20 Haziran 2021 Pazar 01:40
Mett Hotel
Mett Hotel

İlkbaharın sultanı Roland Garros başladı

Her yıl mayıs ayının ikinci yarısı, tenis ve spor dünyasının en heyecanlı dönemlerinden biri yaşanır. Dünyadaki en büyük dört turnuvanın biri ve en büyük toprak kort şampiyonasına, Paris´te start verilir. Pandemide bu düzene ufak bir ara versek de, 2021 ile birlikte normale geri döndük ve Paris´te gene toprağın tozu atılmaya başlandı.

İgal MEVORAH Spor 672 görüntüleme
9 Haziran 2021 Çarşamba

Bilindiği gibi bu turnuvayı en çok kazanan ve kırılması çok çok zor bir rekora imza atan Rafael Nadal, bu sene 14. Roland Garros’yu kazanmak ve dünyanın en çok Grand Slam kazanan tenisçi unvanını almak için kortlarda. Djokovic, Federer, Serena Williams ve yeni isimler de bu heyecan fırtınasına ortak isimler. Şimdiye kadar (Yazı pazartesi akşamı kaleme alındı) çeyrek finaller seviyesine ulaşılan turnuvada, bakalım neler yaşandı, neler yaşanmaya gebe?

 

Rafael Nadal

EL TORO REKOR İÇİN TOPRAĞA İNDİ

El Toro (Boğa) lakaplı Rafael Nadal, herkesin deyimiyle bu kortun, toprağın ağası. 13 kez bu turnuvayı kazanan Nadal, grand slam turnuvalarından birini en çok kazanmış tenisçi durumunda. Toprak ağası lakabını fazlasıyla hak ediyor diyebiliriz. Fakat bu senenin Nadal için farklı bir önemi var. Bu zamana kadar toplam 20 Grand Slam’ı bulunan Nadal, bu noktada rekoru Ekselansları Roger Federer ile paylaşıyor. Federer ile beraber dünyanın en çok grand slam kazanan tenisçisi konumundaki Nadal, 2021 Roland Garros kupasını evine götürdüğü takdirde, 21 grand slam ile, gelmiş geçmiş en çok grand slam kazanan erkek tenisçi unvanını almış ve yaklaşık 12 yıldır bu rekoru elinde bulunduran Roger Federer’i geçmiş olacak. Tabii ki, kendi Roland Garros rekorunu da geliştirmiş olacak.

FEDERER DEVAM EDEMİYOR, OSAKA ÇEKİLDİ       

Kadın tenisinin son yıllardaki en iyi oyuncusu olarak gösterilen, Naomi Osaka turnuva henüz başlamadan psikolojik sorunlarını sebep göstererek çekildiğini açıkladı. Turnuva öncesi, maçlardan sonra hiçbir basın mensubunun sorusunu almayacağını açıklayan Osaka, yoğun tepki aldıktan sonra, ağır bir psikolojik süreçten geçtiğini söyleyerek turnuva başlamadan çekilme kararını yayınladı. Umarız Osaka çok hızlı toparlanır, böyle oyuncuların turnuvada olması inanılmaz renk katıyor grand slam’lere.

Erkeklerde ise gelmiş geçmiş en iyi tenisçilerden biri olarak gösterilen İsviçreli raket Roger Federer, üçüncü turdaki 3,5 saatlik Dominik Koepfer maçından galibiyetle çıktı. Fakat bu yoğun ve yorucu maçtan sonra, bu sene iki diz ameliyatı geçirdiğini ve yaşının (39) getirdiği zorlukları öne sürerek, kendisini Wimbledon’a daha iyi hazırlayabilmek adına Roland Garros’da daha fazla devam etmeyeceğini açıkladı. Aslında Roger Federer’in maksimum ilerleyebileceği seviye çeyrek final olarak tahmin ediliyordu turnuva öncesinde. Ben de bir hayranı olarak, “Federer dördüncü tura kadar gelebilirse başarıdır” demiştim. Dördüncü tura ulaştı ve turnuvadan çekildi. Hayranları olarak tabii ki Federer’in çekilmesinden mutlu değiliz, fakat kabul etmek gerekir ki, Federer artık yaş aldı ve toprak kort onun tekniğine uyan bir zemin değil. Dizine çok fazla yük bindiren bir zemin. Öte yandan, olası çeyrek ve yarı final eşleşmeleri büyük üçlüden Novak Djokovic ve Rafael Nadal olacaktı. Daha önce de söylediğim gibi, Roger Federer’i izlediğimiz her saniye çok önemli artık. Hayranları bu kararını kabullenmiş ve çoktan gözlerini çim kort olan bir başka grand slam Wimbledon’a çevirmiş durumda.

 

NOVAK DJOKOVIC BİLDİĞİNİZ GİBİ, SERENA WILLIAMS’TAN ERKEN VEDA

Erkek tenisinin günümüzdeki en büyük üç oyuncusundan biri olarak gösterilen Sırp raket Novak Djokovic, dördüncü tura kadar set kaybetmeden ilerlemeyi bildi. Fakat bu turda karşılaştığı genç İtalyan raket Musetti, Novak’ı ilk iki sette adeta paralize edip, 2-0 öne geçti. Fakat tabii ki, Sırp raketin en ünlü özelliği olan mental güç, burada da devreydi. Bir saatte, Musetti’ye oyun bile vermeden, maçı 2-2’ye getirdi. Beşinci sete de fırtına gibi giren Djokovic oyunlarda 4-0 öndeyken Musetti’nin sakatlığından ötürü maçtan çekilmesiyle çeyrek finale yükseldi. Novak Djokovic’in neden bu kadar büyük olduğunun bir kanıtıydı maç. 2-0’dan sonra ‘makine modu’nu açtı diyebiliriz.

Kadınlar tenisinin en çok grand slam kazanan Serena Williams ise, dördüncü turda turnuvaya veda ederek grand slam hasretini dördüncü yılında da henüz dindiremedi. Kazak raket Elena Rybakina’ya sürpriz elenişini hiç kimse beklemezken, kadınlar tenisinin erkeklere nazaran çok daha sürprizlere açık olduğunu bize bir kez daha kanıtladı bu maç.

 

Daniil Medvedev

SÜRPRİZLER VAR MI?

Her turnuvada olduğu gibi elbet bu grand slam’de de sürprizler yaşanıyor. Erkeklerde dünya 4 numarası Dominic Thiem, ilk turda dünya 68.’si Pablo Andujar’a, 4 saat 28 dakika sonrasında 3-2 yenilerek turnuvanın en büyük sürprizine imza attı. Avustralya Açık’ta dünya 128.’siyken yarı finalde boy gösteren ve sonrasında masters şampiyonluğuna ulaşan Aslan Karatsev ise Roland Garros’da aynı sürprize imza atamadı ve ikinci turda elendi. Bu da bir sürpriz olarak eklenebilir listeye. Öte yandan dünya 2 numarası Daniil Medvedev’in de ilk defa bir Roland Garros’ta maç kazandığını da ekleyelim.

Kadınlarda ise, dünya 1 numarası Ashleigh Barty, ikinci turda, sol bacağındaki uyluk ağrısı yüzünden turnuvadan çekilmek zorunda kaldı. Bütün dikkatler üzerinde olan tenisçi, Fransa açık hedeflerine bu sene ulaşamamış oldu. Öte yandan, Sloven raket Tamara Zidansek bir ilke imza atarak bir grand slam’de çeyrek finale ulaşan ilk Sloven tenisçi olmayı başardı ve dikkatleri üzerine çekti.

BİZİ NE BEKLİYOR?

Peki, bu heyecan fırtınasında bizleri en sonda ne bekliyor? Tabii ki müneccim değilim, fakat tahminlerimi şöyle yazayım:

Erkeklerde:

Tabii ki her Roland Garros’ta olduğu gibi açık favori yine Rafael Nadal. Fakat bu sene Nadal, Djokovic’i yarı finalde ağırlayacak. Bana göre Nadal’ın en zor maçı final değil yarı final olacak. Fakat yine de toprağın kralının finalde dünya 2 numarası Daniil Medvedev’i geçerek 13. Fransa Açık’ına ve 21. grand slam’ine ulaşacağını düşünüyorum. Zira toprakta, onun seviyesinde oynayabilen bir tenisçi göremiyorum hala.

Kadınlarda:

Tahmin yapmanın çok zor olduğu bir bölüm burası. Erkeklerin tam tersine her sene farklı bir şampiyon ekleniyor listeye adeta. Henüz 17 yaşında olan Coco Gauff’un oyununu çok ilerlettiğini görüyoruz. Bana kalırsa final Gauff ve Rus raket Pavluvhenkova arasında geçektir. Tecrübenin kazanacağını düşünüyorum.

Herkese sağlıklı, sporlu günler dilerim.

 

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın

İLGİLİ HABERLER

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR