31 Ekim 2020 Cumartesi 23:02

Web´den seçmeler

• Bu konuşmaları yaparken bir yandan sevindim bir yandan da hüzünlendim.Bu ülkede 1 değil 1000 Jak ve Cefi Kamhi olsa kötü mü olurdu Türkiye için? Kabul edelim, Cumhuriyet tarihinde hem Yahudilere hem de diğer gayrimüslim yurttaşlarımıza zulmedilen ve mülkiyetlerine gasp yapılan çok üzücü dönemler var. O nedenle bu ülkede çok az gayrimüslim yurttaşımız kaldı. NAGEHAN ALÇI - HABERTÜRK

İzak BARON Diğer 2302 görüntüleme
14 Ekim 2020 Çarşamba

 

  • BURADAN İSRAİL'E GÖÇENLER BİLE, ORADA TÜRK YAHUDİLERİ'DİRLER. GİTTİM GÖRDÜM.. TÜM ANADOLU GELENEKLERİYLE GİTMİŞLERDİR ORAYA.. HER HAFTA DÜZENLİ TÜRK GECELERİ DÜZENLERLER.. İSTANBUL MUTFAĞI VE İSTANBUL ŞARKILARI ÇALAR, SÖYLERLER.. ALATURKA İÇİN ORDA OLUŞTURDUKLARI MUSİKİ CEMİYETLERİ VAR.

Buradan İsrail'e göçenler bile, orada Türk Yahudileri'dirler. Gittim gördüm.. Tüm Anadolu gelenekleriyle gitmişlerdir oraya.. Her hafta düzenli Türk geceleri düzenlerler.. İstanbul mutfağı ve İstanbul şarkıları çalar, söylerler.. Alaturka için orda oluşturdukları Musiki Cemiyetleri var.

Evlerindeki plak dolabında Orhan Gencebay, İbrahim Tatlıses doluydu, gittiğim yılların en popüler iki sanatçısı.. Tüm plak kaset dükkanlarında bu ikisinin afişleri.

Türkiye'den gelen turistlere gösterdikleri yakınlık, ilgi ve sevgi anlatılmaz.

Turizm için en yoğun gittikleri ülkedir, Türkiye..

Jak Kamhi o Türk Yahudileri'nin saygın lideri bir iş adamıydı.

Nasıl Türk olduğunu, Kıbrıs olayları sırasında gösterdi.

Türkiye, Kıbrıs'a çıkarma yapınca, dünyaca ünlü Rum Lobisi başta Amerika hemen her önemli Batı ülkesini karşımıza dikti. Amerikalılar, bize sattıkları uçakların yedek parçalarını bile vermediler.

Öyle bir yalnızlığa itildik.

Amerika'da üç büyük lobi vardır. Rum, Ermeni ve Yahudi Lobileri.. Ermeni Lobisi zaten o zaman Asala'nın peşinde karşımızda. Rumlar da Kıbrıs yüzünden aleyhimize dönünce, yalnız kalmışken, Jak Kamhi, bir İş Adamları Heyeti toplayıp Amerika'ya gitti. Orada Yahudi Lobisi'ni topladı. Arkasına aldı, Amerikan makamları ve Sivil Toplum Kuruluşlarıyla toplantılar düzenledi. Çok olumlu sonuçlar aldı.

Hıncal Uluç

https://www.sabah.com.tr/yazarlar/uluc/2020/10/09/bir-buyuk-turk-jak-kamhi-oldu

 

  • KANLI ÇATIŞMALARLA DAĞILAN ÇOK ULUSLU İMPARATORLUĞUN SON YÜZ YILINDA YAHUDİLERLE DEĞİL SİLAHLI, SİYASİ BİR ÇATIŞMA BİLE OLMADI

Kanlı çatışmalarla dağılan çok uluslu imparatorluğun son yüz yılında Yahudilerle değil silahlı, siyasi bir çatışma bile olmadı. Komitalar çeteler kurmadılar, ‘düvel-i muazzama’ya Türkiye’yi jurnallemediler.İstanbul borsasında Yunan sermayesiyle mücadele edenler, Yahudi işadamlarımızdı.

Siyonizm Rusya Yahudilerinin geliştirdiği bir Yahudi milliyetçiliğidir.

Yahudi cemaatiyle Osmanlı’nın da Cumhuriyet’in de sorunu olmadı.

Türkiye’nin genelinde olduğu gibi, bir Kısım Yahudi vatandaşlarımız Moiz Kohen örneğinde görüldüğü üzere Kemalizm’i benimsemişti, bir kısmı da Prof. Avram Galanti örneğinde görüldüğü üzere harf devrimini eleştirmişti, geleneksel kültürle irtibat kopar diye.

Türkiye’de azınlıklar sorunu yoktur; şu veya bu şekilde tarih bu sorunu çözmüştür.

Hepimiz bu ülkenin vatandaşlarıyız.

Örnek vatandaş, değerli insan Jak Kamhi Bey’i saygıyla anıyorum. Ailesinin ve Yahudi vatandaşlarımızın acısını paylaşıyorum.

Taha Akyol

https://www.karar.com/yazarlar/taha-akyol/jak-kamhiye-saygi-1587357

 

  • ZORLANDIĞI DURUMLARDA İSRAİL’DEKİ ŞİMON PERES GİBİ DOSTLARINI ARAYA SOKARAK ERMENİ VE RUM LOBİSİNİN TÜRKİYE KARŞITLI SONUÇ ALMASINI ÖNLERDİ.

Ama onun asıl -az bilinen- faaliyet alanı Türkiye’nin Avrupa ve Amerika’daki sorunlarını çözmeye katkılarda bulunmaktı.

Özellikle Amerika’daki Yahudi lobisiyle çok sıkı iletişimi vardı.

Amerika’da Rum ve Ermeni lobileri karşısında Türkiye’nin sıkıştığı süreçlerde ya kendiliğinden devreye girerdi ya da Ankara’dan onun katkısı istenirdi.

Çoğu kez şahsi ağırlığını kullanarak Türkiye lehine sonuç alınmasını sağlardı.

Zorlandığı durumlarda İsrail’deki Şimon Peres gibi dostlarını araya sokarak Ermeni ve Rum lobisinin Türkiye karşıtlı sonuç almasını önlerdi.

Devlet Üstün Hizmet Madalyası sahibiydi.

Güneri Cıvaoğlu

https://www.milliyet.com.tr/yazarlar/guneri-civaoglu/buyuk-ermenistan-umudu-gomuluyor-6325593

 

  • ARAP-İSRAİL-FİLİSTİN İLİŞKİLERİNDE YENİ BİR GERÇEKÇİLİK İKLİMİ DOĞUYOR

Önce Kudüs’ten gelen çok önemli bilgiyle başlayayım...

Konuşan kişi Majdi Khaldi...

Kudüs’ün tanınmış ailelerinden birinin mensubu...

Ancak 2006 yılından bu yana Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın bakan seviyesinde danışmanı...

Önceki gün durup dururken Ortadoğu’nun etkili haber sitesi Al Monitor’a konuştu ve şunu söyledi.

Birinci mesajı şu: “Amerikan seçimini ister Trump kazansın, ister Biden, uluslararası bir barış konferansına hazırız...”

“Aile içinden” konuşan eski tüfek Khaldi’nin mülakatında çok önemli bir üçüncü madde vardı.

Khaldi bu konferansı şu “kuartetle” (dörtlü) işbirliği içinde yapmaya hazır olduklarını söylüyor:

“Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, ABD ve Rusya...”

...

Son 24 saatteki bu iki gelişmeye bir de 72 saat önce gelen şu haberi ekleyin:

İsrail önümüzdeki günlerde Lübnan’la görüşmelere başlıyor.

Bu üç gelişmeyi art arda yazınca benim şahsi görüşüm şu:

BİR: Ortadoğu’da bizim dışımızda çok güçlü bir yeni oluşum meydana geliyor.

İKİ: Arap-İsrail-Filistin ilişkilerinde yeni bir gerçekçilik iklimi doğuyor.

ÜÇ: Türkiye bu karede çok yalnız kalmış görünüyor. Bu da Akdeniz ve Ortadoğu’da karşımıza çok güçlü bir “anti-Türkiye” cephe çıkarabilir.

DÖRT: Askeri açıdan çok güçlü bir dönemdeyiz, ama diplomatik alanda bu gücün daha gerçekçi bir pragmatizme dönüşmesi gerekir.

BEŞ: Bu karşı cepheye karşı hâlâ yanında olabileceğimiz tek ve etkili güç olarak da Avrupa Birliği kalmış görünüyor.

Ertuğrul Özkök

https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ertugrul-ozkok/eminim-mit-su-iki-olayi-ve-bu-fotograflari-gormustur-41630639

 

  • SAHİBİ YAHUDİ OLDUĞU İÇİN PROFİLO MARKASINI SATIN ALMAYAN MÜSLÜMANLAR, BU MARKAYI DA ÇOK İYİ BİLİRLER.NEDEN ALMAZLARDI?SAHİBİ YAHUDİ OLDUĞU İÇİN

Kamhi Yahudi vatandaşlarımızdan.

Profilo’nun sahibiydi.

Sahibi Yahudi olduğu için Profilo markasını satın almayan Müslümanlar, bu markayı da çok iyi bilirler.

Neden almazlardı?

Sahibi Yahudi olduğu için.

Peki neden? Yahudi olmak suç mu?

Değil.

Ama gene de…

Bunun ne akli, ne de dini yani İslami bir sebebi var.

Bir bakıma şu: ‘Canımız öyle istiyor’.

Yahudi olanlar için de hep şu denirdi: ‘Lobi faaliyetleri var. Hepsi birbirini tutuyor. Bir ülkede ya da devlette önemli yerlere geliyorlar, çünkü birbirlerini hemen oralara yerleştiriyorlar’.

Sinan Eskicioğlu

https://www.ocakmedya.com/serbest-kursu-jak-kamhinin-vefatiyla-akla-gelenler-ve-soylenmeyenler/

 

  • BUNLAR TARİH KİTAPLARINDA YER ALMAZ. BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI SIRASINDA İNGİLİZ İŞGALİNE KARŞI İLK BAŞKALDIRANLAR MUSEVİLER OLMUŞTU. ATATÜRK 9 EYLÜL 1922’DE İZMİR’E İLK GİRDİĞİNDE YUNAN BAYRAĞINI İNDİRİP GÖNDERE TÜRK BAYRAĞINI ÇEKENLER DE MUSEVİLER İDİ

YALOVA, 1935… Mustafa Kemal Atatürk, üstü açık makam arabasıyla kaplıcaların bulunduğu bölgeden geçerken çevrede koşuşturan çocukları görünce şoförüne “dur” işareti yaptı. Kapısını kendisi açıp arabadan indi, gülümseyerek çocuklara yaklaştı:

- Nasılsınız çocuklar?

Tek tek adlarını sordu, çocuklardan birinin adı dikkatini çekti:

- Benim adım “Jak” efendim.

Atatürk, Jak’ın başına elini koydu:

-Sen çok zeki birisine benziyorsun. Bana öyle geliyor ki, hayatta çok güzel şeyler yapacaksın.

Profilo Holding kurucusu Jak Kamhi, Yalova’daki o anı hiç unutmadı:

- Atatürk, gözlerini gözlerime dikerek öyle bir baktı ki, o bakışı hiç unutmadım. Atatürk’ü ilk kez o kadar yakından görüp, konuşma imkanına kavuşmuştum. Maalesef bir daha kısmet olmadı.

2013 yılı eylül ayında uzun yıllar danışmanlığını yürüten meslek büyüğüm Ergüder Tırnova ile birlikte Jak Kamhi’yle buluştum. O sırada 88 yaşında olan Kamhi, “Gördüklerim, Yaşadıklarım” kitabını yeni bitirmişti. Kitabından bazı bölümleri aktarırken Atatürk’ü yakından gördüğü güne döndü, elini başının üstüne koydu:

-Atatürk’ün elini 76 yıldır hep başımda hissederim.

10 Kasım 1938’i anımsadı:

-Atatürk’ün öldüğü gün tüm Türkiye’de olduğu gibi bizim evde de matem havası hakimdi. Babamın ağladığına ilk kez o zaman şahit oldum.

Kitabında yer verdiği iki detayı savundu:

-Bunlar tarih kitaplarında yer almaz. Birinci Dünya Savaşı sırasında İngiliz işgaline karşı ilk başkaldıranlar Museviler olmuştu. Atatürk 9 Eylül 1922’de İzmir’e ilk girdiğinde Yunan bayrağını indirip göndere Türk bayrağını çekenler de Museviler idi.

Vahap Munyar

https://www.dunya.com/kose-yazisi/ataturkun-elini-hayatim-boyunca-basimda-hissettim/484615

 

  • “BENİ DOĞUP BÜYÜDÜĞÜM TOPRAKLARA GÖTÜR. VATANIMDA ÖLMEK İSTİYORUM.”

Artık 95 yaşındaydı ve uzun zamandır Miami’de tedavi görüyordu.

Amansız hastalık giderek zorluyordu.

Sırasının geldiğini anlamıştı...

Oğlundan rica etti:

“Beni doğup büyüdüğüm topraklara götür. Vatanımda ölmek istiyorum.”

Yıllar nasıl da su gibi akıp geçmişti...

Bir Yahudi olarak 1925 yılında İstanbul’da doğmuştu.

Kendisine “Türk Yahudi” diyordu.

Türklüğüyle, vatanıyla hep gurur duymuştu.

İlk gençlik yılları...

Üniversite ve iş hayatı...

Meşakkat dolu çalışma yıllarının ardından, Türkiye’nin en büyük sanayicilerinden biri olmuştu.

Ama kazandığını millete kültür-sanat olarak geri veren bir sanayiciydi.

Jak Kamhi... Profilo holdingin kurucusu...

Ondaki vatan sevgisinin en güzel örneğini Hıncal Uluç yazdı.

Türkiye’nin Kıbrıs Barış Harekâtı’nı yaptığı yıllarda...

ABD’deki Rum, Ermeni lobileri bir Türkiye düşmanlığı kampanyası başlatmışlardı. Türkiye yalnızlığa itiliyordu. İşte o günlerde Türk Yahudisi olarak Jak Kamhi, yanına bazı işadamlarını da alarak ABD’deki Yahudi lobilerini ziyaret etmişti. Türkiye karşıtlığı kampanyasına karşı müthiş çalışmalar yapmış ve olumlu sonuçlar da almıştı. 

Fatih Çekirge

https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/fatih-cekirge/bir-turkiye-cinarinin-son-arzusu-ve-cumhurbaskani-erdogan-41632474

 

  • BU ÜLKEDE 1 DEĞİL 1000 JAK VE CEFİ KAMHİ OLSA KÖTÜ MÜ OLURDU TÜRKİYE İÇİN?

KABUL EDELİM, CUMHURİYET TARİHİNDE HEM YAHUDİLERE HEM DE DİĞER GAYRİMÜSLİM YURTTAŞLARIMIZA ZULMEDİLEN VE MÜLKİYETLERİNE GASP YAPILAN ÇOK ÜZÜCÜ DÖNEMLER VAR

Bu süreçte zikretmem gereken bir isim daha var: Tuğrul Türkeş.

Tuğrul Bey hem merhum Jak Bey’in hem de Cefi Kamhi’nin çok yakın dostu.

Korkmaz Karaca, "Tuğrul Türkeş Bey de bu süreçte Cumhurbaşkanımızın bilgilendirilmesi ve konunun takibinde hep devredeydi Nagehan Hanım" deyince hem tebrik etmek hem de ayrıntıları öğrenmek için kendisini aradım.

Tuğrul Bey ile sohbet ederken merhum MHP lideri Alparslan Türkeş’in Jak Kamhi ile yakın arkadaşlığını bu vesile ile öğrenmiş oldum. Şöyle dedi Türkeş:

"Nagehan Hanım Jak Kamhi tam bir vatansever ve gerçek bir milliyetçiydi. Babamın çok yakın dostuydu. Biz de Cefi ile 80’lerden beri arkadaşız. Rahatsızlığı nedeniyle Jak Bey bir süredir Miami’deydi. Vefatının ardından Cefi ile konuşurken bana babasının ülkesinde gömülme arzusundan bahsetti.

Ben Cumhurbaşkanımızın bunu bilmesi gerektiğini düşündüm ve kendisini aradım. Tayyip Bey Kuveyt’ten henüz dönmüştü, akşam saatiydi. Benden konuyu duyar duymaz hemen ilgilendi, gereken talimatları verdi."

Pandemi dolayısıyla birçok konuda olduğu gibi bu konuda da prosedürler çok artmış durumda.

Bir cenazeyi yurtdışından getirmek normal zamandan çok daha uzun sürüyor. ABD tarafı çok engel çıkarıyormuş.

Cumhurbaşkanının talimatı ile Dışişleri devreye girmiş ve konsolosluk üzerinden prosedürler kısa sürede tamamlanmış.

Hem başsağlığı dilemek hem de hikayenin diğer teferruatlarını da dinlemek için Cefi Kamhi’yi de aradım…

"Babam Türkiye’nin yetiştirdiği ve bu ülkeyi tutkuyla seven bir evlattı Nagehan Hanım. Biz 600 senedir bu topraklardayız" diye girdi söze. Cefi Bey’den bunları duyunca ister istemez içim burkuldu.

Bizler bu ülkede eşit yurttaşız ve gayrimüslim vatandaşlarımıza kendilerini ‘Yabancı’ gibi hissettiren atmosferin tamamen buharlaşması için öncelikle biz Türklerin gayret göstermesi bir insanlık görevi.

"Irk, din, dil ayrımı gözetmeyiz biz Nagehan Hanım" diyerek babasının ikinci eşinin Mısır Prensesi Feride’nin Müslüman kuzeni olduğunu hatırlattı Cefi Bey.

Ve şunu paylaştı: "Yıl 1995. Babam kendine mezar yeri almıştı, beni çağırdı. Bak oğlum, beni buraya gömün, bu topraklarda doğdum, bu topraklarda ebediyen yatmak istiyorum" dedi.

Jak Bey 3 yıldır sağlık sorunları nedeniyle Miami’deymiş. Önce bir hastanede sonra evde tedavisi sürüyormuş.

Böylesine bir Türkiye sevdalısı için son günlerinde vatanından uzakta olmak çok zor olsa gerek…

Cefi Bey'e Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan gelen telefonu da sordum.

"Sayın Cumhurbaşkanımızı rahmetli Erbakan’la birlikte siyaset yaptığı zamanlardan beri iyi tanırız, görüşürüz. Çok samimi ve çok duygulu konuştu bizimle" dedi.

Hatırlanacağı üzere Refahyol koalisyon hükümeti sırasında Cefi Bey de DYP milletvekiliydi.

"Nagehan Hanım biz devletimize çok bağlı ama devletle vergi vermek dışında bir işi olmayan bir aileyiz. Bakın babam dünya çapında Türkiye için birçok krizin çözümünde rol aldı. ABD, Avrupa ve Ortadoğu’da faaliyetler yürüttü.

İsrail-Filistin barışı için çok gayret etti. Mesela rahmetli Yaser Arafat ile yakın dosttu babam. Ben Arafat ile 18 kez görüştüm. Filistin meselesinin barış ve adalet ile çözümü için çok gayret sarf eden bir aileyiz."

Kamhi’ye bugün Türkiye-İsrail arasında yaşanan gerginliklerle ilgili ne düşündüğünü ve mevcut zorlukları aşmak için bir rol alıp almayacağını sordum.

"İsrail ile Türkiye arasındaki sorunlar siyasi perspektif farklarından kaynaklanıyor. Üzerimize düşen görev olursa her zaman yaparız. Benim ilişkilerim her daim canlı, antenlerim hep açıktır. Türkiyemiz bize vazife verirse seve seve yaparız Nagehan Hanım. Bunu bilin. Ülkemize fayda sağlayacak bir katkı varsa eğer bir boşluk söz konusu olursa doldurmak için elimizden geleni yaparız" dedi.

Bu konuşmaları yaparken bir yandan sevindim bir yandan de hüzünlendim.

Bu ülkede 1 değil 1000 Jak ve Cefi Kamhi olsa kötü mü olurdu Türkiye için?

Kabul edelim, Cumhuriyet tarihinde hem Yahudilere hem de diğer gayrimüslim yurttaşlarımıza zulmedilen ve mülkiyetlerine gasp yapılan çok üzücü dönemler var. O nedenle bu ülkede çok az gayrimüslim yurttaşımız kaldı.

1934 Trakya Pogromu ile Edirne başta olmak üzere tüm Trakya’dan Yahudi yurttaşlarımızın adeta kovulması doğru mu oldu?

1942 Varlık vergisi felaketiyle binlerce gayrimüslimin evlerine ve işyerlerine el kondu. İnsanlara büyük acılar çektirildi.

Türkiye’nin iyi yetişmiş ve üst düzey eğitimli ticaret ile imalatçı kesimi ortadan kaldırıldı.

Erik Jan Zürcher "Komünist olmadığı halde kendi burjuvazisini yok eden tek ülke" diyor o dönemin Türkiyesi için.

Eğitimli insan sayısının parmakla gösterilecek kadar az olduğu bir zamanda en iyi eğitim almış kesim Aşkale’ye çalışma kamplarına gönderildi.

Hem büyük bir zulümdü bu hem de Türkiye’yi iktisadi olarak daha da yoksullaştıran ve belini geri dönülmez biçimde kıran bir hamleydi.

1942 Varlık Vergisi zulmü ortak belleğimizde var ama özel olarak Yahudilerin tüm birikimlerine ve mülklerine el konan 1934 Trakya Pogromu çok az biliniyor.

İlkay Öz’ün İletişim Yayınları’ndan yeni çıkmış eseri ‘Mülksüzleştirme ve Türkleşirme-Edirne Örneği’ kitabını tavsiye ederim. Öz belgeleriyle sadece 1934’te değil sonraki yıllar içinde de nasıl Yahudi yurttaşlarımızın mülksüzleştirildiğini anlatıyor.

Tüm bu acılara rağmen Jak Kamhi gibi insanlar yine de Türkiye’ye büyük hizmet ettiler. Çünkü bu topraklara kalpten bağlıydılar.

Nagehan Alçı

https://www.haberturk.com/yazarlar/nagehan-alci/2832430-jak-kamhinin-cenazesi-ve-tugrul-turkes

 

  • İSRAİL BAŞBAKANI BU PROTESTO GÖSTERİLERİNDEN ETKİLENİYOR MU VEYA MAKAMINI BIRAKMA NİYETİNDE MİDİR ACABA? BEN SANMIYORUM, ÖYLE BİR GÖRÜNTÜ VERMİYOR. AMA BU DURUM MEMLEKETİ YENİ BİR SEÇİME SÜRÜKLEYEBİLİR

Çare veya çaresizlik herkesi bezdirmiş durumda. Özellikle Başbakan aleyhindeki protesto gösterileri durmak bilmiyor. Her gün kapatma kurallarına da uymadan protestolar daha da fazla protestocu ile devam ediyor. Polisle çatışan protestocuların görüntüleri basın ve televizyonlarda ön planda. İstedikleri sadece Başbakanın istifası. Sloganlarda ise oldukça rahatsız edici ifadeler de mevcut ama kimse bu konuda bir şey yapamıyor ve demokrasi ve söz söyleme özgürlüğü memleketin baş tacı ve en fazla gurur duydukları konudur.

Bu protestoları organize eden ve kendilerine Crime Minister (Suç Başbakanı) diyen hareket bugün protestocuları protestoya ve Korona kurallarını hiçe sayarak katılmalarını önerdi. Kurallara göre protestocular evlerinden sadece 1 km ötedeki protesto gösterilerine katılabilecekler, daha uzak yerlerden gelenler cezalandırılacaklar ve 500 ile 5000 İsrail yeni şekeli para cezasına çarptırılacaklardı. Hareket buna dikkat edilmemesi ve nerede olursanız olun gösteri alanına gelin çağırısı yaptı.

Peki İsrail Başbakanı bu protesto gösterilerinden etkileniyor mu veya makamını bırakma niyetinde midir acaba? Ben sanmıyorum, öyle bir görüntü vermiyor. Ama bu durum memleketi yeni bir seçime sürükleyebilir.

Artısı ile eksisi ile Natanyahu neler yapacak veya yapmayacak önümüzdeki günlerde göreceğiz.

Rafael Sadi

https://odatv4.com/netanyahu-koltugunu-birakacak-mi-11102004.html

 

  • ŞAM'A MUHALİF ÇEVRELER, MEVCUT REJİMİ DEVİRMEYE YÖNELİK HALK HAREKETİNİN PATLAK VERMESİNİN ARDINDAN ÜLKENİN 2011 YILINDAN BU YANA TANIK OLDUĞU İZOLASYONU VE DİPLOMATİK AMBARGOYU KIRMAK İÇİN REJİMİN İSRAİL İLE GİZLİ MÜZAKERE KANALLARI OLDUĞUNU ÖNE SÜRÜYOR

Suriye rejimi liderinin müzakereler ve barışla ilgili konuşması, onlarca yıldır Suriye rejiminin barış kelimesini hiçbir şekilde gündeme getirmemesinin ardından geliyor. Bu da her ne kadar hakim Baas Partisi’nin yetkilileri Golan da dahil olmak üzere Suriye’nin tüm haklarından kolayca vazgeçmeyeceğini belirtse de İsrail ile yeni müzakerelere girme olasılığının kapısını aralıyor.

Esad, Sputnik ile yaptığı röportajda "İsrail ile normalleşmemizi ancak toprağımızı geri aldığımızda kurabiliriz. Mesele çok basit ve bu nedenle İsrail hazır olduğunda bu mümkün olabilir” demişti. Ancak Esed aynı zamanda İsrail'in hazır olacağına ihtimal vermeyerek  "İsrail rejiminde barışa doğru bir adım dahi atmaya hazır herhangi bir yetkili henüz görmedik” ifadesini kullandı.

Ancak Şam'a muhalif çevreler, mevcut rejimi devirmeye yönelik halk hareketinin patlak vermesinin ardından ülkenin 2011 yılından bu yana tanık olduğu izolasyonu ve diplomatik ambargoyu kırmak için rejimin İsrail ile gizli müzakere kanalları olduğunu öne sürüyor. Rejim yandaşları ise bu görüşü kabul etmiyor.

Rola el-Yusuf

https://indyturk.com/node/256541/d%C3%BCnya/suriye-i%CC%87srail-ile-m%C3%BCzakerelere-haz%C4%B1r-m%C4%B1

 

  • ÜLKE GENELİNDE UYGULANAN VARLIK VERGİSİ GAYRİMÜSLİMLERİ HEDEF ALIRKEN EDİRNE’DE EN ÇOK ETKİLENEN YAHUDİLER OLMUŞTU. TÜRKİYE’DE YAŞAMAYA DAİR UMUTLARI BU İKİ OLAYLA AZALMIŞTI VE İSRAİL’İN KURULUŞUYLA EDİRNE’DE YAHUDİ GÖÇÜ İVME KAZANMIŞTI. 1970’LERE GELİNİRKEN YAHUDİ NÜFUSUNUN EDİRNE’DE NE İKTİSADİ NE TOPLUMSAL BİR GÜCÜ VARDI

1934 Olayları’yla Yahudilerin bir kısmı Edirne’den kovulmuş olsa da hâlâ iktisadi alanda büyük bir güce sahiptiler. Ülke genelinde uygulanan Varlık Vergisi gayrimüslimleri hedef alırken Edirne’de en çok etkilenen Yahudiler olmuştu. Türkiye’de yaşamaya dair umutları bu iki olayla azalmıştı ve İsrail’in kuruluşuyla Edirne’de Yahudi göçü ivme kazanmıştı. 1970’lere gelinirken Yahudi nüfusunun Edirne’de ne iktisadi ne toplumsal bir gücü vardı. Ancak buna rağmen Edirne’deki ‘yerli ve milli’ eşraftan birtakım unsurlar, o dönem için bunlar eşraf içinde azınlıktaydılar, antikomünizm ve Arap-İsrail savaşıyla yükselen antisiyonizm/antisemitizmle harmanlanmış bir milli burjuva ideolojisiyle harekete geçmişlerdi. Bu derneğin, devlet tarafından desteklendiğinden emin değilim ama yereldeki güçlerin güvenilmez olarak gördükleri Yahudilerin kovulmasından memnun olacaklarını, bunu engellemek için hiçbir şey yapmadıklarını ve aynı zamanda yükselen sosyalist hareket karşısında bir güç olan milliyetçi-antikomünist bu grubu kayırdıklarını öne sürebiliriz. Belki burada devlet aklından bahsedilebilir. Devlet aklı yerel güçlere sirayet etmiş ve kendilerine bunu görev addetmişlerdi. Ancak Türkiye Siyonizmle Mücadele Derneği Edirne şubesindekilerin iktisadi çıkarlarının da ideolojileri kadar Yahudi karşıtı mücadeleye girişmelerinde etkili olduğunu söylemeliyim. Son sorunuza gelirsek eskisi gibi günümüzde, Müslümanlaştırılacak bir azınlık olduğundan emin değilim. Bence bu politikalar günümüzde etnik, sosyal, siyasal, kültürel veya toplumsal cinsiyet anlamında farklı grupların ötekileştirilmeleri, mülksüzleştirilmeleri, üretim ve yeniden üretim süreçlerinden dışlanmalarıyla gerçekleşiyor. Özneler değişiklik gösterse de ötekileştirme ve mülksüzleştirme süreçleri kapitalizm var oldukça devam edecek. 

İlkay Öz (Ferda Balancar röportajı)

http://www.agos.com.tr/tr/yazi/24695/1910lardan-1970lere-edirnede-mulksuzlestirme-ve-turklestirme

 

Netten okumalar

  • İSRAİL-KÖRFEZ ANLAŞMASININ ARDINDAN BEYRUT LİMANI YERİNİ HAYFA LİMANI’NA MI BIRAKIYOR? – MAHMUT GELDİ

https://www.aa.com.tr/tr/dunya/israil-korfez-anlasmasinin-ardindan-beyrut-limani-yerini-hayfa-limani-na-mi-birakiyor-/2000960

  • YAHUDİLER TÜRKİYE'DE NEDEN ÇARDAK KURMUYOR – RAFAEL SADİ

https://odatv4.com/yahudiler-turkiyede-neden-cardak-kurmuyor-08102045.html

  • JAK KAMHİ BELGESELİ | 32. GÜN ARŞİVİ

https://www.youtube.com/watch?v=Nj_QQuLZTPY

  • İKİ PRESLE BİR UZUN YOLCULUK... – MUSTAFA KEMAL ÇOLAK

https://www.dunya.com/ekonomi/iki-presle-bir-uzun-yolculuk-haberi-484774

  • YİNE SEÇİM Mİ VAR – RAFAEL SADİ

https://odatv4.com/yine-secim-mi-var-07102055.html

  • HEVRA SİNAGOGU TEK OLACAK! – BURCU YANAR

https://ilksesgazetesi.com/haberler/guncel/hevra-sinagogu-tek-olacak-95675

  • YARATICILIKTA SINIR OLMAZ! – SADIK GÜLTEKİN

https://www.posta.com.tr/yazarlar/sadik-gultekinle-dogru-tercih/yaraticilikta-sinir-olmaz-2281460

  • İSRAİL-SIRBİSTAN ANLAŞMASI BALKAN SAVAŞLARI PENCERESİNDEN NASIL GÖRÜNÜYOR? – ROBERT FİSK

https://indyturk.com/node/256456/yazarlar/i%CC%87srail-s%C4%B1rbistan-anla%C5%9Fmas%C4%B1-balkan-sava%C5%9Flar%C4%B1-penceresinden-nas%C4%B1l-g%C3%B6r%C3%BCn%C3%BCyor

  • SUUDİ ARABİSTAN DA İSRAİL'LE BARIŞ ANLAŞMASI İMZALAMAYA YAKIN MI? - FRANK GARDNER

https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-54506586

  • GİLODO AİLESİ HİKÂYENİN DEVAMINI ANLATIYOR - TANER TALAŞ

 

https://serbestiyet.com/featured/gilodo-ailesi-hikayenin-devamini-anlatiyor-42741/

 

Takılan tweetler

Turgut Alp Boyraz@turgutalpboyraz

 

1- Bundan en fazla olumsuz etkilenecek ülke Mısır gibi gözüküyor.

Basra körfezinin petrol boru hattı, demir ve kara yolu ile Hayfa üzerinden Akdeniz'e bağlanması, Süveyş Kanalı'nın baypas edilmes demek. Kahire'nin ise şu anda bunu görecek hali pek yok

2- Konu bizi de yakından ilgilendiriyor.

Irak'ın kuzeyinde sözde "Kürdistan Referandumu" yapıldığında Ankara tepki olarak sınır kapılarını kapatmıştı. Suriye de kapalı malum.

O süreçte körfezle neredeyse tek ticari bağlantı yolumuz İsrail'in Hayfa limanı kalmıştı.

3- Şimdi bunun üzerine bir de Suudi Arabistan dahil bir çok Körfez ülkesinin Türk ürünlerine uygulamaya başladığı boykot eklendi.

Türkiye'yi Araplara yönelik "emperyal hedeflere sahip işgalci bir güç" gibi gösterme çabalarına karşı acil adım atılması gerektiği kanaatindeyim.

4- Beğenelim ya da beğenmeyelim, Körfez'deki ve Mısır'daki Arap rejimlerinin bir yere gideceği yok. Bu rejimlerle yaşanan gerilim bence Türkiye'nin ekonomik ve siyasi çıkarlarına büyük zarar veriyor. Bir yol bulunup ilişkilerin tamir edilmesi menfaatimize olur kanaatindeyim.

5- "Körfez-İsrail normalleşmesinden" en fazla olumsuz etkilenecek ülkelerden biri de hiç şüphesiz İran. Körfez petrolünün İsrail üzerinden boru hattıyla Akdeniz'e ulaştırılması Basra (ya da Fars) körfezini de büyük oranda etkisiz kulacaktır.

6-Petrol boru hattının yanı sıra kara ve demir yoluyla Körfezin İsrail'e (Akdeniz'e ve Avrupa'ya) bağlanmasının uzun vadeli muazzam jeopolitik etkileri olacaktır.

ABD'nin desteğiyle bu yönde hazırlık var.

Körfez ülkeleriyle İsrail'in ilişkileri bununla da sınırlı kalmayacaktır

7- Mısır'daki Türk devleti olan Memlüklüler Osmanlı'n yardımına rağmen Kızıldeniz  üzerinden Hint-Avrupa ticaretini kontrol etme ayrıcalıklarını Portekiz'e kaptırmış ve büyük ekonomik zorluk çekmişlerdi. Osmanlı'nın Memlükleri yenmesi biraz da bu nedenle mümkün/kolay olmuştu.

8- Osmanlı bölgeye inince Portekiz'e karşı kesin üstünlük sağlayamasa da Kızıldeniz üzerindeki ticaret yolunu kısmen yeniden canlandırmayı başarmıştı. Şimdi aynı coğrafyada "Körfez-İsrail normalleşmesiyle" yeni bir denklem kurulmak isteniyor vesselam.

https://twitter.com/turgutalpboyraz/status/1314529844559056897

Işıl Acehan@IsilAcehan

ABD’ye göç eden Manisalı sigara devi Moris Şinasi’nin yönetmen ve yapımcı torunu Denis Sanders’ın 2 Oscar ödülü olduğunu biliyor muydunuz?

Sanders, Elvis Presley ve Robert Redford ile de çalıştı... Yönetmeni olduğu “Elvis: That's the Way It Is”in IMDb’den 8.1 puanı var.

 

https://twitter.com/IsilAcehan/status/1314608171755941888

edirneyahudiyemekleri@eyahudiyemekler

Albondigas kon Sos Tomat

 

Tarif için : https://twitter.com/eyahudiyemekler/status/1313526940872122371

Türker Ertürk@Orsatramola

İsrail Tel Aviv’de Azerbaycan’ı ve Türkiye’yi destekleyen yürüyüş yapıldı! Hani iktidarın din kardeşi Araplar?

 

https://twitter.com/Orsatramola/status/1314513058740535296

Çermik Gündemi Ve Haberleri@CermikGundemi

Yahudiler için servet değeri taşıyan #Çermik ilçemizdeki Sinangog malesef kaderine terk edilerek yıkılıyor ve çatısı çöktü. Herhangi bir ibraniye yahudiye ulaşabilsek kalkıp oralardan gelip sahiplenir tamiratını tadilatını yapar fakat bizler hiçbirşey yapamıyoruz.

İbrani takvimine göre 5176,Miladi takvime göre 1416 yılında tamamlanmış olan bu Sinagog en azından müze haline getirilerek restore edilebilir..

 

 

 

 

 

https://twitter.com/CermikGundemi/status/1314994735539531777

Remzi Çetin@remzzicetin

İkisi de Osmanlı vatandaşı, ikisi de İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi, ikisi de İsrail Devletinin kurucularından.

Soldaki, İsrail'in 'ilk Başbakanı' "David Ben-Gurion"; sağdaki, 'ikinci Cumhurbaşkanı' "Yitzhak Ben-Zvi".

Öncü kurucuların bu tür profilleri mevcut...

 

https://twitter.com/remzzicetin/status/1314675398228291587

Bir Türk Yahudisi@TurkiyeYahudisi

Paris ...

 

https://twitter.com/TurkiyeYahudisi/status/1315403532108001280

vivet kanetti uluç@vivetchka

Evden çıkamayan bir dostumun ısmarladığı 2 kitabı aramak için çarşıya indim. 2’sini mutlaka bulurum dediğim kitapçı artık 12.00’de açıyormuş :(( 2 kilometre yürüyüp her birini 2 ayrı kitapçıda buldum.

Arada  şu dehşetengiz süpriz.

Böyle bir sunum mesela... sorsan, sevgiden.

 

https://twitter.com/vivetchka/status/1315250860339982336

Nadir Tarihi Fotoğraflar@nadir_fotograf

Diyarbakırlı Yahudi bir aile. Diyarbakır 1930

 

https://twitter.com/nadir_fotograf/status/1315234602789695488

Antalya Altın Portakal Film Festivali@AntalyaFF

Eytan İpeker’in yönetmenliğini yaptığı yeni filmi “Miss Holokost Survivor”ın Yıldızların Altında 3'deki (AKM, Amfi Tiyatro) gösterimi film ekibinin katılımıyla gerçekleşecek.

 

https://twitter.com/AntalyaFF/status/1313437526011662336

Kemal Büyükyüksel@KBuyukyuksel

• Bir Yahudi’nin ülkesinin gerçek vatandaşı olabileceğine en az inanan halklardan biri Türkiye’de (%15)

• Laik devlet yapısına rağmen Türkiye’de vatandaşlık kavramını dini kimlikle bağdaştırma yaklaşımı hala çok hakim

 

https://twitter.com/KBuyukyuksel/status/1315012475667046402

İBB İzmir Tarih Projesi@ibbizmirtarih

 

https://twitter.com/ibbizmirtarih/status/1312031389617999872

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

GS3

Tünelin Ucu-İzel ROZENTAL

Tünelin Ucu-İzel ROZENTAL

Mozotros Ailesi- İrvin Mandel

Mozotros Ailesi- İrvin Mandel