kanada REklam

Paris Sera Toujours Paris

Hong Kong, Arjantin derken bir bayram tatilini daha geride bıraktık. Dünyada eksi faizli devlet tahvilleri stoku 16 trilyon Dolara ulaşırken, Trump Greenland’i satın almak istedi haberi gündeme düşerken, ABD borsa endeksleri İstanbul’un Liverpool’a boş olmaması gibi gündeme boş kalmadı ve düştü. Bu gelişmeler FED faiz düşürme kararına yönelik beklentilerini arttırırken, anlaşmasız Brexit’e fazla bir zaman kalmazken, dünya ekonomilerinin büyümesi yavaşlarken, ticaret savaşları kaygısı ile altın aldı başını gitti. Dünyada gündem öyle hızlı değişiyor ki, Twitter yanında ağır çekim kalıyor.

Paris Sera Toujours Paris

Böyle bir dünya gündemi ile yazın son güzel günlerini karamsarlığa sokmaya gerek yok. Biraz tarih, turizm, kültür, sanat ve Paris anlatarak Zaz’ın albüm şarkısı ile yaza ufak ufak veda edelim. Bayram öncesi hafta destinasyonumuz Paris’ti. Kırk derece üstü sıcaklar gitmiş ancak kalabalıklar gitmemiş. Ortalama bir kuyrukta kırk dakika üstünde beklemek söz konusu. Louvre zaten büyük ama içeri girmek için verilen mücadele içeride gezmek için verilen efordan daha fazla. Biletleri web’den önden almak en güzeli, yoksa alt katta metro çıkışına kadar kuyruk var. Gerçi bileti önden alanlar da yukarıda 20 dakika bekliyor. Paris ve Disneyland’da aklımda kalan en önemli özellik, Fransızlar turiste doymuş. Louvre’da güvenlikten geçerken biletsiz yanlışlıkla kuyruğa giren Uzakdoğulu turistleri kapıdaki Afro-Fransız görevlilerin bir dövmediği kaldı. Son gün yorgunluk kahvemizi içip gidelim diye girdiğimiz café görevlisine “Birader acelemiz var, uçağa yetişeceğiz, hızlı yaparsan seviniriz” dediğimde aldığım cevap “Kusura bakmayın, çok kalabalık” şeklinde -dert sizin derdiniz- meali bir cevap alınca, anladım ki, Banque de France matbaasından daha hızlı Euro basan Fransa turizmi biraz şımarmış. Belki de biz biraz fazla misafirperveriz, ne bileyim yoksa ikisi de Méditerannée ülkesi. Fransa’da yine İtalya ve benzeri ülkelerde gördüğüm ‘ayakbastı’ parası kesinlikle Türkiye’ye gelen turistlere uygulanmalı. Keza Avrupa yollarında kurallara harfiyen uyan ancak bayramda Adana’ya kadar yollarda gördüğüm kuralları unutmuş mavi kartlı yabancı plakalı araçlardaki turistlere de otomatik katılım sistemini zorunlu tutmak gibi ayakbastı parası uygulanarak, uygulamaları by-pass geçenler ile yerli turist arasındaki hakkaniyet sağlanmalı. Ayakbastı parası daha çok çevre ve temizlik vergisine yabancı turistlerin ortak olması şeklinde düşünülebilir, neden olmasın?

Sarı Yelekli Paris

Louvre’da kalmıştık, oradan devam. İçeride Gavroche’un olduğu Victor Hugo’yu ve Fransız Devrimi’ni hatırlatan yağlı boya tablo belki de frankofon olduğum için Mona Lisa’dan daha fazla beni heyecanlandırdı. Belki de kalabalık nedeni ile kim bilir? Mona Lisa’da kuyruklarda bekleyen turistler odaya girip daha iki selfie çekmeden güvenlik görevlilerince dışarıya davet ediliyor. Yani kimileri sadece Mona’yı kimileri sadece Lisa’yı görebiliyor gibi bir durum var. Kalabalık ve yorucu parcourt sonrası dışarıda dinleneyim derseniz, Louvre’un arka bahçesi, yanındaki dönme dolap ve yan sokaklardaki caféler ideal. Hop on - hop off otobüsler biz Avro fanileri aileler için pahalı. Onun yerine şehri gezmek için Seine üzerindeki Batobus tekneleri tavsiye ederim. Dörtte biri fiyata dokuz duraktaki tarihi eserleri görmek ve inip gezip tekrar tekneye binmek mümkün. Notre Dame, Eiffel gibi duraklarda çok kuyruk beklendiğinden iki günlük bilet almak daha avantajlı. Keza aynı durum metro için de geçerli. Eiffel’de yine bileti önden almak lazım. Yoksa 2 saate yakın kuyruk beklemek olası. En tepeye kadar çıkıp Paris’i yukarıdan görmek lazım. Aşağıda alt katta mola verip sonra yürüyerek aşağı inmek ayrı bir deneyim. Akşam merdivenlerde oturup Eiffel’i dans eden Afro ve göçmen Fransız kardeşlerimizle, patenci göstericiler eşliğinde ışıklı seyretmek için yine on binler meydana akın ediyor. Eiffel bölgesinde turistik eşya satanlar genelde Senegalliler. Mouhammed kardeşim bize nasıl Eiffel fotosu çekilir öğretti, fotolarımızı da çekti. Haliyle Eiffel’i ondan satın aldık, hemen arkasından gelen Türk olduğumuzu anlayıp “Neden benden almadınız” dedi Türkçe. İki sene İstanbul’da kalmış. Arc de Triomphe önünde, Champs Elysées’de dans eden Senegalli dansçı grupla Dr. Alban misali dansımla kapışarak Paris caddelerinin hızına ayak uydurdum. Sarı yelekliler Cumartesi gösterilerine devam ediyorlarmış ancak eskiye göre sayıları azalmış. Fransa’da Tunuslu, Malili, Kongolu, Senegalli UBER şoförlerinden anladığım şu oldu. Fransızların meşhur sözü “Bizim petrolümüz yok ama fikirlerimiz var” cümlesinde fikirlerin yerine (eski) sömürgeleri koymak mümkün. Dış semtlerde Afrika ülkelerinden gelen göçmen ve az sayıda Suriyeli mülteci çadırlarını gösterdi Tunuslu ‘chauffeur’ kardeşim. “Ben de geldiğimde belgem yoktu, üç sene kaçak çalıştım ama şimdi üç çocuğum ve bir işim var. Bunlar ise çalışmak istemiyor, sorduğumda belgeyi bahane ediyorlar, burada ne yapmak istiyorlar ben anlamadım” diyerek dünyanın en önemli sorunlarından birinin çözümsüzlüğüne belki de atıf yapıyordu. Söylediğine göre merkezi hükümet şehir merkezine inmedikçe pek de ilgilenmiyormuş çadırlarla. Bu arada UBER rahatlıkla tavsiye edilir. UBER’siz bir dünya şehri ve turistik şehir hayal dahi edilemez. Mesela Stéphanie kadın şoför dört yıldır bu işi yapıyormuş. Havaalanından merkeze UBER daha ucuza geliyor bu arada.

Versailles ve bahçeleri için sabah dokuzda sıraya girmek lazım. Napoléon tabloları için ek vakit ayırmak lazım. Çıkış yolunda kardinal Richelieu heykelinde fotoyu pas geçmemek lazım. Place de la Bastille (meydanından) Notre Dame arasını 15 dakikada yürümek mümkün. Notre Dame kapalı. Dış cephe sağlam, çalışmalar devam ediyor. Concorde Meydanından Panthéon’a gitmek çok kolay. Panthéon’da Voltaire, Rousseau, Emile Zola, Marie Curie, Alexandre Dumas, Victor Hugo mezarları var ve üst katta Foucault sarkacı ile çok etkileyici. Üniversite ve kolejler bölgesi. Université de Paris ve Sorbonne yan sokakta. Ve tabii Rue Montmartre. Pierre ve Mireille’in tanışmasında geçen efsane mekân. Sanatçılar, caféler ile Paris’te olduğunu insana hissettiren yer. Yukarıda Sacre Coeur ile Paris manzarası aşağıya doğru yürüme mesafesinde Moulin Rouge. Paris bir açık hava müzesi ve caféler şehri.

Disneyland Hazırlık İstiyor

Orlando’daki parklar kadar büyük olmasa da Disneyland Paris büyük. İyi bir planlama istiyor. İnanılmaz kalabalık. Paris’ten günü birlik gelenlerle beraber kuyruklarda en az 45 dakika bekleniyor. Roller coaster’lar için dikkat. Star Wars, Aerosmith ve Indiana Jones 360 derece döndürüyor. Bir gün parklar için kuyruklar nedeni ile kısa. İyi bir planlama ile iki gün yeterli. Çocuklarla iseniz üç gün lazım çünkü çok yorucu, molalar ve kuyruklar neden ile hepsine binmek zor. Çok fazla Arap Yarımadasından gelen turist var. Dubai’nin neden Disneyland yapmak istediği hemen anlaşılıyor. Charles de Gaulle Havaalanına çok yakın. Bu nedenle dönüş tarihine göre parkları planlamak lazım. Klasik gece havai fişek gösterisinde ucuza kaçmışlar. Daha çok ışıklandırma ile bir oyalama gibi geldi Florida’daki gösteriyi gören bendeniz için. Park için üç günlük bilet bir günlük bilet fiyatı dikkate alındığında iki günlük fiyatına denk geliyor. Fast-Pass bilet için ekstra para vermeye gerek yok. Normal biletle her iki saatte bir Fast-Pass olan aktiviteler için randevulu geçiş almak mümkün. Bunun için de iyi bir planlama gerekiyor. Tüm Paris seyahati için parkları da düşününce kesinlikle iyi bir spor ve yürüyüş ayakkabısı şart. Düz veya topuklu ayakkabı tercihi yapılabilecek en ölümcül hatalardan biri.

Fransa Ekonomisi

Pari’de gözlemim şu. Türk inşaat sektörü için çok fırsat var. Altyapılar çok eski. Çoğu turistik yer toz toprak içinde. Pari belediyesi ya yetişemiyor ya da işi bilmiyor gibi bir durum var. Belki de para yok. Gerçi o kadar ayakbastı parası ile neler yapılmaz ki. Elektrikli scooter’lar burada da çok yaygın.

Fransa 10 yıllık tahvil faizi -%0,41. GSYİH büyüme oranı yıllık %1,3. İşsizlik oranı %8,5. Genç işsiz oranı %20,1. Enflasyon oranı %1,1. Dış ticaret açığı 5,1 milyar Euro. Cari açığı 755 milyon Euro. Kamu borcunun GSYİH’ya oranı %98,4. Bütçe açığının oranı ise -%2,5. Turizm gelirleri altı aylık 25 milyar Euro. Gelen turist sayısı 87 milyon. Nüfus 67 milyon.

İLGİLİ HABERLER

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın