15 Temmuz 2020 Çarşamba 02:18

Yiğit Kadınlar - İRENA SENDLER

15 Şubat 1910 tarihinde, Polonya’nın başkenti Varşova’da doğan İrena Sendler, 12 Mayıs 2008 yılında 98 yaşındayken yaşama veda etti. II. Dünya Savaşı süresince, kendi kişisel çabasıyla, 2500 Yahudi çocuğunu, manastırlara ve gönüllü Polonyalı iyi insanların yanına götürerek hayatta kalmalarını sağladı

Sara YANAROCAK Kavram 6867 görüntüleme
22 Nisan 2020 Çarşamba

İrena Sendler, II. Dünya Savaşı süresince, kendi kişisel çabasıyla, 2500 Yahudi çocuğunu, manastırlara ve gönüllü Polonyalı iyi insanların yanına götürerek hayatta kalmalarını sağladı.

Savaştan sonra ise bu çocukları tek tek bularak, hayatta kalabilen ailelerine veya gerekli kurumlara emanet etti. Bu arada 1941-47 arasında Mierzyslaw Sendler ile evli kalıp boşandıktan sonra, 1947-57 arasında Yahudi asıllı Stefan Zgrzemski ile olan evliliğinden üç çocuğu oldu. Zgrzemski ile boşandıktan sonra, 1961 yılında tekrar ilk kocası Sendler ile evlendi ancak 1971’de tekrar boşandılar. İrena ömrü boyunca çok iyi bir sosyal örgüt uzmanı olarak halka büyük emek verdiği halde, özel hayatında ne eş, ne de anne olarak iyi ve şefkatli bir ebeveyn olmayı başaramadı.

II. Dünya Savaşı patlak verdiğinde İrena Sendler, Varşova Belediyesi tarafından istihdam edilen 29 yaşında bir sosyal hizmet uzmanıydı. Alman işgalinden sonra, Yahudilere yardım etmek için işinden yararlandı. Ancak getto Kasım 1940’da mühürlendikten sonra bu neredeyse imkânsız hale geldi. Gettoya tahsis edilen küçük alana 400 bine yakın kişi kapatıldı. Durum kısa zamanda çok kötüleşti. Kalabalık gettodaki kötü hijyenik koşullar, yiyecek ve tıbbi malzemelerin eksikliği, salgınlara ve yüksek ölüm oranlarına neden oldu. İrena Sendler büyük bir kişisel risk altına girerek, gettoya girmek ve ölmekte olan Yahudilere yardım etmek için araçlar ayarladı. Tifüs salgını korkusundan yararlanıp, sağlık kontrolü yapmak sebebiyle, sıhhi koşulları denetlemek için gettoya girebilmek için belediyeden izin almayı başardı. Gettoya girdikten sonra, Yahudi Refah Örgütü aktivistleriyle temas kurdu ve onlara yardım etmeye başladı. Yahudileri gettodan aryan tarafına kaçırmaya ve onlar için saklanacak yerlerin kurulmasına yardım etti.

Yahudilere Yardım Konseyi  (Zagota) kurulduğunda, Sendler ana aktivistlerden biri oldu. Konsey 1942 sonbaharında, 280 bin Yahudi, Varşova’dan Treblinka’ya sürgün edildikten sonra kurulmuştu. Yıl sonuna doğru çalışmaya başladığında, Varşova Yahudilerinin çoğu öldürülmüştü. Ancak büyük sürgünlerden sağ kurtulan çok sayıda kişinin kurtarılmasında çok önemli bir rol oynadı. Örgüt, saklanmak için yer arayarak, tıbbi bakım için para ödeyerek hayatta kalmaya çalışan binlerce Yahudi ile ilgilendi.

Eylül 1943’te Varşova Gettosunun tamamen tahrip edilmesinden dört ay sonra, Sendler Zegota’nın Yahudi çocukların bakım dairesi başkanlığına atandı. Yeraltı adı Yolanda olan Sendler, oradaki Yahudi çocukları göndermek için yetimhaneler ve terk edilmiş çocuklar için enstitülerle olan temaslarından yararlandı. Çocukların çoğu Varşova’daki Rodzina Maril Yetimhanesine, yakındaki Chomotow, Lublin ve Turkowice’deki rahibelerin yönettiği dini kurumlara gönderildi. Sakladığı çocukları taşımak için ambulansta, sedyenin altında, sırt çantalarında, kanalizasyon borularından yer altı tünellerine, el arabasındaki çuvallardan, bavullara ve hatta alet torbalarına kadar her yolu kullandı.

20 Ekim 1943’te Sendler tutuklandı. Zagota’nın bakımı altındaki çocukların kodlanmış adreslerini ve Yahudilere yardım edenlerin ödediği büyük miktarda paranın kayıtları gibi suçlayıcı kanıtları saklamayı başardı. Gestapo tarafından faaliyetleri fark edilip tutuklandığı zaman aylarca işkence gördüğü Pawiak Hapishanesine atıldı. Ne var ki gördüğü tüm işkencelere rağmen ekibini ele vermedi. Ölüm cezasına çarptırıldı.

Bacakları kırık, bilincini kaybetmiş vaziyette iken, atıldığı bir odunluktan sağ kurtulmayı başardı. İrena Sandler her zaman, tifüsten kaybettiği babasının kendisine söylediği son sözleri asla unutmamıştı: “Boğulan birisini görürsen atlayıp onu kurtarmayı denemelisin, yüzme bilmiyor olsan bile.” Ölüme çok yaklaştığı halde bu onun faaliyetlerine devam etmesini engellemedi. Şubat 1944’te serbest kalmasından sonra, tehlikeye rağmen, savaşın sonuna kadar Yahudi çocukları saklamaya devam etti. Kurtardığı çocuklara sahte isimler verdi ve onları Yahudilerin yaşamadığı bölgelere yerleştirip tehlikeden uzak tuttu.

Savaş sonunda hayatta kalabilmiş ailelerin çocuklarına kavuşabilmesi için, çocukların adlarını ve koyuldukları yerleri, sigara kâğıtlarına yazıp cam kavanozlara yerleştirerek, komşusunun elma ağacının dibine gömmüştü. Sendler tehlike yüzünden saklanmaya mecburdu. Gizli yaşamının zorlukları, annesinin cenazesine katılmasını engellemişti.

Savaştan sonra, Komünist Polonya’da sosyal aktivizmini sürdürdü. Aynı zamanda hükümetteki kariyerine de devam etti. 1946’da kendisine Altın Haç Ödülü verildi.  Polonya’nın en büyük onuru olan ‘Beyaz Kartal’ nişanına layık görüldü ve ailesine verildi. Bu onun ölümünden sonra verilen, çok geç kalınmış bir ödüldü…

İrena Sendler, 2008 yılında, 98 yaşında iken Polonya’da yaşama veda etti. 19 Ekim 1965’te, Kudüs şehrinde bulunan Holokost Müzesi Yad Vaşem tarafından ‘Uluslararası Dürüst’ unvanı ile onurlandırıldı. Şerefine dikilen ağaç, uluslararası dürüst bulvarının girişinde duruyor.

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın

İLGİLİ HABERLER

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR