldıklarında, artık tam bir ‘manevi’ özgürlüğe kavuşurlar.

Bu şekilde, Pesah ve Şavuot birbirinden bağımsız iki ayrı bayram olarak değil, aralarında 49 Hol Amoed- günü olan tek bir bayram olarak görülebilir.

  Omer sayımı

Pesah’ın ikinci akşamından itibaren, 49 gece boyunca, her Yahudi erkek, Omer’i saymakla yükümlüdür. Kadınların Omer sayma yükümlülüğü olmamakla birlikte, arzu ettikleri takdirde, Omer sayımını berahasız olarak yapabilirler.

*Omer Sayım Kuralları: http://www.sevivon.com/images/stories/dokumanlar/omer_zaman_cizelgesi_2017.pdf 

**Dikkat: Omer berahalarının ilkinin transliterasyonu -Afle Hasadeha- ile başlayan kısım -son cümlesinde Ado-nay  yanlış olarak 3 kere yazılmıştır. DOĞRUSU 2 kere , yani :  “ Barehi nafşi et Ado-nay, Ado-nay Elo-ay gadalta meod od veadar  lavaşta ote or kasalma note şamayim kayeriya- şeklinde olmalıdır. İbranicesi doğru şekildedir.

Omer sayımı sonundaki ellinci gün-Şavuot’ta, Tanrı’nın emri üzerine Bet-Amikdaş’taki Koenler, buğdayın ilk hasadından elde edilen undan yapılmış Şete Alehem- iki somun ekmeği- Tanrı’ya sunarlardı. Diğer Minha-un korbanlarının aksine, Şete Alehem,  hamur mayayla kabardıktan sonra pişmiş olarak getirilirdi. Bu sunu Mizbeah’ta yakılmayıp, Koenler arasında paylaşılırdı. Bu buğday sunusu, Tanrı’nın, tarlaların meyvelerini de kutsayacağına olan inancı simgelerdi.

Pesah’ın ikinci gecesinin başlangıcında getirilen sunu, hayvan yemi olarak kullanılan arpadan, Şavuot’taki sunu ise genelde insanların tükettiği buğdaydan, insan yiyeceği olan ekmek şeklinde sunulurdu. Pesah’ın ikinci gecesinden Şavuot’a kadar yaptığımız sayım ve gün be gün geliştirdiğimiz karakter özellikleri, hayvan yiyeceğinden insan yiyeceğine yükselişi temsil eder. Bu yükseliş, içimizdeki hayvansal ve maddiyata yönelik dürtülerimizin esaretinden, zihin ve zekâmızı kullanarak özgür seçimimizi Tanrı’ya bağlanma yolunda kullanan insan dünyasına yükselişimizi simgeler.

Bet-Amikdaş’ın yıkılmasından sonra, Omer Korbanı uygulaması sürdürülemedi. Fakat Yahudiler, o günlerden beri ‘Omer’i Saymaya’, Tanrı’nın Tora’daki emrini yerine getirmeye devam ettiler.

Pesah ile Şavuot arasındaki 49 günlük dönem, kişinin kendini manevi açıdan geliştirmeye çalıştığı bir süreç oldu.

49 günlük benzersiz değişim yolu

Pesah’ın ikinci gecesinden Şavuot’a kadar 49 günü tek tek saymak, ruhu nasıl geliştirebilir?

Kabalist bilgeler, ruhu geliştirme yolunda, bu yedi haftanın her birinde atalarımız, Yahudi ulusunun ‘Yedi Çoban’ını örnek alarak her hafta o haftanın liderinin özellikleri üzerine çalışmamızı, karakterimizin o yönünü geliştirmemizi tavsiye eder.

1.Hafta- Avraam-Hesed-Sevecenlik

2. Hafta Yitshak-Gevura-Adalet ve Disiplin

3. Hafta Yaakov-Tiferet- Ahenk ve Merhamet

4. Hafta Moşe-Netsah- Dayanıklılık

5. Hafta Aaron-Hod- Tevazu

6. Hafta Yosef-Yesod- Bağlar

7. Hafta David-Malhut- Egemenlik- Liderlik

Yedi haftanın her birinde ele alınan her bir özellik, aslında ancak diğer altısı ile birlikte olduğunda anlam kazanır. Örneğin, ilk haftada, Hesed-Sevecenlik; içinde Gevura-Disiplin olmazsa bir işe yaramaz. Örneğin, bir ebeveyn çocuklarını disiplin olmadan severse onları aşırı şekilde şımartır, onlar için doğru olanı yaptırmakta zorlanır. Her yedi özellik, içinde diğer altısını barındırır. Bu yüzden, her hafta ele alındığında, diğer altı özellik ile birlikte düşünülür. Örneğin; 1.Hafta: Hesed- Sevecenlik; ilk günü ‘Sevecenliğin içindeki Sevecenlik, ikinci gün ‘Sevecenliğin içindeki Disiplin’; üçüncü gün ‘Sevecenliğin içindeki Ahenk’; dördüncü gün ‘Sevecenliğin içindeki Dayanıklılık’; beşinci gün ‘Sevecenliğin içindeki Tevazu’; altıncı gün ‘Sevecenliğin içindeki Bağlar’; yedinci gün ‘Sevecenliğin içindeki Egemenlik’… 2.Hafta: Gevura-Disiplin; ikinci haftanın ilk günü ‘Disiplinin içindeki Sevecenlik’, ikinci günü ‘Disiplinin içindeki Disiplin’, üçüncü günü ‘Disiplinin içindeki Ahenk’ vb ilişkileri üzerine düşünülür ve karakterimizin o yönünü geliştirmeye çalışırız. Her hafta yedi özelliğin o haftanın ana konusu olan özellikle kombinasyonu ile kırk dokuz günün sonunda kırk dokuz kombinasyonu ele almış oluruz

Omer’in aslı

 “Size vermekte olduğum Ülke’ye geleceğiniz ve hasadını toplayacağınız zaman hasadınızın ilk omerini, Koen’e getirmelisiniz.( Vayikra 23:10)

Pesah’ın gelişi ile ekin biçme mevsimi de başlar. Tanrı’nın Emri’ne göre, Omer Korbanı sunulmadan, arpa veya herhangi bir tahılın biçilmesine başlanamaz. Tüm Yahudiler için yapılan ilk ürün kesimi, Omer amaçlı olmalıdır. Her ne kadar bu ürünü elde etmek için tarlada zorlu ve ağır çalışma gerektiyse de, bütün ürünün Tanrı’nın bir armağanı olduğunu ve bizim bu nedenle duyduğumuz şükran, Omer Korbanı ile ifade edilir.

Pesah’ta Huzurum’a Omer getirin ki, tarlalarınızdaki mahsulünüze bereket yollayayım.”(Talmud -Roş Aşana 16a)

Omer  ‘demet’, ve yeni yılın arpa üründen Bet-Amikdaş’a getirilmesi gereken unun miktarı anlamlarına da gelir.

Bet-Amikdaş (Kutsal Tapınak) zamanlarında, Pesah’ın ikinci günü (Yahudi takvimine göre 16 Nisan), ilk hasattan elde edilen arpa demetleri, bir Minha (Un) Korbanı olan Omer’i Tanrı’ya sunmak üzere Bet-Amikdaş’daki Koenler’e teslim edilirdi. Koenler bitki saplarını ezmeden hafifçe döverek ve savurarak tanelerin düşmesini sağlarlardı. Düşen taneler ateşte delikli bakır bir kapta hafifçe kavrulur ve un haline gelene kadar öğütülürdü. Elde edilen un, en saf hale gelene kadar elekten geçirilirdi. Bu undan, bir Omer kadarı (eskiden kullanılan tahıl ölçüsü Efa’nın (1 efa=37 lt) onda biri karşılığı ölçü birimi) alınıp kaliteli yağ ve bir avuç özel baharatla harmanlanırdı. Bu karışım daha sonra bir tavaya konulur ve her yöne sallanırdı (Sukot lulav’larının her yöne sallanarak, Tanrı’nın her yönde ve her yerde var olduğunun gösterilmesi gibi). Daha sonra bu karışımdan bir avuç kadarı alınıp tuzlanarak Mizbeah (Sunak)’ta tüttürülür, kalan kısmı da yenmek üzere görevli Koenler arasında paylaşılırdı.

Bu sunudan sonra Yahudiler, Tanrı’nın Bereketi’nin tarlalarının üzerinde olacağının bilinci ve güveniyle ürünlerini biçer ve yemeye başlarlardı.

Omer döneminde evlenilmemesi, müzik ve eğlence olmaması

Pesah’in ikinci gecesi ile Tora’yı aldığımız Şavuot arasındaki dönem, mutlulukla Tora’yı almaya hazırlandığımız günler olmalı. Ancak bu dönemde evlenilmez, müzik ve eğlence olmaz.

Aslında mutlu bir hazırlık günlerinden oluşması gereken bu dönemde tarih boyunca gerçekleşen üzücü olaylar, Yahudi tarihine damgasını vurur, hatta bugünlerin Tora öğrenim seviyesini bile etkiler.

Kabalistler, bu dönemde Yahudilerin başlarına gelen bütün felaketlerin nedeninin, Pesah’tan çıkış sırasında bütün haşmetiyle var olan Tanrısal Işığın, Pesah’ın ikinci gününden itibaren çekilmesine ve buna bağlı olarak karanlığın hüküm sürmesine yorar. Mısır’dan çıkış, İsrailoğulları’nın liyakatleri sayesinde değil, Tanrı’nın Sevgisi sayesinde gerçekleşir. Mısır’daki esaret süresince İsrailoğulları ister istemez yaşadıkları yerin yaşam tarzından etkilenir ve spiritüel kirliliğin 49. seviyesine kadar düşer. Tanrı eğer İsrailoğulları’na karşı olan değişmez, benzersiz ve sonsuz Sevgisi ile onları kurtarmasaydı, 50. seviyeye düştüklerinde artık geri dönüşleri de mümkün olamayacaktı. Pesah ve özgürlüğün gerçekleştiği Nisan ayının özelliği, ‘Yukarıdan bir Uyanış’tı. Pesah’ta Tanrı’nın Merhameti, aslında hak etmediğimiz halde yukardan direkt Tanrı tarafından bize bahşedilmişti.

Tanrısal Işık, Pesah’ta Mısır’dan çıkışta o kadar güçlüydü ki, etraf gündüz gibi aydınlıktı. O yüzden bayramlarda sadece sabah dualarında söylenen Allel, sadece Pesah’ta akşam söyleniyor. Pesah’tan sonra Tanrısal Işık,  İsrailoğulları’na kendilerini geliştirme fırsatı verebilmek için, geri çekilir.  Şavuot’a kadar olan 49 günde İsrailoğulları, bu sefer kendi çabalarıyla, içlerinde var olan Tanrısal özellikleri günbegün geliştirerek, ışığın tekrar açığa çıkması için çalışmaya başlar. 49 gece boyunca her gece, tek tek yapılan Omer Sayımı- Sefira dönemi, Işığın çekildiği, karanlık günler olduğu için,  genel olarak bu karanlığı içeri alabilecek yeni kapılar açılmaz, yeni başlangıçlar, açılışlar yapılmaz.  Bugünlerde evlilik olmaz, yeni bir iş kurulmaz, farklı geleneklere göre Omer döneminin farklı bölümlerine kadar saç kesilmeyip tıraş olunmaz ve müzik dinlemeyip yeni kıyafetler bile giyilmez.

Omer döneminde gerçekleşen üzücü olaylar

Tarihte tam Omer dönemine gelen ve Yahudi tarihini derinden etkileyen üzücü olaylardan bazıları:

i) Tarihteki en büyük Tora bilginlerinden Rabbi Akiva’nın 12.000 çift (24.000) öğrencisi, birbirlerine gereken saygıyı göstermemelerinden dolayı, bir salgın hastalık sonucu hayatlarını kaybeder. Bu şekilde, bugünlere kadar gelebilecek engin bir Tora bilgisi yok olur.

ii) Romalılar ve daha sonra Haçlılar Dönemi’nde yapılan Yahudi katliamları, bu dönemde gerçekleşir.

iii) İmparator Hadrian zamanında, Romalıları topraklarından çıkarmak için  Bar Kohba yönetiminde yapılan isyanlar, başarısızlıkla sonuçlanır, binlerce Yahudi hayatını kaybeder.

iv) Bar Kohba’nın beklenen Maşiah(gelecekte Yahudi Ulusu’nu kurtaracağına inanılan kurtarıcı) olmadığı görülür. Bu şekilde dünya üzerindeki acı, ıstırap, keder ve çilenin sonunun geldiği, barış, dürüstlük, adalet ve Tanrı İnancı’nın tüm dünyayı saracağı çağın gelmiş olduğu ümidi de suya düşer.

Önemli Not: Yazıda kısa bir özet olarak verilen bilgiler, okuyucuya bu konular hakkında fikir vermek amacıyla Lag Ba’Omer-Its observance,laws and significance,Sefiros,El Gid Para El Pratikante(Gözlem), kitaplarından ve  www.chabad.org; www.jewfaq.org; www.torahtots.com; www.ou.org;www.koshertorah.com; wwww.meaningfullife.com www.aish.com sitelerinden derlenerek hazırlanmıştır.Cemaatlerin farklı gelenekleri ve uygulamaları olabildiği için özel günler ve uygulamalar hakkında en doğru ve detaylı bilgiler için, cemaatin kendi rabilerine başvurması gerekir.

 

*Katkıları için Rav İzak Peres’e teşekkür ederiz.

İLGİLİ HABERLER

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın! Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın