25 Temmuz 2021 Pazar 18:21
Radisson

Pandora´nın kutusu

Antik Yunan filozofu Eflatun “İlk ve en önemli zafer kendini zapt etmektir” demiş. Eğer bu alanlarda zorluk çeken bir çocuğunuz ya da genciniz varsa ona kendini zapt etmeyi öğretmek gerekiyor olabilir…

Aylin GERON Yaşam 9477 görüntüleme
6 Ocak 2021 Çarşamba

Hepimiz özel günlerin dönüm noktası olmadığını biliriz ama yine de tüm sihri ve mucizeyi o günün kendisinden de bekleriz…

Şu geçtiğimiz döneme hızlıca göz atalım…

Aralık ayı mucizeler ayı. Hanuka ile başladık… Sekiz gün yanan mumun mucizesiyle bağlantıya geçtik. Dilekler, hayaller, şifa arayanlara dualar döküldü dilimizden.

21 Aralık günü 800 yıl sonra Satürn ile Jüpiter kavuştu. Dilekler dilendi. Geride bırakılacakları attık bir kara deliğe; yenileri listeledik.

31 Aralık gecesi saat 00.00 olmadan yine yeni yıl için dilekler, hayaller, niyetler sıraladık…

Ve artık 2021’deyiz…

Ocak ayının ilk günleri geçti bile…

Ufak bir muhasebe yapalım…

Kaçınız ertelediği işlere el attı?

Kaçınız değişim için harekete geçti?

Kaçınız adım attı?

Ne kadar küçük de olsa adım atanları kutluyorum ve devamlılık diliyorum.

Başarmak için işte bu küçük adımları atmak gerekiyor ama yetmiyor. Hedefe giden yolda adım atmayı sürdürebilmek önemli.

Basit görünen ama aslında bir o kadar karmaşık bir kavramdan bahsedeceğim: otokontrol veya başka bir deyişle özdenetim: Kişinin kendi düşüncelerini, davranışlarını ve hislerini yönetebilme becerisi.

Hedef koymak ve hedefe ulaşmak için ihtiyacın olan yakıt. Yeterli yakıtı varsa başarılı, tatmin, sağlıklı ve mutlu oluyor insanlar. İyi olma halini besliyor.

Ne güzel…

Çocuklar ve gençler

Evet, güzel; ancak her güzel şeyi hayatımıza katamıyoruz… Doğuştan bu beceriyle doğmuyoruz. Çocukluktan itibaren ufak dozlarda ve ergenlik ile birlikte tam gaz hayata katılması desteklenmeli. Gençlerle yaptığım seanslarda çarpıcı bir şekilde öne çıkıyor bu becerideki yetersizlikler. Maalesef birçoğu özdenetimin ne olduğunu, hayata nasıl entegre edilebileceğini bilmiyor.

Evdeki çocuklar, gençler ne durumda diye merak edenler için şuraya bir kontrol listesi bırakıyorum:

(Her çocuk kendi hızında gelişir ve bazılarınınki daha uzun sürer gerçeğini hatırlayarak bu listeye bakmanızı öneririm.)

  • Birilerinin sözünü sıkça keser mi?
  • Sürekli konuşanlardan mı?
  • Sırasını beklemek onun için zor mudur?
  • Kolaylıkla vazgeçer mi?
  • Eleştirilmeye tahammülsüz müdür?
  • Yerinde durmakta zorlanır mı?

Antik Yunan filozofu Eflatun “İlk ve en önemli zafer kendini zapt etmektir” demiş. Eğer bu alanlarda zorluk çeken bir çocuğunuz ya da genciniz varsa ona kendini zapt etmeyi öğretmek gerekiyor olabilir:

Sosyal ortamlara uyum sağlamaktan tutun, problem çözmek, karar almak, planlama yapmak, önceliklendirme gibi yönetsel becerilerin hepsi özdenetim şemsiyesinin altında toplanıyor. Ve bu beceriye sahip olanlar

  • İstediğinin gerçekleşebilmesini bekleyebilen,
  • Fiziksel olarak sakin kalabilen,
  • Davranışlarının etki alanını izleyebilen,
  • Bir durum karşısında neler olabileceği ile ilgili öngörü oluşturabilen ve bu öngörüye uygun davranabilen,
  • Hayal kırıklığı ve öfke gibi zorlayıcı duyguları yönetebilen,
  • Hazzı erteleyebilen,
  • Hedef koyabilen,
  • Koyulan hedefe yönelik eylem planı oluşturabilen,
  • Stratejik hareket edebilen genç yetişkinler oluyorlar.

Modern dünya da hâlâ aynı şeyleri savunuyor. Bu konuda en etkileyici bilimsel araştırma 2005 yılında Angela Duckworth ve Martin Seligman gerçekleştirdi: Başarı için IQ mu daha önemli yoksa otokontrol mü? Bu araştırma otokontrolü gelişmiş lise öğrencilerinin, IQ’su yüksek öğrencilerden iki kat daha başarılı olduklarını ortaya koydu. (Bu araştırmanın detaylarını Duckworth’ün AZİM adlı kitabında okuyabilirsiniz)

Akademik başarı için zekâ geliştirici çalışmalardansa otokontrolü geliştirmeye zaman harcamak daha etkili diyebiliriz.

Peki nasıl? İşte formül:

  • Kendini tanı. Güçlü yönlerini bil.
  • Zaaflarını kabul et. Kabul edersen başa çıkarsın.
  • Seni zorlayan durumları delege et.
  • Baştan çıkartacak şeylerden uzak dur! Gözden ırak gönülden de ırak, unutma! At, kaldır, sil…
  • Hedef koy. Nereye gittiğini bilmeden yola çıkanlar da bir yerlere varır elbet; ancak varılan yer ulaşılmak istenen yer midir?
  • Her gün hedefin uğrunda bir şey yap. Az da olsa her gün…
  • Özenle düzenli bir şekilde çaba sarf et.
  • Yeni alışkanlıklar ve ritüeller edin.
  • Sınırlarını zorla.
  • Önceliğini her gün kendine hatırlat. On tane önceliğin varsa hiç yok demektir.
  • Her zaman bir B planın olsun.
  • Şefkatli ol. Düşmek normal. Yerden kalkmak önemli.
  • Arada takılırsan önce kendini affet ve yola devam et.

Zihin gücü

İrade? O nerede? Ya da hazzı erteleme? Dürtü kontrolü?

Asıl başımıza işleri açan Cennet Bahçesinde Adem’in elmayı yemesi de kendini zapt edememesi değil mi?

Ya da Yunan mitolojisindeki Pandora’nın kutusu? Açma deyince açılan, yeme denince yenilen şeyler değil mi asıl bizleri zorlayan?

Antik Roma İmparatoru Marcus Aerelius, “Sahip olduğun tüm güç zihninde; dışardaki olaylarda değil. Bunu fark ettiğinde dayanıklılığın ile buluşursun” derken işte tam da bunu söylüyor.

Zihnini kontrol et… Ötesi boş.

Herkes gelecekte harika biri.

Mesele şimdiye hükmetmekte.

Tek sahip olduğumuz şu an.

Şu an için ne yapabilirim? Ona bakmalı.

Malum, her şey dengedeyse güzel. Aşırılıklar, her iki uç nokta kendine göre zorluk getiriyor hayatı yaşama şeklimize.

Bu yüzden son olarak özdenetimi çok gelişmişler için de birkaç sözüm var.

Duyguları bloke edebilirler. Kendi hisleriyle temasları azalır. Aşırı bir iş yükleri vardır. Hayatı sorumluluk ve görev üzerine inşa ettikleri için keyfini çıkartamazlar. Her zaman iş eğlencenin önüne geçer. Uzun vadede derin pişmanlık duygularını tetikler. Ve hazin son tükenmişlik sendromuyla boğuşan yetişkinlere dönüşürler.

Nasıl da iç karartıcı değil mi?

Bu duruma düşenleri de tekrar yukardaki formüle yönlendirmek istiyorum. İhtiyacınız olan orada.

Not: Bu formül çok uzun kasamam diyenlere hap model de sunayım:

Başladığın her işi bitir. Bu zamanla bir yapı oluşturuyor hayatında. Her gün tekrar. Alışkanlık olana kadar. Hayat bu alışkanlıklar ile şekilleniyor. İstediğin motifi vermek için bir sistem kurmak yeter…

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın

İLGİLİ HABERLER

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Şalom TV GZ

TÜNELİN UCU - İzel Rozental

TÜNELİN UCU - İzel Rozental

MOZOTROS AİLESİ - İrvin Mandel

MOZOTROS AİLESİ - İrvin Mandel