26 Ocak 2021 Salı 06:18
2n14

Asara BeTevet orucu

Tevet ayının 10´u anlamına gelen ve Şabat gününe bile rastlasa tam olarak o günde tutulan Asara BeTevet orucu bu yıl 25 Aralık Cuma sabahı gün doğmadan başlayıp, aynı günün akşamı Arvit çıkışı son buluyor.

Nazlı DOENYAS Kavram 9701 görüntüleme 1 yorum
23 Aralık 2020 Çarşamba

Tevet Ayında Gerçekleşen Acı Olaylar

Asara BeTevet orucu, Yahudi tarihini derinden yaralayan ve Kutsal Tapınağın yıkılışına giden olayların başladığı gün olan 10 Tevet günü tutulur. Asara BeTevet, Bet Amikdaş’ın yıkılışı ile ilgili Yahudi takviminde yer alan üç oruçtan ilkidir. Asara BeTevet (10 Tevet) günü Babil Kralı Nebukadnezar Yeruşalayim'i kuşatmaya başlar. Bundan birkaç yıl sonra 17 Tamuz’da da Yeruşalayim'in surlarında gedik açmayı başarır. Bundan birkaç hafta sonra 9 Av'da (Tişa BeAv), Şehina -Tanrı'nın Kutsal Varlığı'nın bu dünyada ikamet ettiği yer- Bet Amikdaş yıkılır. Bet Amikdaş’ın yıkılışı, her Yahudi’nin yaşamının her günü, özellikle de mutlu günlerinde hatırladığı ve yenisi kurulana dek mutluluğunun tam olamayacağının bilincinde olduğu derin bir eksikliktir.

 Biblik zamanlardan beri tutulan Asara BeTevet orucu, bu yıl 25 Aralık Cuma günü tutuluyor.

Asara BeTevet - Kuşatma ve Antisemitizm

Londra ve Birleşik Krallık eski Başhahamı Lord R. Jonathan Sacks (zt”l), Asara BeTevet’te başlayan kuşatmanın Tevet ayında gerçekleşen olaylar ve antisemitizm ile bağlantısını ele alıyor, bunları bugünümüze nasıl uyarlayabileceğimiz hakkında bize yol gösteriyor.

“Asara BeTevet’te tutulan oruç günü, bu dönemde Tevet'in 8 ve 9'unda meydana gelen biri trajik diğeri belki de doğal, başka iki tarihi olayla da ilgilidir. Tevet'in 8’i, İbranice Tora - Tanah'ın MÖ 3. yüzyılda İskenderiye'de II. Ptolemy döneminde başka bir dile -Yunancaya çevrilmesinin yıldönümüdür. Hahamlar, bunu büyük bir başarı olarak görmek yerine, korkunç bir trajedi, İsraeloğulları’nın altın buzağı yaptıkları gün kadar yıkıcı bir olay olarak kabul ederler. Ve Tevet'in 9’u, geleneğimizde kendisi ve Nehemya Babil'den döndüğünde Tora’yı tekrar halkın hayatında yeşerten Ezra'nın ölümünün yıldönümü olarak bilinir.”

Sacks, onların anısına oruç tuttuğumuz bu üç olay arasında bir bağlantı olup olmadığını sorgular. R.Sacks’a göre Tevet ayın başlarında gerçekleşen bu üç olay arasında kesinlikle bir ilişki var. “Asara BeTevet, kuşatma altındaki Yahudi halkını temsil eder. Kuşatma altında olmaya iki şekilde tepki verebiliriz. Bunun için durup kendimize bakmamız gerekiyor. Baktığımızda kendimizi çevremizdeki dış dünyaya, tehdit edici gibi görünen dünyaya uyum sağlarken ve onun kültürünü içselleştirmeye çalışırken mi görüyoruz? Yoksa kendimizi içsel olarak güçlendirmemizin yolunu, kendimizle beraber diğer insanların hayatlarında da Tora öğretileri ve maneviyatı güçlendirerek mi buluyoruz? Ezra ve onun gibi düşünenlerin kuşatmaya tepkileri bu ikinci şekildeydi.”

R.Sacks, ilk tepkinin yani uyum sağlamak ve başka bir kültürün içinde eriyip yok olmanın tarih perspektifinden bakıldığında gerçekten trajik sonuçlara yol açtığını görebileceğimizi belirtir: “Kimileri belli dönemlerde Yahudiliği Yunan kültürüne uyarlama ihtiyacı hissetti ve gerçek şu ki bu, oldukça etkili bir şekilde antisemitizmin doğuşuna yol açtı. MÖ 3. yüzyıl civarı İskenderiye'de bilindiği gibi Yahudilerin Mısır’dan Çıkış hikayelerini anlatmaları Mısırlıları son derece sinirlendirir ve bunun sonucunda Mısırlı Manetho adlı bir rahip Mısır’dan Çıkış hikayesini dehşet verici bir algı yönetimi ile revize ederek o dönem Yahudilerinin cüzzamlı olduğunu iddia eder. Buna göre Paro aslında kendisi Yahudilerden kurtulmak ister ve Yahudilerin lideri Moşe, “Halkımı bırakın gitsinler” demek yerine “Halkımı bırakın kalsınlar” der. Manetho, muhtemelen antisemitizmin doğuşu ve tarihindeki en önemli karakterlerden biridir. Diğer insanlar gibi olmaya çalışmak gerçekten işe yaramıyor.

Ezra'nın halkın iç kaynaklarını güçlendirme başarısının ise o günlerden bu güne kadar devam eden olumlu sonuçları oldu. Ezra gerçekten de tarih boyunca yenilgi, sürgün ve diğer her türlü dış tehditten kurtulacak yaşayan bir medeniyet olarak kalacak Yahudiliğin temellerini sağlam bir şekilde attı. Ezra’nın o dönemki eylemleri, her şart ve koşulda hayatta kalmaya ve gelişmeye devam etmemizi sağladı.”

R.Sacks’a göre Asara BeTevet’ten almamız gereken ders aslında tam olarak bu. “Günümüzde maalesef antisemitizmin açık bir şekilde Yahudi dünyasına, özellikle Avrupa ve Amerika'ya geri döndüğünü görüyoruz ve Yahudiler de bunu derinden hissediyor. Asara BeTevet, işte bu kuşatma altında olma duygusunu temsil ediyor. Ancak tepki vermenin yolu, geniş toplumun kültürel zorunluluklarına boyun eğmek ve öylece ortadan kaybolmaya çalışmak değildir. Tarih boyunca görüldüğü gibi bu yol işe yaramıyor. Kuşatmaya verilecek doğru reaksiyon Ezra gibi kendimizi spiritüel olarak güçlendirmek olmalıdır. Çünkü Zeharya'nın Hanuka aftarasında dediği gibi, ‘Lo behayil velo bakoah, ki im beruhi. /Tanrı der ki: Güçle, kuvvetle değil-bunlar kesinlikle gerekli olsa da- ancak Benim Ruhum’la başaracaksın. (Zeharya 4: 6)

Asara BeTevet'i şimdiden başlayarak sonsuza dek kendi ruhumuzu ve bizimle birlikte halkımızı da spiritüel olarak güçlendireceğimiz bir an olarak alalım. Ve bunun sonucu, bizim tüm kuşatmalardan daha uzun süre yaşamaya devam etmemiz ve Yahudi halkının özüne dönmesinde kendi üzerimize düşeni yapmamız olacaktır.”

KISA KISA ASARA BETEVET

İsmi: Asara BeTevet, Tevet ayının 10’u anlamına gelir. Tevet ayı, Tora’da ayların başı olarak kabul edilen Nisan ayından başlandığında 10. aydır.

O Gün Ne Oldu: MÖ 588 yılının, Asara BeTevet günü Babil Kralı Nebukadnezar, Yeruşalayim'i kuşatmaya başlar. Bundan birkaç yıl sonra 17 Tamuz’da (Şiva Asar BeTamuz) Yeruşalayim'in surlarında gedik açmayı başarır. Bundan birkaç hafta sonra 9 Av'da (Tişa BeAv),Tanrı'nın Kutsal Varlığı'nın yeryüzünde ikamet ettiği yer olan Kutsal Tapınak Bet Amikdaş yıkılır. Bu yıkılış, İsrael'in Yehuda Krallığı'nın sonu, Yahudi halkının Babil sürgününün de başlangıcı olur. Asara BeTevet’te başlayan kuşatma, Bet Amikdaş’ın yıkılışına götüren olayların başlangıç noktası, ilk çıkış yeriydi.

Neden Oruç Tutuyoruz: Takvimdeki oruç ve özel günler, o dönemin olaylarına bugünkü düşünce şeklimizle bakma, bugünümüzü sorgulama ve kendimizi ve etrafımızı daha iyi hale getirmek için ne yapabileceğimiz üzerine yoğunlaşma fırsatı verir.

Nerede Bahsedilir: Tora’nın beş kitabında bahsedilmeyen Asara BeTevet’e Tanah’ın Peygamberler ve Krallar bölümlerinde rastlarız:

*“Dördüncü, beşinci, yedinci ve onuncu ayların oruçları.(Zeharya 8:19).

* “Sidkiya’nın krallığının dokuzuncu yılında, onuncu ayın onuncu günü, Babil Kralı Nebukadnessar bütün ordusuyla Yeruşalayim önlerine gelip ordugah kurdu.” (2.Krallar 25 :1 ve Yeremya 52:4)

* “Sürgünlüğümüzün dokuzuncu yılı, onuncu ayın onuncu günü Tanrı bana şöyle seslendi: Ey insanoğlu, bu günü, bu günün tarihini tam olarak yaz. Çünkü Babil Kralı tam olarak bu günde Yeruşalayim’i kuşatmaya başladı.” (Ezekiel 24:1-2)  

Şabat Gününe Gelse de Tutulan Oruç: Pasukta (Ezekiel 24:1) “Beetsem Ayom Aze /Tam Olarak Bu Günde” dediği, için, bu yıl olduğu gibi Asara BeTevet’in cuma gününe rastlaması durumunda da, Şabat akşamı Arvit’ten çıkana kadar bu oruç tutulur.

Yahudi takviminin hesap ayarlamalarına göre, Asara BeTevet hiçbir zaman cumartesi gününe gelmez, ama gelseydi, yine tam olarak o günde tutulacaktı.

Oruç Kuralları: Asara BeTevet, , bar/bat mitsva yaşını geçmiş olan herkesin, anlamını bilerek tutması gereken önemli bir oruç günüdür. Hastalar, hamile ve süt veren kadınlar bu orucu tutmaktan muaftır. Fakat onlar da, bu günde et, güzel, keyifli yemekler yememeli, sadece gereksinimlerini karşılayacak kadar ve sade şeyler yemelidir.

Asara BeTevet orucu; Ester orucu, Şiva Asar BeTamuz ve Gedayla oruçları gibi alot aşahar sabah gün doğmadan -bu sene 25 Aralık Cuma sabahı başlar. Önceki akşam, 24 Aralık Perşembe akşamı, geç saatte bile yatılsa, yatana kadar yemek yenilebilir.

Asara Betevet, Ester orucu, Şiva Asar Betamuz ve Gedayla oruçlarında, yemek içmek dışında başka fiziksel kısıtlama yoktur. Yıkanmak, orucu bozmayacak şekilde dişleri fırçalamak, deri ayakkabı giymek, iş yapmak serbesttir.

Genel Kadiş Söyleme Günü:1948 yılında, İsrail Hahambaşılığı, Asara BeTevet’e “Yom ha-Kaddish ha-Klali” anlamını ekledi. II. Dünya Savaşı’nda Nazi Soykırımında hayatını kaybeden, ölüm tarihleri bilinmeyen ve kurtulan yakınları da olmadığından kendileri için Kadiş Duası’nı okuyacak kimsesi olmayan Yahudiler için genel Kadiş söyleme günü olarak ilan edildi.

 

Oruç Tutmak Nedir?

Asara BeTevet, Bet Amikdaş’ı kaybetmemize giden yoldaki ilk durak taşı idi. Tarihte yaşanmış acı olayları hatırlamak, ancak bunların bize anlatmak istediklerini içselleştirmeyi denediğimizde amacına ulaşabilir. Oruç, sadece yemek yemek ve su içmekten imtina etmekten oluşuyorsa yalnızca bir araç olmaktan öteye gidemez. Orucun asıl amacı, durup düşünmek, hayatımızı, yaptıklarımızı gözden geçirmek, Tanrı’nın benzeyişini hayatımızın hangi alanlarında yansıtıp nerelerde eksik kaldığımızı fark etmek ve eksikliklerimizin bilincine varıp bunları tamamlamaya niyet etmeye yoğunlaşmamızı sağlamaktır. Bunları yapmadan sadece oruç tutmanın Tanrı Gözü’nde bir anlamı olmayacağını, Tanrı’nın nasıl oruç tutmamızı istediğini Peygamber Yeşayau’nun ilettiği Tanrı’nın Sözlerinde detaylı olarak görebiliyoruz.

“Bugünkü gibi oruç tutmakla sesinizi yükseklere duyuramazsınız. İstediğim oruç bu mu sanıyorsunuz? İnsanların isteklerini denetlemesi gereken gün böyle mi olmalı? Kamış gibi baş eğip çul ve kül üzerine mi oturmalı? Siz buna mı oruç, Tanrı’yı hoşnut eden gün diyorsunuz? Benim istediğim oruç ezilenleri özgürlüğe kavuşturmak, yiyeceğinizi açla paylaşmak değil mi? Barınaksız yoksulları evinize alır, çıplak gördüğünüzü giydirir, yakınlarınızdan yardımlarınızı esirgemezseniz, ışığınız tan gibi ağaracak, çabucak şifa bulacaksınız. O zaman Tanrı yardım çağrılarınızı yanıtlayacak, O’nu çağırdığınızda ‘İşte Buradayım’ diyecek. (Yeşayau 58:4-9).

Zeharya Peygamber’in müjdelediği oruç günlerinin bayram günlerine dönüşeceği güne kadar oruçları ne şekilde tuttuğumuz elbette ki Tanrı tarafından farkedilmektedir. “Herkesin yüreğini yaratan, yaptıkları her şeyi anlayan O’dur.” (Teilim 33:15)

 

Acı ve Umut

Bet Amikdaş’ın yıkılması sadece bir binanın yok olması değil, Yahudiliğin değerlerinin, temel yapısını oluşturan taşların bir bir devrilmesiydi. Bilgelerimize göre I. Bet Amikdaş’ın yıkılma sebepleri putperestlik, cinsel ahlaksızlık ve cinayetti.70 yıl süren Babil sürgününden sonra Yeruşalayim’e geri dönen Yahudiler tarafından kurulan II. Bet Amikdaş, ilk tapınağın yıkılışından sonra gereken dersleri aldığımız, artık kimliğimizi oluşturan Yahudi değerlerimize bağlı kalmaya daha fazla özen göstereceğimiz umudunu simgeliyordu. Ne acı ki II. Bet Amikdaş’ın yıkılmasının en önemli sebebi sinat hinam-sebepsiz nefret olacaktı. III. Bet Amikdaş’ın bugün hâlâ kurulamamış olması, bu konuda gereken dersleri henüz almamış olduğumuzu gösteriyor.

Her şeye Egemen Tanrı diyor ki, ‘Dördüncü, beşinci, yedinci ve onuncu ayların oruçları Yehuda halkı için sevinç, coşku dolu mutlu bayramlar olacak. Bu nedenle gerçeği ve barışı sevin.” (Zeharya 8:19)

Zeharya Peygamber, Yeruşalayim’deki Kutsal Tapınağın düşüşünü ve yıkılışını andığımız bu oruç günlerinin, tapınağın yeniden inşa sürecinde sevinç ve mutluluk günleri olacaklarını müjdeliyor.

Bize düşen elbette ki oturup bunun gerçekleşmesini beklemek olmamalı.

Bu yas günlerinin mutlu bayramlara dönüşmesine katkıda bulunmak, aslında her birimizin amaç ve sorumluluğu. Bunun için yapmamız gereken öncelikle hayatımızda bir an durmak ve düşünmek. R.Sacks’ın dediği gibi kendimizden başlayarak değerlerimize, kültürümüze, spiritüel mirasımıza sahip çıkmak, içimizdeki ışığın etrafımıza yayılmasına fırsat vermek.

Buna ek olarak nasıl ki kendi kültürümüzü ve değerlerimizi korumaya çabalıyorsak, tüm insanların Tanrı’nın benzeyişinde yaratıldığını hatırlayıp, farklı kültürlere de kendimiz için beklediğimiz saygıyı göstermek. Sebepsiz nefretin yerine sebepsiz sevgiyi koymak. Tora yolunda giderken Tora’nın ana öğretilerinden olan “Akranını kendin gibi sev.”(Vayikra 19:18) ilkesini leylekler gibi sadece bize benzeyenlere değil, Tanrı’nın Görüntüsünde tüm yaratılanlara dalga dalga yaymak.

Üçüncü Bet Amikdaş’ı kendi içlerimizde kurmanın sırrı belki de Tora’nın temelini bir cümle ile özetleyen İlel’in her daim geçerliliğini koruyan sözlerinde gizlidir: “Sana yapılmasını sevmediğin bir hareketi sen de başkalarına yapma.(Talmud- Şabat 31a)

 

Asara Be’Tevet Orucu, Tarihi ve Felsefesi: http://www.sevivon.com/index.php?option=com_content&view=article&id=1373:asara-betevet-tevet-ayinin-onuncu-gunu&catid=34&Itemid=216

Önemli Not: Yazıda kısa bir özet olarak verilmiş olan bilgiler, okuyucuya bu konular hakkında fikir vermek amacıyla Inside Time, The Book of Our Heritage, Tevrat-Tora,Neviim, Ketuvim, Yahudilik Ansiklopedisi, Tora-Vayikra kitaplarından ve rabbisacks.org, www.chabad.org, www.aish.com, www.torahtots.com, www.ou.org,  yutorah.org, https://ohr.edu, www.inner.org, https://mizrachi.org, sevivon.com sitelerinden derlenerek hazırlanmıştır. Cemaatlerin farklı gelenekleri ve uygulamaları olabildiği için Özel Günler ve uygulamalar hakkında en doğru ve detaylı bilgiler için, cemaatin kendi Rabi’lerine başvurması gerekir.

*Katkıları için Rav İzak Peres’e teşekkür ederiz.

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın

İLGİLİ HABERLER

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

GZ

MOZOTROS AİLESİ

MOZOTROS AİLESİ

TÜNELİN UCU

TÜNELİN UCU