30 Kasım 2020 Pazartesi 19:58

WEB´DEN SEÇMELER

• Bana saatler gibi gelen on dakikalık bir konuşmadan sonra adam yeniden masaya döndü. Pasaportlarımı ve pusula gibi bir kağıt parçası uzattı: -İsrail´e hoş geldiniz. Meslek referanslarınız kusursuz. Bizi anlayışla karşılayın lütfen. Ha, bir de bir ihtiyacınız olursa bu numaradan David Aslan´ı arayın. Her konuda size yardımcı olacak. Kız da gamzelerini iyice belirginleştirerek gülümsedi. Üniversite için İsrail´e göç etmiş, bürokraside epey yüksek bir yer edinmiş, Kuzguncuklu berberin oğlu, sevimli bir İstanbul çocuğu olan David Aslan´ın yardımı ile İsrail´de sahiden harika bir kaçamak tatil yaptım. AYDIN ENGİN – www.t24.com.tr

İzak BARON Diğer 2748 görüntüleme
18 Kasım 2020 Çarşamba
  • Bu Haftanın “Takılanlar”ı - Alıntılar

 

  • SOSYALİST VE LİBERAL İDEOLOJİLERİ MEZCEDEN KURUCU SİYONİST KADRO SOL SEKÜLER BİR DEVLET TASARLASA DA ZAMANLA HEM ORTODOKS DİNİ OTORİTE ALANINI GENİŞLETTİ HEM DE PARÇALI SİYASİ SİSTEMİN DE ETKİSİYLE DİNİ VE MUHAFAZAKÂR PARTİLER HÜKÜMETLERDE KİLİT VE ETKİN ROLLER OYNADI

Amerikalı Yahudiler, 1920’li yıllardan bu yana Demokrat çizgide; Cumhuriyetçiler ne yaparsa yapsın sağa döndüremiyor. Çünkü ABD’de Ortodoks olmayan yüzde 90’lık Yahudi kitle modern liberal kültüre sıkı sıkıya bağlı; geleneksel dini ritüelleri ve duaları modası geçmiş sayıp dinlerini, Amerikan liberalliğini esas alarak yeniden kurgulamış, önemli bir kısmı da asimile olmuş durumda. Kurtuluşu Mesih’te değil, liberal bireycilikte görüyorlar; ABD’yi kendi “Vaat Edilmiş Topraklar”ı sayıyorlar. Sağcı Cumhuriyetçilerden de, Evanjelik Hristiyanlardan da korkuyorlar, hele de Trump gibi bir başkandan... Trump’ı “beyaz milliyetçileri ve antisemitleri doğrudan ve kasıtlı olarak cesaretlendiren nefret dolu bir otoriter lider” olarak görüyorlar. Avrupa’daki tarihi tecrübelerinin de etkisiyle aşırı sağın sonunda ırkçılığı ve antisemitizmi doğuracağına inanıyorlar. Dinin de devletin de her türlü dayatmasına karşılar. Daha hoşgörülü, çoğulcu ve eşitlikçi bir toplum için ABD’deki sivil haklar mücadelesinin hep ön saflarındalar.

İsrail ise Amerikan tecrübesinden çok farklı bir çizgide. Sosyalist ve liberal ideolojileri mezceden kurucu Siyonist kadro sol seküler bir devlet tasarlasa da zamanla hem Ortodoks dini otorite alanını genişletti hem de parçalı siyasi sistemin de etkisiyle dini ve muhafazakâr partiler hükümetlerde kilit ve etkin roller oynadı. 1970’lerin sonlarına doğru sağ partiler siyasi arenada hızla yükselirken, 1990’larda barış sürecinin başarısızlığa uğraması ve 2. İntifada’nın patlak vermesiyle birlikte 2000’li yıllarda sol partiler iyice eridi. Eskinin aşırı sağının günümüzün merkez partilerine dönüştüğü İsrail siyaseti istikrarlı bir şekilde sağın da sağına kayarken Amerikalı Yahudilerin siyasi eğilimleriyle tam bir tezat teşkil ediyor. Öte yandan İsrail’de Trump’a destek sadece dini değil aynı zamanda milli bir temele oturuyor.

Merkezi ABD’de bulunan PEW’un bir araştırmasına göre, iki ülke Yahudileri siyasi yelpazede kendilerini bakın nasıl konumlandırıyor: Amerika’dakilerin yüzde 49’u liberal, yüzde 29’u ılımlı, yüzde 19’u da muhafazakâr. İsrail’dekilerin yüzde 55’i merkezde, yüzde 37’si sağda, yüzde 8’i ise solda. Her iki ülkede de dindar Yahudiler daha sağda, sekülerler ise daha merkezde veya solda yer alıyor.

Dini konumlanışları da önemli. Günümüzde ABD’de hakim Yahudi ekollerin oranları PEW araştırmasına göre şöyle: Ortodokslar yüzde 10 (Ultra Ortodokslar yüzde 6, Modern Ortodokslar yüzde 3), Reformistler yüzde 35, Muhafazakârlar yüzde 18, Yeniden Yapılanmacı vb. gruplar yüzde 6, hiçbir gruba bağlı olmayanlar ise yüzde 30. [11] Bu ekollerin Yahudiliği liberal değerlere göre modernleştirdiklerini ve çoğu Yahudi’nin sekülerleştiği ve asimile olduğunu da belirtelim. Dolayısıyla bu ekollerin bir kısmı Ortodokslarca dinden sapmış olarak görülüyor.

Gelelim Ortodoks Yahudiliğin tek resmi dini anlayış kabul edildiği İsrail’e. On dokuzuncu yüzyıldan itibaren Batı’da gelişen modern dini ekollerin her birinin İsrail’de sadece yüzde 2-3 kadar müntesibi var. PEW araştırmasına göre 2015 yılı itibarıyla İsrail toplumu kendisini şöyle tanımlıyor: yüzde 22 Ortodoks (yüzde 9 ultra Ortodoks, yüzde 13 dindar), yüzde 78 Ortodoks olmayan (yüzde 29 geleneksel, yüzde 49 seküler).

Bu arada İsrail’de dindarlık ABD’dekinden çok daha fazla olsa da, iki tarafta da yüzde 20 kadar ateist var ve bunlar kendilerini etnik ve kültürel temelde Yahudi olarak tanımlıyor.

ZAHİDE TUBA KOR

https://www.aa.com.tr/tr/analiz/abd-secimleri-yahudi-secmenler-arasindaki-bolunmeyi-derinlestirdi/2039948

 

  • “ŞUNU NET BİR BİÇİMDE İFADE ETMELİYİM Kİ, GÖRÜŞMECİLERİMİN HEPSİ BAŞLARINA GELEN BU FELAKETLERİ ANLATIRKEN OLDUKÇA ZORLANDILAR. KİMSENİN TEKRAR HATIRLAMAK İSTEMEDİĞİ OLAYLARDI. KİMİSİ GÖÇ ETMEK ZORUNDA KALDI, KİMİSİ “VATAN” BİLDİĞİ BU TOPRAKLARDA SIFIRDAN YENİ BİR HAYAT KURMAYA ZORLANDI”

“Ülkemizde azınlıklar konusunda yapılan çalışmalar genellikle kimlik-tarih perspektifinde şekillendiği için bu konular akademisyenler, araştırmacılar tarafından ele alındı. Eksikleriyle beraber bu konunun artık literatürde bir yeri var. Benim çalışmamda ise, toplumsal belleği şekillendiren toplumsal kimliğin, kültürel belleğin ve tarih yazımının gündelik hayata etkisini okuyabilirsiniz. Unutmayalım ki gündelik hayat politik bir alandır! “Geniş toplum”la kurulan ilişkinin dinamiğini anlamak istiyorsak, azınlıklara yönelik uygulanan politikaları da değerlendirmeliyiz. Kitapta okuyacağınız gibi, oldukça büyük acılar yaşandı. Şunu net bir biçimde ifade etmeliyim ki, görüşmecilerimin hepsi başlarına gelen bu felaketleri anlatırken oldukça zorlandılar. Kimsenin tekrar hatırlamak istemediği olaylardı. Kimisi göç etmek zorunda kaldı, kimisi “vatan” bildiği bu topraklarda sıfırdan yeni bir hayat kurmaya zorlandı. Buna rağmen görüşmecilerin istisnasız hepsinin önemle vurguladığı nokta, Türk kimliğini benimsemiş olmalarıydı. Hemen hepsi kendisini öncelikle “Türk vatandaşı Yahudi” olarak tanımladılar. Bilindiği gibi, farklı kültürel kimlik gruplarının sürdürdükleri entegrasyon hedefi hem kendilerini korumak hem de bir arada yaşamak istemelerinden kaynaklanmaktadır. Bence bu nokta oldukça değerli veriler sunuyor. Umuyorum ki bu konuda yeni çalışmalar yapılır. Okurların bu acılarla empati yapacağını düşünüyorum. Benzer politikaların bir daha uygulanmamasını umuyorum.”

SUZAN NANA TARABLUS (Röportaj: Narod Siranuş Minasyan)

https://www.gazeteduvar.com.tr/suzan-nana-tarablus-gundelik-hayat-politik-bir-alandir-haber-1503110

 

  • O KOLDAN GELEN ALBERT BOURLA, AİLENİN AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ’NE GÖÇ ETMİŞ VE ORAYA YERLEŞMİŞ KANADINDANDI

ÜÇÜNCÜ kişinin hikâyesi bundan 5 asır önce Osmanlı İmparatorluğu’na sığınan bir Yahudi ailesi ile başlıyor. Göçmen aile önce İtalya’nın Livorno kentine gelir, oradan Selanik’e geçerler.

Bunlar geniş Burla ailesidir.

Aile, Selanik’in Kocakasımpaşa Mahallesi denilen bölgesine yerleşir. Bu mahalle yıllar sonra bütün Türk milleti tarafından öğrenilecektir.

Çünkü orası Atatürk’ün de doğup büyüdüğü mahalledir.

Selanik’e yerleşen ailenin iki üyesi Eli ve Daniel isimli iki kardeştiler.

Eli ve Daniel Burla daha sonra İstanbul’a göç edecek. Ve ‘Burla Biraderler’ adı altında Türkiye’nin en önemli ticaret ve sanayici ailelerinden biri olacaklardır. Kodak film ürünleri, ilk hesap makinelerinin ithalatı ile başlayan iş hayatları, Arçelik’in kurulmasında Koç ailesi ile ortaklığa kadar gidecekti.

İŞTE o ailenin bir de bilinmeyen kolu vardı.

Onlar İstanbul’a göç etmeyip Selanik’te kalmışlardı...

Ailenin, Osmanlılar Selanik’i kaybettikten sonra Yunan vatandaşı olan bu kolunun 21’inci yüzyıldaki genç üyelerinden birinin adı Albert’ti...

Ailenin İstanbul’a göç eden kanadı soyadını Türkçe okunuşa göre “Burla” olarak belirlemişti. Selanik’te kalan bölümü ise soyadının Fransızca yazılışı olan Bourla’yı tercih etmişti.

O koldan gelen Albert Bourla, ailenin Amerika Birleşik Devletleri’ne göç etmiş ve oraya yerleşmiş kanadındandı.

Albert Bourla ailenin ticari geleneğinin dışında bir kariyer yapmış ve dünyanın en ünlü ilaç şirketi Pfizer’ın başına geçmeyi başarmıştı. Kader onu ilaç sektörünün uluslararası toplantılarından birinde bir Türk araştırmacısı ile karşı karşıya getirmişti.

ERTUĞRUL ÖZKÖK

https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ertugrul-ozkok/covid-19-asisini-bulan-ekibin-ucuncu-kisisini-de-taniyalim-41660499

 

  • İSRAİL’İN JOE BİDEN’DA “ENDİŞE VERİCİ” BULDUĞU TEK NOKTA, İRAN’A YÖNELİK “MÜSAMAHAKÂR” TAVRI

Yeni ABD Başkanı Joe Biden, birçok yönden farklı bir Ortadoğu’yu miras olarak alacak. Ancak yine de, İsrail’le kuracağı ilişkilerde Yahudiler aleyhine bir “geri dönüş” beklenmiyor. Biden, ABD Büyükelçiliği’ni Kudüs’te tutacağını geçen yıl zaten açıklamıştı. Yalnızca, Doğu Kudüs’te göstermelik bir konsolosluk açacağı biliniyor. Yahudi yerleşimlerine retorikte hâlâ karşı, ancak fiiliyatta yine engel çıkarmayacağı kesin. “İki devletli çözüm”den yana olarak Filistinlileri yeniden oyuna katacağı tahmin edilen Biden’ın, Mahmud Abbas yönetimine Trump’ın iptal ettiği ekonomik yardımları yeniden başlatacağı da gelen haberler arasında. Biden ayrıca, Arap ülkeleriyle İsrail arasında yürütülen “normalleşme süreci”nin sıkı bir destekçisi. Konuyu “Çok faydalı bir politika, bizim için hiçbir riski bulunmuyor” sözleriyle yorumlayan Biden, bu noktada da Trump’ın mirasçısı olacak.

İsrail’in Joe Biden’da “endişe verici” bulduğu tek nokta, İran’a yönelik “müsamahakâr” tavrı. İran’la imzalanan nükleer anlaşmadan çekilen Trump yönetiminin aksine, Biden’ın İran’ı “sistem”e dâhil etmekten yana olduğu sır değil. Seçim sonuçlarının açıklanmasından itibaren İran kaynaklarından gelen çeşitli beyanlara bakılırsa, Tahran’ın Biden’a yönelik beklentileri epey fazla.

TAHA KILINÇ

https://www.yenisafak.com/yazarlar/tahakilinc/rutine-donus-2056756

 

  • BİDEN BU ÇİZGİYE SAHİP ÇIKABİLİR AMA TRUMP’IN KARARLARINI DA GERİ ÇEVİRMEYECEKTİR

Körfez ve İsrail ile ilişkiler de takip edilmesi gereken başlıklardan. Hiçbir ABD yönetimi Körfez’den gelen paraya ve İsrail’le ilişkilere yüz çevirmez. Biden da bu konuda bir istisna olmayacak. Bununla birlikte birtakım tarz değişiklikleri de beklenebilir. Zira Trump’ın Körfez-İsrail’e verdiği “açık çek”, Biden yönetiminde birtakım nüanslara tabi tutulabilir. Örneğin yerleşimlere destek ve Batı Şeria’nın ilhakı geleneksel Amerikan çizgisi değil. Biden bu çizgiye sahip çıkabilir ama Trump’ın kararlarını da geri çevirmeyecektir. Körfez’in ise başka bir düzlemde ele alınması lazım. Özellikle Biden’ın İran’la kuracağı ilişki Körfez-İsrail hattını endişelendiriyor. Eğer Biden İran’la müzakereleri benimserse bu hat bölgesel meselelere daha “realist” bakmaya başlayabilir. Kendilerine ürettikleri hayali düşmanları kenara koyup jeopolitik konuşmayı tercih edebilirler.

UFUK ULUTAŞ

https://www.aksam.com.tr/yazarlar/ufuk-ulutas/biden-sonrasi-abd-dis-politikasi/haber-1125330

 

  • TRUMP DÖNEMİNDE İSRAİL’İN ABD NEZDİNDEKİ SINIRSIZ KREDİSİ, BU YENİ DÖNEMDE KISITLANACAK GİBİ DURURKEN, BİDEN’IN İSRAİL İLE FİLİSTİNLİLERE YÖNELİK DAHA DENGELİ BİR YAKLAŞIM SERGİLEMESİ BEKLENEBİLİR

Trump yönetimi, bölgeyi refaha kavuşturacak gerçekçi bir iki devletli çözüm önerisi oluşturduklarını, İsrail'in güvenlik, Filistinlilerin devlet sorununa çözüm getirdiklerini dile getiriyor. Trump’ın planı kısa vadede taraflar arasında bir barış vaat etmiyor ancak yeni bir yaklaşımla bölgedeki gerilimi azaltmayı ve İran’a karşı cepheyi güçlendirmeyi amaçlıyor.

Reddetmelerine rağmen Clinton parametreleri, Filistinliler açısından en cömert plandı. Trump’ın planının da İsrail açısından en tatminkar plan olduğu şüphe götürmüyor. Plan fiili durumu kabul edip 1990’ların şartlarına geri dönülemeyeceğini her iki tarafa da hatırlatıyor. Ancak kısa vadede İsrail ile Filistin arasında doğrudan görüşmelerin başlayacağına yönelik bir emare bulunmuyor.

Trump’ın planı, bölgesel sorunlar nedeniyle geri plana itilen bu konuyu yeniden gündeme taşıdı. Statükoyu korumaya çalışan İsrail için Trump’ın planı avantajlı bir seçenek sunuyor. İsrail’e, uluslararası toplumu karşına almak pahasına tek taraflı adımlar atmak yerine Filistinlilerle doğrudan görüşmelere başlamanın bir yolunu bulması tavsiye edilebilir. Filistinliler için ise, bu konu gittikçe bölgesel güçlerin ve uluslararası toplumun gündeminden düşüyor. ABD’nin Orta Doğu’ya ilgisinin azaldığını, İsrail’in de Arap ülkeleriyle yakınlaşması göz önüne alındığında, şu an sürdürmekte oldukları her şeyi reddetme politikası yerine çekincelerini ve taleplerini açık ve net bir biçimde dile getirmeleri yolunu seçmeleri tavsiye edilebilir. Daha önceki barış planlarına oranla daha dezavantajlı durumda oldukları, bu durumdan kurtulmak için bir diyalog kapısı açmak amacıyla diplomatik girişimlerde bulunmaları gerektiği söylenebilir. ABD’nin ise, Filistinlileri baskı yoluyla barış görüşmelerine dahil etme politikasını değiştirmesi gerekiyor. Planın açıklandığı salonda Trump, başarılı olması için planın Filistinlilerin de taleplerini yerine getirmesi gerektiğini söylemişti.[31] Bu söylem ABD nezdinde gerçeğe dönüşmeli ve barış görüşmelerinin başlayabilmesi için Filistinlilerin de güvenini kazanacak bazı adımların atılması gereklidir.

Kasım 2020 seçimlerinin ardından ABD, Joe Biden ve Kamala Harris yönetiminde yeni bir döneme hazırlanıyor. Yeni yönetim öncelikle iç sorunlarla uğraşacak gözükse de, İsrail-Filistin konusu da gündemine gelecektir. Bu konudaki en önemli ipucunu Harris’in Ekim sonu Arab American News’e verdiği röportajdan[32] alıyoruz. Harris, iki devletli çözüme bağlılıklarını belirtirken yerleşimlerin genişletilmesi ve ilhak gibi tek taraflı adımlara karşı olduklarını söylüyor. Doğu Kudüs’teki Amerikan konsolosluğunun ve Washington’daki FKÖ bürosunun yeniden açılması için çalışacaklarını belirtiyor. Filistin ve İsrail halkının özgürlük, güvenlik, refah ve demokrasiye ulaşabilmeleri için çabalayacaklarını söylüyor.

Trump döneminde İsrail’in ABD nezdindeki sınırsız kredisi, bu yeni dönemde kısıtlanacak gibi dururken, Biden’ın İsrail ile Filistinlilere yönelik daha dengeli bir yaklaşım sergilemesi beklenebilir. ABD’nin, 1995 yılında aldığı kararı uygulamak üzere Trump döneminde gerçekleştirilen büyükelçiliğin Kudüs’e taşınması konusunda geri adım atması ise pek olası değil. Biden’ın olası bir barış planında Trump’ın planını temel alıp almayacağı ise henüz belirsiz. Ancak Biden’ın Suudi Arabistan’a insan hakları ihlalleri nedeniyle baskı uygulamaya kararlı olması, Biden’ın da desteğini alan İsrail ile Körfez ülkeleri arasındaki açılımı olumsuz etkileyebilir.

KAREL VALANSİ

https://www.istanpol.org/post/i-srail-filistin-%C3%A7at%C4%B1%C5%9Fmas%C4%B1na-bir-bak%C4%B1%C5%9F-bar%C4%B1%C5%9F-planlar%C4%B1n%C4%B1n-rol%C3%BC-ve-gelece%C4%9Fi

 

  • ÜNİVERSİTE İÇİN İSRAİL’E GÖÇ ETMİŞ, BÜROKRASİDE EPEY YÜKSEK BİR YER EDİNMİŞ, KUZGUNCUKLU BERBERİN OĞLU, SEVİMLİ BİR İSTANBUL ÇOCUĞU OLAN DAVİD ASLAN’IN YARDIMI İLE İSRAİL’DE SAHİDEN HARİKA BİR KAÇAMAK TATİL YAPTIM

Nuhuset suratlı herif ilk kez gülümsedi. Bana bakıp "Yaşlı kurt ha" dedi. Vay adi vay! Meğer o da Almancayı iyi kıvırıyormuş. Sonra kalktı odanın öbür ucundaki telefonda bir yerleri aradı. Pasaportlara bakarak, notlar alarak ve sanki İbranice anlayacakmışım gibi fısıltı ile konuşmaya başladı.

Bana saatler gibi gelen on dakikalık bir konuşmadan sonra adam yeniden masaya döndü. Pasaportlarımı ve pusula gibi bir kağıt parçası uzattı:

– İsrail’e hoş geldiniz. Meslek referanslarınız kusursuz. Bizi anlayışla karşılayın lütfen. Ha, bir de bir ihtiyacınız olursa bu numaradan David Aslan’ı arayın. Her konuda size yardımcı olacak.

Kız da gamzelerini iyice belirginleştirerek gülümsedi.

Üniversite için İsrail’e göç etmiş, bürokraside epey yüksek bir yer edinmiş, Kuzguncuklu berberin oğlu, sevimli bir İstanbul çocuğu olan David Aslan’ın yardımı ile İsrail’de sahiden harika bir kaçamak tatil yaptım.

1997’yi 1998’e bağlayan yılbaşı akşamı da Türkiye’ye döndüm ve ucu ucuna da olsa evdeki yılbaşı sofrasına yetiştim.

AYDIN ENGİN

https://t24.com.tr/yazarlar/aydin-engin/cifte-pasaportla-israil-sinir-kapisinda,28701

  • Takılan tweetler
  • Emily Schrader - אמילישריידר@emilykschrader

#Dubai supermarket

https://twitter.com/emilykschrader/status/1327611802813947909

  • Ayşe Akçaağaç @aysanaaaa

Göbek taşının hemen karşısında çok küçük Gaziantep'te "Gulleytin"denilen asıl adı "Mikve"olan bir bölüm. Burayı Musevi müşteriler manevî temizlik amacıyla kullanırmış.Musevilerin manevî arınmaya ihtiyaç duyduğu zamanda, lohusa, gelin ve güvey hamamlarında hanımların özel günlerinin bitiminde dalıp çıktıkları saf sudan oluşan Mikve havuzunun en önemli özelliği suyun sürekli olarak tazelenmesi ve durağan olmamasıymış.

https://twitter.com/aysanaaaa/status/1327209401070084096

  • Karel Valansi@karelvalansi

11 Kasım 1942 - Türkiye'de varlıkları istenmeyenlerin ağır vergi yüküyle cezalandırıldığı, ödeyemeyenlerin Aşkale’de çalışma kampına yollandığı Varlık Vergisi'nin kabulünün yıldönümü

https://twitter.com/karelvalansi/status/1326390647859900417

  • amele@okurkazar70

Varlık Vergisi Kanunu'nun esasen ırkçı amaçlarla hazırlandığını, bu ülkedeki Hıristiyan ve Yahudi azınlığa ne kadar büyük acılar yaşattığını bugün hepimiz biliyoruz. Ama zamanın gazetelerinde amaç, epeydir eleştiri konusu olan ihtikarla/vurgunculukla mücadele gibi gösteriliyordu.

Cemal Nadir'in bu karikatürü tipik bir örnek; Zekeriya Sertel'in bu yazısı da (bu konudaki epey yazısı arasından numunelik bir tane seçtim) öyle. Zamanın gazetecileri amacın gerçekten savaş vurguncularının gayri meşru yollarla edindikleri servete el konması olduğunu zannetmiş de olabilirler; bunu çok iyi bilmediğimizi hesaba katmak lazım. Ama uygulamadaki apaçık ayrımcılık çok insanın gözünü açmış.

https://twitter.com/okurkazar70/status/1326929173223452672

  • Israel in New York@IsraelinNewYork

#Israeli-Etiyopya topluluğu,#Sigd Yahudi halkı, Tanrı ve Tevrat arasındaki antlaşmanın yenilenmesine işaret eden tatil.

Mutlu Sigd !

https://twitter.com/IsraelinNewYork/status/1328005237941133313

  • Tulin DALOGLU@TulinDaloglu

İsrail'in Bakü'deki Büyükelçisi, bombalamadan sonra Gence'yi ziyaretinde 12 yaşındaki bir çocuğa verdiği sözü tutamadığını; ağır yaralanan 13 yaşındaki arkadaşı Artur'u kurtaramadıkları için üzgün olduğunu ifade ediyor. İnsani, ve samimi bir paylaşım. Okuyalım https://twitter.com/GeorgeDeek/status/1328312737768873989

https://twitter.com/TulinDaloglu/status/1328331336453591040

  • Anne@AnneDestiny1

İsrail'deki Türk Yahudileri, şu anda İsrail Devleti içinde ikamet eden Türk Yahudi Yahudi topluluklarının göçmenleri ve torunlarıdır. Sayıları 77.000 civarındadır.

https://twitter.com/AnneDestiny1/status/1317798082474639360

  • İbranice Dil Merkezi@ibranicemerkezi

İsrail'in önde gelen tv kanallarından Kann, Başbakan Netanyahu'nun ABD seçim sonuçlarına karşı tutumunu mizahi (!) bir şekilde izleyicisine aktardı.

Biz de sizler için çevirdik :)

#ShabatShalom

@kann

 #זהו_זה_2020

https://twitter.com/ibranicemerkezi/status/1325089254997897218

 

  • Netten okumalar - Linkler
  • TARİHİ SİNAGOGLAR RESTORE EDİLİYOR – ORHAN BEŞİKÇİ

https://www.milliyet.com.tr/yazarlar/orhan-besikci/tarihi-sinagoglar-restore-ediliyor-6352404

  • KOŞER MUTFAĞI DUBAİ'YE GELDİ: YAHUDİLERİN YEMEK İÇİN RİAYET ETTİĞİ KURALLAR NELERDİR?

https://tr.euronews.com/2020/11/10/koser-mutfag-dubai-ye-geldi-yahudilerin-yemek-icin-riayet-ettigi-kurallar-nelerdir

  • BİDEN’İN SEÇİM ZAFERİ FİLİSTİN’İ SEVİNDİRİRKEN, İSRAİL'DE İSE OLASI ETKİLERİ KONUŞULUYOR – MUSTAFA DEVECİ

https://www.aa.com.tr/tr/dunya/biden-in-secim-zaferi-filistin-i-sevindirirken-israilde-ise-olasi-etkileri-konusuluyor-/2037013

  • İSRAİL'İN BİDEN'DAN BEKLENTİSİ NE - RAFAEL SADİ

https://odatv4.com/israilin-bidendan-beklentisi-ne-10112016.html

  • BELÇİKA YAHUDİ MÜZESİ YENİLENİYOR

https://www.arkitera.com/haber/belcika-yahudi-muzesi-yenileniyor/

  • VARLIK VERGİSİ’NİN 78. YILI: AZINLIKLARI YIKIMA GÖTÜREN VARLIK VERGİSİ NEDİR?

https://kronos34.news/tr/varlik-vergisinin-78-yili-azinliklari-yikima-goturen-varlik-vergisi-nedir/

  • İSRAİL’DE CEMİL MERDAM BEY'İN ‘ÇİFTE AJAN’ OLDUĞU İDDİALARI

https://turkish.aawsat.com/home/article/2625326/i%CC%87srail%E2%80%99de-cemil-merdam-beyin-%E2%80%98%C3%A7ifte-ajan%E2%80%99-oldu%C4%9Fu-iddialar%C4%B1

  • LÜBNAN İLE İSRAİL ARASINDA KARA VE DENİZ SINIRI ANLAŞMAZLIĞI SÜRECİ - EKREM BİÇEROĞLU, SAFİYE KARABACAK

https://www.aa.com.tr/tr/dunya/lubnan-ile-israil-arasinda-kara-ve-deniz-siniri-anlasmazligi-sureci/2043499

  • BİDEN VE İSRAİL-FİLİSTİN UZLAŞISI - NEBİL AMR

https://www.indyturk.com/node/271641/d%C3%BCnyadan-sesler/biden-ve-i%CC%87srail-filistin-uzla%C5%9F%C4%B1s%C4%B1

  • YÜZYILIN CASUSU EŞREF MARVAN

https://serbestiyet.com/featured/yuzyilin-casusu-esref-marvan-45256/

 

  • Instagram’dan
  • israelinturkey

Modern ve laik Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, 20. yüzyılın en büyük liderlerinden biri olan #Atatürk'ü ölümünün 82. yılında saygıyla anıyoruz.

Fotoğraflar: Atatürk Heykeli Beersheba/İsrail

https://www.instagram.com/p/CHZxX_tg-wp/

  • Bir Makale
  • SİREN BORA - İZMİR BEİT HİLLEL SİNAGOGU’NUN TEFİLA DEFTERİ VE MUSTAFA KEMAL PAŞA’YA HANOTEN TEŞUA DUASI

https://www.academia.edu/34099926/Siren_Bora_%C4%B0zmir_Beit_Hillel_Sinagogu_nun_Tefila_Defteri_ve_Mustafa_Kemal_Pa%C5%9Fa_ya_Hanoten_Te%C5%9Fua_Duas%C4%B1

  • Nostalji Köşesi

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Mozotros Ailesi-İrvin MANDEL

Mozotros Ailesi-İrvin MANDEL

Tünelin Ucu-İzel ROZENTAL

Tünelin Ucu-İzel ROZENTAL