Gaziantep Sinagogundaki törenin baş mimarı: Murat Nihmet-Nehmad

26 Aralık Perşembe günü Gaziantep’te doğmuş veya hayatının bir bölümünü bu şehirde yaşamış olanlar için istisnai bir gündü

. İstisnai bir gündü çünkü yıllarca dua ettikleri Gaziantep Magen David Sinagogu o gün özel bir dua için açılacak ve ardından bahçesinde Hanukiya’nın 5 mumu yakılacaktı. Bu heyecanı yaratan üç unsur vardı: Birincisi bu törenin yasal iznini veren resmi merciler: Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Gaziantep Valisi Davut Gül, Gaziantep Belediye Başkanı Fatma Şahin, Vakıflar Genel Müdürü Dr. Adnan Ertem, Vakıflar Gaziantep Bölge Müdürü Cabir Sarı, Dışişleri Bakanlığı Gaziantep Temsilcisi Büyükelçi Adnan Keçeci. İkincisi törenin yasal izni için canla başla ciddi bir şekilde çalışan eş başkanlar İshak İbrahimzadeh ve Erol Kohen ile Vakıflar Meclisi Üyesi Moris Levi, TYT Yönetimi Dini İşler Koordinatörü Hayim Hason ve Neve Şalom Vakfı Müdürü Mimar Yusuf Kohen.

Üçüncü unsur, Gazianteplileri organize edecek, bir tur havasında onları yurt dışından Gaziantep’e getirecek, yatıracak, yedirecek – tabii ki bir de kaşer olacak, İstanbul’daki Anteplileri heyecanlandırıp gelmelerini sağlayacak, restorasyonun tamamlandığı 2012 yılından itibaren sinagog olarak kullanılmamış yapının eski havasına sokmak için belirli bazı süs yazıları, Ehal’in kapısı, parohetler, mapalar, Sefer Toraları temin edecek, hazırlayacak ve yaptıracak bir kahramana ihtiyaç vardı. Çok aranmadı çünkü Murat Nihmat her zaman olduğu gibi ilk andan itibaren oradaydı ve gönüllüydü tüm bu işleri üstlenmek için. Kendisiyle daha önce Şişli Talmud Tora Sinagogunun restorasyonları sırasında fikir teatisinde bulunma ve çalışma olanağı bulmuştum. Kendisini Gaziantep’te gerçekleştirilen törenin ‘baş mimarı’ ve ‘kahramanı’ ilan edebiliriz.

Törenin program akışında olmasına rağmen bir konudan alınıp konuşmasını yapmayan Murat Nihmet’ın paylaşmadığı konuşmasını burada paylaşmak istiyorum:

“Doğduğum, okuduğum, iş yaparak para kazandığım Gaziantep, hayatımın önemli bir bölümünü kapsar. Şehre özel bir sevgim ve vefa borcum var. Asırlar boyunca sevgi ve saygı içinde birlikte yaşadığımız hayatın hatıralarını anımsayanlarımız ve bu yaşamı özleyenlerimiz vardır. Sinagogumuz 1870 yıllarında inşa edilmiş olmasına rağmen, eski şehir Dülük’te bulunan belgelere göre Yahudilerin yaşamı çok eskilere dayanmaktadır. Fakat ne yazık ki 20. yüzyılın ikinci yarısında bu güzel şehrimizdeki dindaşlarımız İstanbul, Amerika, Avrupa ve İsrail’e göç etmişlerdir. Buradan göç edenler Antepli olmaktan daima gurur duymuşlardır. 40 yıl önce bu güzel birliktelik zirvedeyken, bunu çekemeyen bazı gruplar cemaat fertlerinin can ve mal güvenliğini, saldırılarla tehdit ettiler ve bu tehditler sonucu asırlardır süren beraberlik gerçekleşen göçler sonucunda sonlandı.

Musevi Cemaati’nin tek manevi mekânı sinagogun Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilmesi biz Gaziantep kökenli Yahudileri ve kanımca tüm Antep’i gururlandırmıştır. Bugün de Tanrı’nın bir lütfu; Cumhurbaşkanımızın izin ve yardımlarıyla ve Türk Yahudi Toplumu başkan ve idarecilerinin çabalarıyla sinagogumuz yeniden açıldı. En büyük hayalimiz olan bu güzel tabloyu bizlere yaşatan tüm kurum ve kişilere teşekkürlerimi sunarım. Buranın bir sinagog olarak kalmasını ve dönem dönem ibadet edilmesi için gereken iznin verilmesini de yetkililerden rica ediyorum.

Asırlar boyunca Gaziantep, Kilis, Urfa ve Halep bölgesindeki birlikte yaşamın göstergeleri olan sinagoglarımızın müze /ibadethane olarak açık kalmalarının ülkemiz ve dünyanın barışına hizmet edeceğini; ayrıca bu yörenin turizm ve ticaretine katkı sağlayacağına inanıyorum. Yakında burada tekrar buluşmak dileğiyle kutladığımız Hanuka Bayramı’nın sembolü Hanukiya’nın ışıklarının tüm insanlığa barış ve mutluluk getirmesini dilerim.”

Yıllardır gerek Antep’te gerek şu an yaşamını sürdürdüğü İstanbul’da daima sinagoglara ve geçlerimize dini bilgileri aktaran Talmud Tora kurumlarına yakın olan, aşırılıktan uzak, dinin gereklerinin yerine getirilmesiyle ve tüm dini ihtiyaçların karşılanması için önemli çaba gösteren Murat Nihmet kendi yaşamı ile ilgili bazı kesitleri de benimle paylaştı.

“Yaşamım boyunca dinimiz için birincil önemde olan sinagog ve Talmud Tora’nın gerekliliğine inandım ve Gaziantep’ten başlayarak bugüne dek sönmeyen bir ateşle maddi, manevi ve düşünce olarak tüm olanaklarımla desteklemeye gayret gösterdim. Bunu ilerlemiş yaşımda örnek olması için paylaşıyorum. Çocukluğumda, Antep’te, Haham Nesim’in karanlık bodrum evinde ilk din bilgilerini Talmud Tora eğitimi sırasında aldım. 1949’da İsrail’e gerçekleşen büyük göç ile kötü şartlardaki Talmud Tora kapandı. 6-7 yaşlarında yaşamış olduğum o kötü şartları bu günün çocuklarının yaşamaması için Talmud Tora’ya katkım bulunması gerektiğini aklımdan hiç çıkarmadım. 1962 yılında Rabi Palti ve Jojo Ovadya (ilk Sidur çevirisini yapan Talmud Tora mensubu rahmetli bir dindaşımız) Gaziantep’e askerlik görevleri için geldikleri dönemde Talmud Tora’nın yeni bir sistemde eğitime geçmesi için yardımcı oldular. Bu da toplumun 20 yıl kadar dinlerine bağlı yetişmelerini sağladı. Bu dönemde ben de çocuklara hem İbranice dersleri verdim hem de Amore’lik görevi üstlendim. Dünya görüşlerinin değişimine ayak uyduran Antep Yahudi gençleri de pazar günleri, evlerde kızlı erkekli partiler yapılmasında ısrarcı oldu ve başardılar. Bu, gençler arasında ilişkilerin güçlenmesine ve çok sayıda gencin aralarında evlenmeleri için vesile oldu. 50 yıl sonra bu plaklı ve teypli partiler anılarımızda halen canlı bir şekilde yaşatılmakta. İzmir’de gerçekleştirdiğim askerlik görevim sırasında sinagogda tanıştığım ve halen minnet ve saygı ile andığım Albert ve Roza Aruh çiftinin yaşamımda önemli bir yeri vardır.”

İşi nedeniyle 1966’da İstanbul’a yerleşen Murat, Sara Kohen ile evlendi; Naim ve Semih adlarını verdikleri iki oğulları oldu. Semih evli olup Nihmet Ailesine iki torun kazandırdı.

Şişli Talmud Tora Sinagogunun devamlı yahidlerinden olan Murat Nihmet ısrarla bu sinagogun yenilenmesini istedi ve 2003 yılında yaptığı çalışma ile sinagog yeniden açılacak duruma geldi. Kısa zamanda gerçekleştirdiği çalışma sonrasında gerçekleşen açılış ne yazık ki sabah duası tamamlanmadan 15 Kasım 2003’te bombaların patlatılmasıyla yarıda kaldı. Nihmet o günle ilgili üzüntüsünü şöyle ifade ediyor:

“Açılış günü talihsiz bir terör olayıyla tören yarıda kalarak perde kapandı. Olayla ilgili tüm maddi ve manevi katkılar iz bırakmadan kayboldu. Bu mitsva sonrasında toplum bir burukluk yaşadı.”

Terör saldırısı sonrasında bina yıkılarak yeniden inşa edildi. Murat Nihmet bu sinagogun tefrişi için maddi-manevi tüm olanaklarını kullandı ve eskisinden çok daha kullanışlı ve güzel bir mabet oluşturdu. Ancak Nihmnet, “Talmud Tora Sinagogunu tefriş etmiş olmam benim için önemli bir mitsva idi, ancak bundan gerek Türk Yahudi Toplumu Yönetiminde, gerek toplumumuz basınında hiç bahsedilmemiş olması beni üzdü” şeklinde haklı görüşünü aktardı. Ancak bu ilgisizliğe alınmayan Nihmet halen aynı sinagogun sürekli yahidleri arasında yer almakta.

Murat Nihmet’e 2011 yılında restorasyonuna başlanan ve bir yıl sonra tamamlanan Gaziantep Magen David Sinagogunda bir tören düzenlenmesinin neden bu denli geciktiğini sorduğumda yanıtı şöyle oldu: “Gaziantep Projesi ortaya çıktığında sinagogun orijinal halini hatırlayanlardan biri olarak devamlı gidip geldim, bildiklerimi paylaştım. Sinagogun açılışı söz konusu olduğunda işi üstlenen olmadığı için sorumluluğu üstlendim. Eksik objeleri İstanbul ve İsrail’den tamamlayarak açılışa hazırladım. Otel, uçak biletleri, kaşer yemek, hepsi ayarlandı. Ancak o günlerdeki bazı terör olayları nedeniyle tören iptal edildi ve ücreti ödenen 60 uçak biletinin yanı sıra tüm maddi-manevi çabalarımız heba oldu.”

Ben şahidiyim, yedi yıl boyunca Murat Nihmet her fırsatta başkanlara, Moris Levi’ye ve bulduğu tüm yetkililere defalarca, bir tören gerçekleştirmek için izne ihtiyacı olduğunu dile getirdi. Kısmet 26 Aralık 2019 tarihiydi. Daha önce iki talihsiz olay yaşamış olan Murat Nihmet o akşam programda olmayan veya ona bildirilmemiş olan Yaşar Bildirici’nin Antepliler üzerine yaptığı konuşmayla aniden teva’dan inerek bahçeye çıkarak kayboldu ve konuşmasını yapmadı. Unutulmayacak o gün ve törenin nazar boncuğu diyeceğim. O gün alınan Murat Nihmet’i siz okurlarımıza tanıtma imkânı doğdu ve hakkı olan bu yazıyı kaleme aldım.

Yazıyı hazırlarken yaptığımız görüşmede Gaziantep Lisesinin Baklava Gününe rastlayan hafta sonunda da -Nisan ayında- (2020) Belediye Başkanı Fatma Şahin’in de katılacağı ve tahminen 100’ün üzerinde Antep kökenli Yahudi’nin katılacağı bir hafta sonu daha gerçekleştirilecek. Teşekkürler Murat Nihmet-Nehmad. “Kol Akavot”…

 

 

 

 

 

 

 

İLGİLİ HABERLER

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın