3 Mart 2021 Çarşamba 14:57
vakko
vakko

Narnia Günlükleri, lokum ve yılbaşı

Bahar AKPINAR Perspektif 3022 görüntüleme
18 Aralık 2019 Çarşamba

Yılbaşı hemen herkes için yeni umutlar, yeni heyecanların saklı olduğu bir zaman dilimidir. Ufak tefek hediyeler ve iyi dilek mesajlarıyla yayılan iyimser hava basit bir tarih değişikliğini güzel temennilerle kutlamanın yolunu açar. Her yeni başlangıçta olduğu gibi yeni yılda da şekerlemelerin ayrı bir yeri vardır. İyi dilekler, tatlı lezzetlere yüklenir. Bu durum sadece günlük hayatta yaşanmaz, yılın bu zamanını konu alan romanlar ve filmlerde de karşımıza çıkar. C. S. Lewis’in Narnia Günlükleri, yılbaşı ve lokumu bir araya getirmesi bakımından ilgi çekicidir.

Priscilla Mary Işın’ın Gülbeşeker adıyla yayınlanan Türk tatlıları, şekerlemeleri ve şerbetlerinin tarihini konu alan kitapta lokumun tarihinin 18. yüzyıla dayandığı anlaşılır. Önceleri bir saray lezzeti olan ve boğaza iyi geldiği için rahat-ül hülküm de denen lokum, başta İstanbul olmak üzere hızla yaygınlaşır. Kısa bir süre sonra, 1861 yılında İngiltere’ye ithal edilmeye başlanan lokum burada büyük bir ilgiyle karşılanır. Öyle ki sadece lokum çeşitleri satan şekerleme dükkanları dönemin önemli mağazaları arasındadır. Charles Dickens’in son romanı Edwin Drood’un Gizemi’nde Dickens, kahramanı Rosa’yı bu dükkânlardan birine götürür. O dönem İngiltere’de ‘lumps of delight’ diye de adlandırılan lokum, ünlü İngiliz yazar C. S. Lewis’in Narnia Günlükleri’nin ilk kitabı olan Aslan, Cadı ve Dolap’da daha etkili biçimde karşımıza çıkar. Buzlar Kraliçesi’nin yaptığı büyü nedeniyle ‘her zaman kış olan ancak Yılbaşı’nın hiç gelmediği’ Narnia’da yılbaşı coşkusu lokum ile yaşanır. Lewis’in bu tercihinin arkasında yazınsal bir kurgudan çok bir yaşam gerçeği olan II. Dünya Savaşı vardır.

Savaş zamanının kıtlık günlerinde lokum da diğer şekerlemeler gibi payına düşen kıtlıktan nasibini alır ve giderek daha zor bulunmaya başlanır. İngiltere’de lokum ve şekerlemeler 26 Temmuz 1942 tarihinde kupon ile satılan ürünler listesine eklenir. Ancak kıtlık kuponla bile aşılamaz. Bu tatlı lezzete ulaşmak için şekerleme dükkânlarında listeler oluşturulur. Kuponu olan ve listede sıra kendilerine gelenler için lokum ancak ulaşılabilir hale gelir. Savaş öncesi güzel günleri akla getiren bu lezzete ulaşmak bir damak tadından çok moral takviyesidir.

C. S. Lewis Narnia Günlükleri’nin yazımı için notlar almaya başladığı 1939 yılında takvimler neşeli bir yılbaşını değil, II. Dünya Savaşı’nı gösteriyordu. Kitap üzerine çalıştığı günlerden birinde bombardımandan kaçan bir grup çocuğu evine alan Lewis onları bir süre misafir eder. Korku dolu kız çocuklarından birisi ne yapacağını bilemez ve evdeki gardıroba saklanır. Küçük kızın bu hareketi Narnia’nın da kapısını aralar: Lewis kitabı tamamladığında bu kız Lucy, dolaba girilerek gidilen fantastik ülke ise Narnia halini alır.

Lucy’nin hemen arkasından abisi Edmund dolaba girerek Narnia’ya gider. Ancak Edmund kız kardeşine dürüst davranmayan, bencil yanları bulunan haylaz bir çocuktur. Lewis kitapta bu haylaz oğlan çocuğunu iyi bir insana değişip dönüştürürken gücünü lokumdan alır. Buzlar Kraliçesi Edmund’a en çok ne yemek istediğini sorduğunda bu haylaz oğlan bulunması en zor, satın alması en pahalı olan şekerlemeyi ister. Lewis’in imgeleminde bu şekerleme lokumdur. Kraliçe Edmund’a bir tabak dolusu lokum verir. Ancak burada Edmund’un asıl isteği, bitmeyen bir kışın yaşandığı Narnia’da bir yeni yıl coşkusu yaşamaktır. Edmund’un lokum üzerinden kurduğu asıl hayal budur. Onun için lokum, ailesinin bir arada olduğu mutlu günleri simgeler. O lezzet dolu tabağı eline aldığında bir an önce o günlere gitmek istercesine hepsini ağzına atmaya başlar. Lokum yalnızca Edmund için değil, kitabın ilk okuyucuları olan savaş günlerini yaşayan hemen her çocuk için çok sevilen ancak o dönem para ile bile satın almanın mümkün olmadığı bir lezzettir. Kitapta Edmund’un tıka basa lokum yemesi bir yandan savaşın geride kaldığını, yeni bir yılla birlikte güzel günlere yeniden ulaşıldığını müjdeleyen bir kutlamadır aynı zamanda.

O halde gelin biz de C. S. Lewis’e katılalım. Etrafımızda mutlu çocukların olduğu güzel bir yıla merhaba diyelim. Herkese iyi seneler… 

Bu yazıda https://daily.jstor.org/turkish-delight/ makalesinden yararlanılmıştır.

 

 

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın

İLGİLİ HABERLER

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR