27 Eylül 2020 Pazar 23:41

“Zamana yatırım yapmak”

“Paramızı nasıl değerlendireceğimiz hakkında bize tavsiyeler veren bankalarımız ve muhasebecilerimiz var. Yahudilik ise bize zamanımızı nasıl değerlendirebileceğimizi gösterir.” R.Jonathan Sacks

Nazlı DOENYAS Kavram 6262 görüntüleme 2 yorum
16 Eylül 2020 Çarşamba

Roş Aşana yaklaşırken, yeni başlayan 5781 yılı için Tanrı’dan dileklerimizi, beklentilerimizi ifade ederken, yeni yılda nereye doğru ve nasıl bir yol izlemek istediğimiz üzerine düşünürken, Londra ve Birleşik Krallık eski Başhahamı Lord Rabbi Jonathan Sacks’ın Yahudiliğin hayat değiştirici 10 prensibinden bahsettiği yazısı bize çok faydalı, anlamlı ve net bir yol haritası çiziyor.

“Paramızı nasıl değerlendireceğimiz hakkında bize tavsiyeler veren bankalarımız ve muhasebecilerimiz var. Yahudilik ise bize zamanımızı nasıl değerlendirebileceğimizi gösterir.” Rambam’a (Maimonides) göre bu, Roş Aşana'nın ana konusunu oluşturur. Rambam’a göre Şofar, Tanrı'nın bize yolladığı bir uyanma çağrısıdır. Bu sesin bize anlatmak istediğini duyamazsak yaşamlarımızı bir uyurgezer gibi sürdürmeye, günlerimizi bize acil gibi gelen, ancak önemli olmayan veya bize mutluluk vereceğini düşündüğümüz ama onları elde ettiğimizde aslında düşündüğümüz mutluluğu vermediğini fark ettiğimiz şeylere zaman harcayarak geçirmeye devam edebiliriz.

Roş Aşana ve Yom Kipur bayramları yapıları ve anlamları itibariyle bize bugüne kadar nasıl yaşadığımızı soran, kendimizi sorgulatan bayramlardır. Sürüklendik mi? Yanlış yere doğru mu gidiyoruz? Yaşama şeklimiz bize bir amaç, anlam ve tatmin duygusu veriyor mu? 

Yahudilik, ruhun uydu navigasyon sistemidir ve Roş Aşana, durduğumuz ve yön değiştirmemiz gerekip gerekmediğini gördüğümüz gündür.

Zaman kısa. Burada, yeryüzünde yaşayacak tek bir hayatımız var ve paranın aksine, kaybedilen zaman asla geri kazanılamaz. Yahudilik, önem taşıyan, anlam, değer ve neşe getiren şeyler için yaşadığımızdan emin olmak için tasarlanmış, dünyanın en eski ve özenle hazırlanmış zaman yönetimi sistemidir.

İnancımızdan öğrendiğim, hayat değiştirici bazı ilkelerin geçen ve gelecek yılı düşünürken size yardımcı olabileceklerini umuyorum. 

1- Şükredin 

Dua ederek, sahip olduğumuz her şey ve yaşamın kendisi için Tanrı'ya şükrederiz. Bu, kulağa basit gelebilir ama hayat değiştirici etkiye sahiptir. Doğal olarak kabul ettiğimiz, gerçek kıymetini anlamadığımız şeyleri fark etmemizi sağlar. Etrafımızın nimetlerle, kutsamalarla çevrili olduğunu görmemize yardımcı olur. Buradayız, özgürüz, ailemiz var, arkadaşlarımız var, ebeveynlerimizin sahip olmadığı ve büyük ebeveynlerimizin hayal bile edemeyeceği fırsatlarımız var. Evet, sorunlarımız, korkularımız, acılarımız var ama biz şükretmeyi bitirene kadar bekleyebilirler ve şükrettiğimizde sorunlarımız biraz daha küçük görünür ve kendimizi biraz daha güçlü hissederiz. Minnettar bir tavır sergileyen insanların daha uzun yaşadığına ve hastalığa karşı daha güçlü bağışıklıklar geliştirdiğine dair tıbbi kanıtlar vardır. Psikolojik olarak tartışılmaz şekilde kanıtlanmıştır ki, şükretmek zor zamanlarda bile mutluluk getirir.

2- Çocuklarınıza hediye olarak doğru değerler verin

Sadece maddi değeri olan bir hediye belki o gün boyunca zevk verir, ama doğru değerler ömür boyu mutluluk getirmeye devam eder. Çocuklarınıza sadece maddi değerler verdiğinizde onların değer yargılarını ciddi şekilde etkilemiş olursunuz. Onlara idealler verin, onlara sevmeyi, saygı duymayı, değer bilmeyi öğretin. Onları sorumluluk almaları ve başkalarına karşı verici olmaları için eğitin. 

3- Yaşam boyu öğrenci olun

Tora öğrenmek zihninizi çalıştırıp genç tutar. Ruhunuzu esnetir ve ona güç verir. Günümüzde Yahudiliğin hemen hemen tüm klasik metinlerinin farklı dillerde tercümeleri mevcuttur. Daha da iyisi, be-hevruta, bir arkadaşınızla beraber Tora öğrenin, böylece birbirinizin spritüel sağlığına, kişisel gelişimine yardımcı olarak, birbirinizin özel yaşam koçu olabilirsiniz. Bundan daha da iyisi, çocuklarınızla beraber öğrenin. Onlarla birlikte dua edin. Bilmediğiniz şeyleri onların size öğretmelerine izin verin. 

4- Toplum içinde asla Yahudiliğinizden taviz vermeyin

Çocuklarınızın Yahudi olarak kalmalarını istiyorsanız, tutarlı olmalısınız. Evin içinde kaşer kurallarına uyup ev dışında uymayacak şekilde davranmayın. Sinagogdaki mutlu bir faaliyete katıldıktan sonra başka bir yerde kaşer olmayan bir aktiviteye katılmayın. Bu tarz çelişkili hareketler çocuklara karışık bir mesaj verir ve çocuklar bu karışık mesajlardan bizim Yahudilik konusunda o kadar ciddi olmadığımız sonucuna varır. Eğer biz Yahudilik konusunda tutarlı ve ciddi değilsek, bunu onlardan nasıl bekleyebiliriz? Tutarlılık sadece aile içinde değil, ötesinde de önemlidir. Yahudi olmayanlar, Yahudiliğe saygı duyan Yahudilere saygı duyar. İnançları için fedakârlık yapanlar genellikle bunu çocuklarına aktarmayı başarabilir.

5- Bağışlayın

Duygusal enerji, olumsuz duygular için harcanamayacak kadar değerlidir. Kızgınlık, şikâyet ve nefretin bir Yahudi'nin iç yaşamında hiçbir rolü yoktur. Vayikra'nın 19. bölümünde Tora, "Kalbinizde kardeşinizden nefret etmeyin" der. İntikam almayın. Kin beslemeyin. Bağışlayanlar yaşam boyunca daha hafif ve rahat olarak ilerler, kimseye faydası olmayan duyguların yükünü taşımak zorunda kalmazlar.

6- Laşon Ara yapmayın

Talmud Bilgeleri, diğer insanlar hakkında doğru bile olsa olumsuz şeyler söylemeyi laşon ara-kötü konuşma olarak tanımlarlar. Laşon ara’yı en kötü günahlardan biri olarak gördükleri için bu konuda çok serttirler. Başkaları hakkında kötü konuşan kişiler, aile ve topluluklardaki atmosferi zehirler. İlişkileri baltalar ve büyük zarar verirler. Laşon ara’nın zaten yalnızca gerçek için geçerli olduğunu unutarak “Ama bu doğru” diyerek kendilerini savunmaya çalışırlar. Etrafa yaydıkları iddia yanlışsa, buna motsi şem ra -kötü bir isim yaymak- denir ve bu da farklı bir tür günahtır. Yahudilikte kelimelerin kutsal olduğunu, asla hafife alınmaması gerektiğini unutarak, "Ama bunlar sadece kelimeler, konuşmaktan başka bir şey yapmadık ki" derler. İnsanların içindeki iyiyi görün ve kötüyü görürseniz bu konuda sessiz kalın. Saygıya önem veren hiç kimse, başkaları hakkında kötü konuşanlara saygı duymaz.

7- Şabat’ı koruyun

Şabat yaratılmamış olsaydı, birisi onu keşfedip pazarlayarak bir servet kazanabilirdi. İşte bir evliliği güçlendirme, aileyle birlikte olma mutluluğunu yaşama, bizi bir topluluğun parçası yapma, henüz sahip olmadıklarımız için endişelenmek yerine sahip olduklarımızla sevinme, bizi akıllı telefonların, mesajların, e-postaların hâkimiyetinden kurtarma, 7/24 ulaşılabilir olmanın, işin ve tüketiciliğin baskılarını hafifletme, yaşam isteğimizi ve keyfimizi yenileme gücüne sahip bir günlük mucize tatil. Bu mutluluk, şarap, güzel yemek, güzel sözler, harika şarkılar ve güzel ve anlamlı ritüeller ile sağlanır. Önceden bir uçağa binmenize veya rezervasyon yaptırmanıza gerek yoktur. Bu, Tanrı'nın bize Moşe Rabenu aracılığıyla verdiği eşsiz bir armağandır ve 3000 yıldan fazla bir süredir Yahudilerin özel mutluluk adası olmuştur. Oraya ulaşmak için ihtiyacımız olan tek şey özdenetim, işe, alışverişe, arabalara, televizyonlara ve telefonlara ‘hayır’ diyebilme becerisi.

8- Gönüllü olun

Başkalarına zaman ayırın. Başkalarının hayatına mutluluk getirmekten daha büyük bir depresyon tedavisi yoktur. Hasta ziyaretine gidin. Şabat veya Yom Tov yemeğinize o gece yalnız olan birini davet edin. Becerilerinizi, onları edinmesi gereken birileriyle paylaşın. Topluluğunuzdaki birçok seçkin organizasyondan birine katılın. İbranicenin bu tür eylemler için güzel bir kelimesi vardır; hesed, sevginin eylem şekli, sevginin nezaket şekli anlamına gelir. Varlığınızı bir hediye gibi başka birine getirdiğinizde artık yalnızlık duygusunu hissetmezsiniz.

9- Sevinçli anlar yaratın

Bir bahar gününde yürüyüş yapmak, sıcak anıları geri getiren eski bir şarkının videosunu izlemek, birine beklenmedik bir güzel söz söylemek ya da birisine o an aklına gelip bir hediye vermek kadar basit olabilir. Tora ve Teillim Kitabındaki en temel pozitif duygu simhadır (sevinç). Ivdo et Hashem besimcha… Tanrı'ya sevinçle hizmet et. Bulutları delen güneş ışığı gibi, neşe ruhu özgürleştirir ve üzüntünün etkisini kırar. Sevinç, yaşlanmanın veya zamanın merak duygumuzu köreltmesine izin vermeyi reddetmek, ruhumuzu yaşamın ışıltısına açmak anlamına gelir.

10- Sevgi

Yahudilik dünyanın ilk ve hâlâ en büyük sevgi dinidir. Tanrı'yı tüm yüreğiniz, canınız ve gücünüzle sevin. Komşunu kendin gibi sev. Yabancıyı sev, çünkü bir zamanlar sen de yabancıydın. Sevgi, yaşamı baz metalden altına çeviren simyadır; günlerimizin içine Tanrı’nın İlahi Varlığı- Şehina’nın'ın ışıltısını işler. İster evlilikte, ister ebeveynlikte, arkadaşlıkta veya kariyerde olsun, gerçek mutluluk her zaman sevginin ürünüdür. Sevginin olduğu yerde Tanrı vardır, çünkü başkalarını sevdiğimizde, Tanrı'nın sevgisi içimizden akar. Yaşamak için sevmeyi öğrenmeliyiz.

Bunlardan herhangi birini yaptığınızda yavaş yavaş, adım adım hayatınızda bir değişiklik fark etmeye başlarsınız. Daha az baskı altında, daha az kaygılı, daha az aceleci ve huzursuz olduğunuzu gözlemlersiniz. Şimdi en çok ihmal ettiğiniz, önemli olan ama acil olmayan şeyler için de aslında zamanınız olduğunu görürsünüz. Sonuç daha fazla memnuniyet, doygunluk, hoşnutluk ve neşe olacaktır. Tüm ilişkileriniz, özellikle evdekiler gün geçtikçe daha da iyiye gitmeye başlar. Kendinizi sevgiyle, huzurla, bereketle kutsanmış ve mutlu hissedersiniz. Bu, hayatınıza belki yıllar ekleyebilir veya eklemeyebilir, ancak kesinlikle yıllarınıza hayat katacaktır. İşte o zaman Tanrı'nın Yaşam Kitabına yazılmış olmanın ne anlama geldiğini tam anlamıyla hissedebileceksiniz.”

(www.rabbisacks.org)

*Katkıları için Rav İzak Peres’e teşekkür ederiz.

 

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın

İLGİLİ HABERLER

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR