15 Temmuz 2020 Çarşamba 02:41

Şeker hastalığı ve göz

Diyabetik retinopati diyabetin gözü etkileyen önemli bir komplikasyonudur. Tüm diyabetlilerin üçte birinde diyabetik retinopatinin bir bulgusuna rastlanmakta, onların da üçte birinde görmeyi etkileyecek seviyede ciddi retinopati bulguları görülmektedir. Diyabetin kontrolü görme kaybını önlemenin en iyi yoludur. Eğer diyabet hastasıysanız, görmenizle ilgili şikâyetiniz olmasa bile yıllık göz muayenesi için göz doktorunuza danışmanız önemli.

Sağlık 8301 görüntüleme
29 Ocak 2020 Çarşamba

Prof. Dr. Tuğrul Altan

 

Diyabet çağımızın en önemli sağlık sorunlarından biri. Adı şekerli olsa da toplum sağlığı üzerindeki etkileri acılıdır. 2010 yılında yapılan Türkiye Diyabet Yaygınlığı Çalışmasının (TURDEP 2) sonuçlarına göre Türkiye’de erişkin nüfusun yüzde 13,7’si diyabetik. Bu oran on yıl önceki TURDEP 1 çalışmasında saptanan yüzde 7,2’lik oranın neredeyse iki katı. Bu oransal artışı artan nüfusa birlikte düşünürsek ülkemizdeki diyabetli insan sayısının katlanarak arttığını görebiliriz. Dünya Sağlık Örgütünün yaptığı projeksiyonlar da toplumlardaki diyabet görülme sıklığının önümüzdeki 30 yıl boyunca giderek artacağı şeklinde. 

Diyabetik retinopati diyabetin gözü etkileyen önemli bir komplikasyonudur. Tüm diyabetlilerin üçte birinde diyabetik retinopatinin bir bulgusuna rastlanmakta, onların da üçte birinde görmeyi etkileyecek seviyede ciddi retinopati bulguları görülmektedir. Bu da yaklaşık 55 milyonluk bir erişkin nüfusuna sahip ülkemizde 800 bin kişinin diyabetik retinopati nedeniyle görmelerinin bir kısmını kaybettikleri anlamına gelir.

Diyabetik retinopatide, gözün ışığa duyarlı sinirsel tabakası olan retinayı besleyen ince kan damarlarının (kapiller) cidarlarında geçirgenlik artışı, kanalında ise tıkanma ortaya çıkar. Bu durum, Tip 1 veya Tip 2 diyabetli olan herkeste gelişebilir. Diyabetin süresi ne kadar uzun ve kan şekeri kontrolü ne kadar kötüyse bu sorunun gelişme olasılığı da o kadar yüksektir.

Genellikle başlangıçta hastanın fark edebileceği bir belirti vermez. Muayenede küçük damarlarda baloncuk oluşumu (mikroanevrizma), retinada kanamalar, sinir liflerinde şişme (yumuşak eksüda) ve lipid sızıntıları (sert eksüda) görülebilir. Bu patolojiler görme merkezi olan sarı noktayı (maküla) etkilediğinde görme kaybı ortaya çıkar.

Diyabetik retinopati genellikle her iki gözü de etkiler. Başlangıçta hafif olan görme sorunları, önlem alınmazsa çok ciddi kayıplarla sonuçlanabilir.

Belirtileri

Puslu görme ve görme azalması

Görmede dalgalanma

Bozulmuş renkli görme

Düz çizgi üzerinde eğiklikler görme

Doktor kontrolü ne zaman gereklidir?

Diyabetin kontrolü görme kaybını önlemenin en iyi yoludur. Eğer diyabet hastasıysanız, görmenizle ilgili şikâyetiniz olmasa bile yıllık göz muayenesi için göz doktorunuza danışmanız önemlidir.

Hamilelik, diyabetik retinopatiyi kötüleştirebilir. Bu nedenle, hamileyseniz gebelik boyunca ilave göz muayeneleri önerilir. Görmeniz aniden değişirse, bulanık, dalgalı veya lekeli hale gelirse zaman geçirmeden göz muayenesi yapılması önemlidir.

Diyabetik retinopati nedenleri

Kanda dolaşan aşırı şeker, hücrelerde hasara neden olur. Bundan ilk etkilenen de kapillerlerin çeperindeki hücrelerdir. Retina özel damar yapısıyla bu hasardan en çok etkilenen dokulardan biridir. Kapillerlerin geçirgenliği artar ve aynı zamanda pıhtı gelişme riski de arttığından tıkanabilir.

İki tip diyabetik retinopati vardır:

Proliferatif olmayan diyabetik retinopati

Erken evrede retinadaki kapillerlerde baloncuklar (mikroanevrizmalar), retinada kanamalar, lipid sızıntıları (sert eksüda) bulguları görülebilir. Daha büyük retinal damarlar genişlemeye başlar ve çap olarak düzensizleşir. Damarlar tıkandığında, erken evre ağır nonproliferatif evreye geçebilir. Retina sinir lifleri şişmeye başlayabilir (yumuşak eksüda), kanamalar artabilir. Retinanın merkezi kısmında (makula) sızıntı sonucu şişme başlarsa (maküla ödemi) görme kaybı gelişir.

İleri diyabetik retinopati

Proliferatif diyabetik retinopati olarak bilinen evre retina üzerinde anormal kan damarlarının üremesiyle kendini gösterir. Bunun nedeni retinanın normal kan damarlarının tıkanması ve beslenemeyen retinanın damar büyütücü bir faktör salgılamasıdır.  Oluşan anormal damarlar retina yüzeyine ve göz içini dolduran camsı maddeye (vitreus) doğru büyürler. Bu yeni kan damarlarının yaptığı çekintiyle göz içi boşluğuna kanama, retinada yırtık oluşumu ve retinal ayrılma oluşabilir. Bu anormal kan damarları gözün ön kısmında da oluşabilir ve bu da göz içi basıncının artmasına neden olabilir (Neovasküler glokom). Artan göz içi basıncı göz siniri hasarına ve görmenin tamamen kaybına neden olabilir.

Risk faktörleri

Şeker hastalığı olan herkeste diyabetik retinopati gelişebilir. Göz rahatsızlığı gelişme riskinin arttığı durumlar:

Şeker hastalığı süresi:  Süre uzadıkça diyabetik retinopati gelişme riski artar

Kan şekerinin kötü kontrolü

Yüksek tansiyon

Yüksek kolesterol

Gebelik

Sigara kullanımı

Tedavi

Tedavideki en önemli basamak diyabetin ve yukarıda bahsedilen risk faktörlerinin kontrolüdür. Bunların kontrolü diyabetik retinopatinin gelişmesini, geliştiyse de ilerlemesini en az yüzde 50 oranında azaltır.

Retinopati tanısı ve evrelemesi göz bebeği büyütülerek yapılan dikkatli bir göz dibi muayenesiyle konur. Muayeneyi OCT (optik koherans tomografisi) ve göz anjiografisi (FFA) gibi tetkiklerle desteklemek gerekebilir.

Tedavi, retinopatinin evresine, makülanın etkilenme ve dolayısıyla hastanın görme derecesine, katarakt varlığına ve diğer başka faktörlere göre değişebilir. Eskiden elimizdeki tek seçenek olan lazer tedavisine son on yıldır yeni seçenekler de eklenmiştir. Bunlar, göz içine enjekte edilen damar büyüme faktörünü önleyen ilaçlar ve uzun etkili kortizonlardır. Bu enjeksiyonlar hastanın durumuna göre belirli sıklıkta uygulanmaktadır.

Proliferatif evrede amaç önce oluşan anormal damarların geriletilmesidir. Bunun için seanslar halinde lazer tedavisi uygulanmalıdır. Eğer göz boşluğunda temizlenmeyen kanama, retinada yırtık, çekintiye bağlı dekolman (retinal ayrışma), görme merkezine veya göz sinirine çekinti varsa tedavi cerrahidir. Uygulanan cerrahi tedavi göz içi jelinin (vitreus) anormal damarlar ve diğer çekinti yapan unsurlarla birlikte temizlenmesidir (pars plana vitrektomi). Her hastaya uygun tek bir tedavi yoktur. Hastaya en uygun tedavi seçilmelidir.

Sonuç

Diyabet ömür boyu süren bir hastalıktır. Diyabetik retinopati gibi komplikasyonları düzenli kontrol ve tedavi gerektirir.  İyi diyabetik kontrol, endüstriyel gıdalardan uzak bir diyet,  göz ve diğer organ komplikasyonları açısından takip ve tedavi ile olumsuz etkileri en aza indirmek mümkündür.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın

İLGİLİ HABERLER

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR