29 Mart 2020 Pazar 21:07

Günde 10.000 adım sağlık problemlerinin çözümü olabilir mi?

2018 yılında Vivametrica adında, sağlık teknolojileri alanında faaliyet gösteren bir şirket, dünyanın en büyük reasürans şirketlerinden biri olan Munich RE ile birlikte bir rapor yayınladı. Rapora göre; 1998-2004 yılları arasında incelenen dört bini aşkın ölümün meydana geldiği, toplam 14.192 kişinin tüm bilgileri anonim hale getirildikten sonra soruların cevaplarına göre gruplamalar yapıldı.

Aydın BOLKAR Teknoloji 5252 görüntüleme
30 Ekim 2019 Çarşamba

2018 yılında Vivametrica adında, sağlık teknolojileri alanında faaliyet gösteren bir şirket, dünyanın en büyük reasürans şirketlerinden biri olan Munich RE ile birlikte bir rapor yayınladı. Rapora göre, 1998-2004 yılları arasında incelenen dört bini aşkın ölümün meydana geldiği, toplam 14.192 kişinin aşağıda yer alan tüm bilgileri anonim hale getirildikten sonra şu soruların cevaplarına göre gruplamalar yapıldı.

Demografik bilgiler: Yaş, cinsiyet, gelir seviyesi,

Vücut kitle endeksi, tansiyon, kan basıncı değerleri, bel kalınlığı, kolesterol değerleri,

Sonuçların kalp hastalıkları, kanser riski ve diyabet riski açısından uzman değerlendirmesi,

Kişilerin sigara, alkol ve uyuşturucu madde kullanımı ile ilgili beyanları ve aile geçmişinde kardiyovasküler hastalıklar ile diyabet hastalığının tarihçesinin bulunup bulunmadığı,

Günlük adım sayısı ve yapılan fiziksel aktivitenin birtakım sensörler aracılığı ile toparlanması,

Verilerin aylık olarak takip edilmesi, değişimlerin (ölüm gibi) takibi.

Giyilebilir teknoloji, genellikle vücuda takılan ve data toplayan, çevresini analiz ederek raporlamalar yapmayı sağlayan teknolojilerin tamamına verilen ad. En bilindik örnekleri Fitbit ve Apple Watch cihazları.

Amerikan nüfusunun yaklaşık yüzde 77’si bir akıllı telefona sahip, yarısı kadarının da bir giyilebilir teknoloji cihazı bulunuyor. Hareketsiz bir hayat yaş, cinsiyet, ırk ve vücut kitle indeksinden bağımsız bir şekilde daha yüksek ölüm oranları ile ilişkilendiriliyor. Destekleyen teknolojiler arttıkça, hayat sigortası sektörünün risk primi tayin etme yöntemleri sonsuz kadar değişebilir.

 

Hayat sigortası

Hayat sigortası, Türkiye’de çok gelişmiş bir alan değil. Gelişmiş pazarlarda, uzun yıllardır var olan bir piyasa olması nedeniyle seneler içinde yaratılmış risk haritaları mevcut. Sigorta yaptırmak istediğiniz zaman teklif verecek olan firma adresinize bir yetkili göndererek kan ve idrar örnekleri alıyor, boy ve kilonuzu, tansiyonunuzu ölçüyor ve yaşam tarzınız ile ilgili belirli sorular soruyor. Aynı zamanda genetik mirasınız içinde ölüm riski barındıran hastalıklar olup olmadığını anlamak için uzunca bir form dolduruyor. Gelen testlerin sonucu ve sorulan sorular ile doldurulan formların neticesinde bir risk puanı ortaya çıkıyor ve ülkedeki benzer risk puanına sahip olan herkes ile aynı teklifi alıyorsunuz. Risk puanları ile ilgili kullanılan tablo en son 2008 yılında güncellenmiş.

Hayat sigortası yaptırdığınız tarihten itibaren yaşam tarzınızda yapmanız muhtemel değişikliklerin neredeyse hiçbiri ilerleyen dönemde ödemeniz gereken priminizi veya hayatınızı kaybettiğinizde alacağınız tazminatı etkilemiyor.

Henüz test aşamasında olan bazı sağlık girişimleri, bahse konu olan raporları ve bulguları dikkate alarak rekabette öne geçebilmek için bazı yaratıcı teklifler sunmaya başladılar. Örneğin; buluta veri aktarma özelliğine sahip olan bir tartı ve tansiyon ölçme aleti kullanmayı kabul ettiğiniz durumda, düzenli aralıklarla ölçümlerinizin sigorta şirketi tarafından takip edilmesine izin verir ve değerlerinizi sağlıklı düzeylerde tutmayı başarırsanız sigorta firması ödediğiniz primlerin bir kısmını iade etmeyi taahhüt ediyor.

Yazımın başında bahsetmiş olduğum raporun ilerleyen kısımlarında daha çarpıcı detaylar yer alıyor. Buna göre; hareketsiz yaşam tarzı erken yaşlarda ölüm riskini beş kata kadar arttırıyor, bu risk ilerleyen yaşlarda bir miktar azalıyor, ancak hareketli bir yaşam sürdüren kişilerin ölüm oranı her zaman daha düşük oluyor.

Rapor içerisinde yer alan birçok tablonun önemli olanlarını yazıma destek olması için eklemek istedim.

Buna göre; ilk tablo Vücut Kitle Endeksi’nin (BMI-VKİ) ölüm riskine etkisi gösteriliyor. 4a tablosunda yalnızca kişilerin VKİ değerlerine göre hareketli olup olmadıkları (soldan sağa hareket miktarı artıyor) 4b tablosunda ise görece ölüm miktarı işaretlenmiş. Buna göre; obez olan kesim dışındaki grupta hareketli yaşam beklenen yaşam miktarı ile direkt ilintili gözüküyor. Obez grupta da belli miktarda hareketli olmak ölüm oranına pozitif etki yapıyor.

Yukarıda bulunan ikinci tabloda deneklerin sigara içmeleri ile hareketli olmaları arasında bir ilişki aranmış. Hali hazırda değerlendirme hiç sigara içmemiş, halen içen ve geçmişte içmiş olmak üzere üç kategoride yapılıyor. Sağdaki tablo bu üç grubun da hareket miktarlarının ölüm oranlarına direkt etki ettiğini net bir şekilde gösteriyor.

Raporun final kısmında göz önüne alınan tüm etmenlerin görece olarak önemini belirten bir tablo yer alıyor. (Tablo 6) Buna göre, beklendiği şekilde ilk belirleyen olan yaştan sonra günde atılan adım sayısı en önemli veri olarak ortaya çıkmış.

Yazımın başlarında belirttiğim gibi, ilerleyen dönemde daha fazla bağlı cihazın aktardığı verileri işleyerek daha değişik sonuçlara ulaşabiliriz. Ancak teknolojinin geldiği son noktada günde 7.500-10.000 adım atmayı hayat tarzı haline getirmek oldukça mantıklı bir hareket olarak görünüyor.

 

 

 

 

 

 

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın

İLGİLİ HABERLER

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Tünelin Ucu-İzel ROZENTAL

Tünelin Ucu-İzel ROZENTAL

Mozotros Ailesi-İrvin MANDEL

Mozotros Ailesi-İrvin MANDEL

Vizyondakiler

Vizyondakiler