17 Nisan 2021 Cumartesi 13:41
Beymen 5-20Nisan
Beymen 5-20Nisan

Saygın bir toplum olmak

Global ve bölgesel ölçekte Türkiye gittikçe yalnızlaşıyor. Biz ise başka toplumların Türkiye toplumu hakkında artan olumsuz fikirlerini umursamıyor veya bunu bir kıskanma olarak görüyoruz.

Perspektif 4873 görüntüleme
3 Mart 2021 Çarşamba

Meriç Aytekin

İnsan ilişkilerinde saygınlık toplumsal bir olgu olduğu gibi bir ülkenin saygın kabul edilmesi de uluslararası bir meseledir. Bu açıdan saygınlık ve prestij oldukça toplumsal ve mutabık kalınmış bir şeye tekabül eder.

Örneğin Danimarka saygın bir ülkedir. Belki ABD veya komşusu Almanya kadar büyük bir ekonomisi yoktur ama güçlü bir refah sistemi vardır. Bu refah sistemi şeffaf siyasi kurumlarla birleşince Danimarka gelir dağılımı açısından en adil ve en mutlu ülkelerden biri oluyor. Danimarka’yı gezme ve inceleme şansı bulmuş biri olarak, refahın ve tatmin edici bir yaşamın ekonomi kadar kültür ve siyasal kurumlarla da yakından ilişkisi olduğunu söyleyebilirim[1].

Bu özellikleri Danimarka’yı dünyanın her yerinde saygı duyulan prestijli bir ülke yapıyor. Elbette Danimarka zengin bir ülkedir ama saygınlığı zengin olmasından değil bu zenginliği nasıl kullandığından gelir.

Danimarka örneğini bize şunu kanıtlıyor: Bir toplumu saygın kılan şey birbirine indirgenemeyen bazı ögelerin melezlenmesiyle ortaya çıkar.

***

Türkiye ile aşağı yukarı benzer zamanlarda modernleşmeye başlayan ve bugün dünyanın saygı duyduğu bir ülke var: Japonya.

Japon modernleşmesi için birçok şey söylenebilir ancak öyle veya böyle Japon toplumu dünyaya kendini bir şekilde kanıtladı. Teknoloji ve ekonomi açısından global ölçekte sözü dinlenen bir toplum oldu.

Peki, Türkiye’de durum nasıl? Global ve bölgesel ölçekte Türkiye gittikçe yalnızlaşıyor. Biz ise başka toplumların Türkiye toplumu hakkında artan olumsuz fikirlerini umursamıyor veya bunu bir kıskanma olarak görüyoruz.

Sadece bir istatistik örneği vermek istiyorum:

2019 Yolsuzluk Algısı Endeksine göre Türkiye 91. sırada ve 2012 yılından beri her sene daha fazla geriliyor. Danimarka ise en az yolsuzluğun olduğu birinci ülke. Dünyanın süper gücü Amerika 23. sıradayken bir diğer süper güç Çin 80. sırada[2].

Birçok parametreyi tek bir birime indirdiğimiz vakit Kuzey Avrupa’nın ve Amerika’nın Türkiye’den daha ‘ileri’ olduğu tartışmasız bir gerçektir. Bir kritere göre batıdan ileri olduğumuzu söylemenin bize hiçbir faydası yoktur. Mesele birçok kriterin ortalamasını aldığımız vakit global ölçekte saygı duyulan bir toplum olabilmektir.

Yani mesele en büyük ekonomiye, en iyi teknolojiye sahip olmak değil saygın bir toplum olabilmektedir.

Neden gençlerin çok büyük kısmı Avrupa’da yaşamak istiyor? Demek ki bir yerlerde yanlış yapılıyor. Gençler Avrupa’da insana verilen değerin son derece farkında. Siyasetçiler de farkında ama kendi çıkarları için ilerlemenin önünde engel oluyorlar ve bu Türkiye toplumunun öz saygısını zedeliyor.

***

Muhalefet Türkiye’nin en büyük sorunun yoksulluk olduğu düşünüyor. Muhalefetimiz insanın zar zor da olsa karnını doyurabildikten sonra nelere katlanabileceğinden habersiz. Halkın büyük bir kesiminin AKP’de kendine dair kültürel, psikolojik ve sosyal bir aidiyet bulduğunun farkında değil. Halkın büyük bir kesimi AKP’ye gerçekten inanıyor ve ekonomik zorluklar bu inancı kolay kolay sarsmıyor.

Oysa gerçek muhalefetin bize vaat etmesi gereken şey daha saygın bir toplum olma hayali olmalı. Maalesef muhalefetimizin kendisi saygın olmadığı için ortaya koydukları vizyon da topluma saygınlık vaat etmiyor. Halk bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde bunun gayet farkında.

Tüm yazı boyunca anlatmaya çalıştığım aslında şu: Türkiye toplumunun kendine olan saygısını ve öz sevgisini yeniden kazanmaya ihtiyacı var. Gençliğimizin Avrupa’da yaşama hayali değil Avrupa’yı gezme hayali olmalı çünkü saygın bir toplumda yaşamak her vatandaşın hakkı ve görevidir.


[1] Daron Acemoğlu ve James A. Robinson ‘Ulusların Düşüşü’ isimli meşhur eserde “sömürücü ve kapsayıcı siyasi kurumlar” ayrımı yapar. Bu ayrım bence genel olarak geçerli ancak siyasal ve ekonomik kurumlar tek başlarına kurucu öge olarak görülemezler.

[2] The Corruption Perceptions Index (CPI) 2019: https://web.archive.org/web/20200123102925/https://www.transparency.org/cpi2019

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın

İLGİLİ HABERLER

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

GZ

TÜNELİN UCU

TÜNELİN UCU

MOZOTROS AİLESİ

MOZOTROS AİLESİ