Trendin iyisi kötüsü olmaz

Çoğunluğun en sevdiği mevsim olan ‘yaz’ın tam ortasına gelmiş bulunmaktayız. Son yılların en popüler felsefi akımı olan ‘anı yaşa’cılar, eğer bu yazıyı okuyorlarsa, yazdan bir nefes alıp içlerine çeksinler. Zira bu anları önümüzdeki aylarda çok özleyecekler deyip trendleri anlatmaya başlıyorum.

Geçen ay bahsettim ama tabii ki temmuz ayının da kendi has tatil rotası trendleri var. Bu ay İtalya, İspanya, Yunanistan, Hırvatistan tatilleri rafa kaldırılıyor. Eğer son 2-3 senenin trendi, bir aylığına Çeşme veya Bodrum’da yazlık tutanlardan değilseniz, hele ki bir de çalışıyorsanız, mecbur hafta sonu kaçamakları yapacaksınız. Sizin için bu kaçamaklarının uğrak rotası, her temmuz olduğu gibi Türkiye’nin güneyi. Kaş, Çeşme ve Bozcaada’nın kendine has bir kitlesi vardır, doğrudur ancak bu yazın trend tacını kesinlikle Bodrum’a vermek zorundayım! Bodrum’un yabancısı sayılırım ama duyduklarıma göre (1) Gümüşlük, Bodrum’un yeni yıldızı olmuş. Limon, Mimoza, Mandarin Cafe ve Naif sık uğranılanlar listesindeymiş. Biz n’aapalım diyen ‘Çeşme’cilerdenseniz, şalom.com.tr’den geçen ayki yazımı gözden geçirin. Sportif arkadaşlar ise, Akyaka’ya uğrayıp kite yapmayı düşünebilirler.

Bodrum veya değil, hafta sonu kaçamağı için rotanız belliyse, uçağın önünde veya içinde bir resim çekip; “Off to...” veya “Acaba nereye?” gibi bir başlıkla, story’ye koyarak merak uyandırmayı unutmayın. Aksi halde sosyal medyanın gözünde gitmiş sayılmayabilirsiniz; bence hiç riske atmayın.

Plaj çantası, şapka, mayo-bikini, gözlük trendlerini haziran yazımda bulacaksınız. Ancak haziran yazımda bulamayacağınız ve tatile gitmeden valizinize koymayı asla atlamamanız gereken şey (2) kroşe bir plaj elbisesi. Pantolon da olur. Yok alamadıysanız, happy hour’lara katılmayı, gün batımı önünde fotoğraf çektirmeyi unutun.

Ayın deseni (3) kırmızı çiçekler. Kırmızı çiçekli işlemeleri olan tüm elbise, jean ve çantaları gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz. Ayın objesi (4) dondurma. Instagram paylaşımlarınızı yaparken köşesine bir dondurma ikonu iliştirebilir, dondurma desenli t-shirtler, havlular alabilir, etrafta bu şekilde salınabilirsiniz. Ayın rengi ise (5) toz pembe. Telefon kabından çantaya, cüzdana gündelik yaşamınızda da yer verebileceğiniz bu rengi, özellikle gece elbiselerinde tercih etmelisiniz. Gece elbisesi demişken, bu yazın düğünlerine (6) derin yırtmaçlı elbiseler ile katılarak modaya uyum sağlayabilirsiniz. Şimdiden uyarayım, frikik vermemek için usturuplu hareket etmeniz gerekiyor. 

Gelelim günlük yaşama ve şehir trendlerine. Yeni girdiğim beyaz yakalı dünyasında ‘loefer’ olmazsa olmaz. Benim ayağıma hiçbiri olmasa da, neredeyse her ayakkabıcıda bir benzerini bulabileceğiniz ‘Tods’un klasikleşmiş modelleri çeşit çeşit renkleri ile gerçekten şahaneler. Henüz almadıysanız, indirimden bir tane edinin derim. Topuklu ayakkabılara gelecek olursak, (7) Christian Louboutin’in farklı ten renklerine göre çıkarttığı nude koleksiyonu da kendinden çok bahsettiriyor. Öbür yandan, plajlara sığamayan (8) hasır çantalar şehre de damgasını vurmuş durumda. Mehry Mu’nun hasır modelleri ve Bago’nun yuvarlak yandan asmalı çantaları favorim! İncelenecekler listemde bu ay H&M grubunun yeni markası (9) Arket var. Aksesuarlarda ise hep birlikte incinin geri dönüşünü izliyoruz. Benim gözüme hala biraz demode geliyor ama trendlere karşı gelmek ne haddime.

Bu ay ne okuyalım derseniz, henüz elime bile almadığım ama her yerde karşıma çıkıp duran ‘Yahudi Casus Josef Nasi’ye bir göz gezdirebilirsiniz. Özlem Gürses Tatar’ın 10 ünlü isimle başarısızlıkları üzerine yaptığı röportajlardan oluşan (10) ‘Bazen Olmaz’ da okumanızı tavsiye edebileceğim kitap. Üstelik hem metroda, hem yatmadan hem de şezlongda okumaya uygun.

Dizi konusunda Fi’nin ilk sezonun bitmesi ile hep beraber bir boşluğa düştük haklısınız. Ancak endişelenmeyin Game of Thrones’un yeni sezonu çok yakında bu boşluğu doldurmak için geliyor.

Tavsiyem, hazır piyasada dizi de yokken kendinizi sokağa atmanız yönünde. Mutlaka gidilmesi gereken yaz mekânı, Nişantaşı’ndaki Efendi’nin Arnavutköy şubesi olan (11) Halet-i Ruhiye. Küçücük bir mekân, cumartesi akşamları tıklım tıkış olsa da, 90’lar Türkçe müzikleriyle misafirlerine eğlenceli bir gece vaat ediyor. Gece hayatına ‘sonsuz’ üşenen biri olarak çok eğlendim diyebilirim.

Instagram’da takip edilecekler listesinde @varböyletipler’in yerini yavaş yavaş (12) @mirayakovaligil almaya başladı. Henüz keşfetmeyenlerdenseniz mutlaka bir göz atın derim. Çok güleceksiniz.

“Hafta sonu kaçamağımız yok, ‘off to...’ başlığıyla paylaşım yapamıyoruz çünkü uçağa binmiyoruz, biz ne paylaşalım Instagram’da???” diyenlerdenseniz, göz ve ağız kısmında delikler olan bir aloe vera maskesi edinmeyi ve bu şekilde çekilmiş selfie’yi paylaşmayı düşünebilirsiniz. Bence felaket gözüküyor ama ne derler bilirsiniz; trendin iyisi kötüsü olmaz!

Benden şimdilik bu kadar. Bir daha ki ay yepyeni trendlerle görüşmek üzere.

 

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın! Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın