30 Kasım 2021 Salı 03:15

Stratford Festival on Film Shakespeare Oyunları -10 ´Antony and Cleopatra /Antonius ve Kleopatra´

"Yaş onu kurutamaz. Ne de alışkanlık bayatlatır Sonsuz çeşitliği vardır; diğer kadınlar bıkkınlık verirler Diğerleri iştahları beslerler. Fakat o insanı daha aç yapar En çok tatmin ettiği zaman." Enobarbus Kleopatra´nın çekiciliğini anlatıyor.

Sanat 1963 görüntüleme
30 Haziran 2021 Çarşamba

Straford Festivali’nin 12 oyunluk dizisinin onuncusu, Gary Griffin’in 2014 sezonunda sahneye koyduğu ‘Antony and Cleopatra / Antonius ve Kleopatra’ birbirine paralel iki farklı yolda gelişen ilginç bir oyun.

Bir tarafta, Roma’ya karşı görevi ve orada yapmak zorunda olduğu evliliği ile deli gibi âşık olduğu Mısır’ın muhteşem kraliçesi Kleopatra’ya tutkusu arasında kalan siyaset adamı ve yönetici Antonius ile, duygusal ve keskin dilli Kleopatra’nın, önce kalbini çalan sonra da kıran Romalıya olan trajik aşkının hikâyesi var.

Diğer tarafta ise, Julius Ceasar'in öldürülmesinden sonra, Marcus AntoniusOktavius Cesar ve Aemilius Lepidus tarafından kurularak Roma İmparatorluğunu farklı bölgelerden idare etmekte olan Üçlü’nün (Triumvirler) içindeki, savaşa dönüşen güç mücadelesi yer alır.

Shakespeare’in 1606 ya da 1607 yılında yazdığı, Roma (Batı) ve Mısır (Doğu) ekseninde, hem aşkın hem de tarihin yıkıma uğradığı çifte bir tragedya işleyen Antonius ve Kleopatra, şiirsel ve etkileyici bölümlerine rağmen, iç içe geçirdiği iki paralel öyküde dağılarak istediği derinliğe ulaşamadığı için, ustanın en sağlam metinleri arasında yer alamayan bir çalışma. 

Griffin, genelde 170 dakikalık oyunu, 150 dakikaya indirirken, metinde pek fazla kesintiye gitmeksizin, tempolu bir gösteri olarak sahneye koymayı yeğlemiş.

Sahnelenmeden önce sinema versiyonunun da çekileceğini bilen Griffin, oyunu sinemasal açıdan güçlü bir yorumla sahnelemiş. Filmi yöneten Barry Avrich’in görüntü yönetmeni Joseph Interisano’nun çok sayıda kamera ile çektiği, George Roulston’un usta işi kurgusuyla desteklenen görsellik, canlı performansta hiçbir seyircinin fark etmesine imkân olmayan farklı ve heyecan verici bir izleme deneyimine dönüşmüş.

Günümüzde, seyirciyi kan banyosunda yıkamaya yatkın savaş filmlerinde izlediğimizin aksine, savaşların ve vahşetin, hiç gösterilmeden anlatıldığı bu oyun seyirciye pek de doyurucu gelmese de, Antonius ile Kleopatra’nın birbirlerine tutkularını özgürce ortaya çıkardıkları sahneler çok başarılı. Görsel olarak finale doğru Antonius’un ve Kleopatra’nın ölümlerinin müthiş etkileyici olduğunu da belirteyim.

Ama bu orta karar metni asıl seyrettiren başarılı oyunculukları. Antonius’un olgunluktan uzak hatta çocuksu yönünü, kavgacılığını, şamatacılığını, kaderciliğini, Kleopatra’nın tüm yanlışlarına göz yummasını, bu rol için bir parça yaşlı da dursa, Geraint Wyn Davies ustalıkla yansıtıyor. Benzersiz çekiciliği, yaşadığı her olaya uyum sağlayarak, her türlü sorunla sonuna kadar mücadele etmesi, onuruyla gururu için göz kırpmadan ölüme gitmesiyle Yanna McIntosh olağanüstü bir Kleopatra olmuş. Başta sorunlu Enobarbus’u canlandıran Tom McCamus olmak üzere, tüm yan rollerdeki oyuncular da çok başarılı. Antoine Yared, Mardian yorumuyla küçük bir rolde bile bir kez daha parlamayı başarıyor.

Sonuç olarak, Shakespeare ustanın en iyi oyunlarından biri olmasa da etkileyici sinemasal çekimleri, ustalıklı sahnelenmesi ve parlak oyunculuklarıyla izlenmeye değer bir oyun. İzlenmeyi hak eden bir çalışma.

Kağıttan Uçaklar

 

Tiyatro yolculuğuna Yeni Perform, Yeni Metin ve Yeni Dünya olarak devam etmekte olan bağımsız çağdaş tiyatro ve yazının yeni merkezi GalataPerform’un sonbaharda gerçekleşeceği YeniMetin Festivali’nin 10. yılı olması sebebiyle 10 değişik ülkeden 10 yeni oyun yazarının oyunlarının Türkçeye çevrilerek okuma tiyatrosu formatında çevrimiçi olarak seyirciyle buluştuğundan söz etmiştim. Serinin dördüncü konuğu Romanya’dan Elise Wilk.

1981’de Romanya’da doğan Wilk, gazetecilik okumuş, edebiyat ve oyun yazarlığı konusunda mastır, “Romanya’da genç seyircilere yönelik tiyatro üzerine tez çalışması”yla doktora yapmış. 12 dile çevrilen, çok sayıda ödül alan oyunları hâlen dünyanın pek çok ülkesinde sahneleniyor.

2015’te Romen Ulusal Tiyatro Yarışması’nı kazanan ‘Kâğıttan Uçaklar’ günümüz Romanya’sının ikircikli bir sorununu, anne ve babaları yurt dışında çalışan çok sayıda yeni yetmenin, gelişimlerini ebeveynlerinin yokluğunda gerçekleştirmek zorunda kalışlarını ele alır. Bu şiirsel ve hüzünlü oyun, anne babaları İtalya’da çalışan, dedeleri, nineleri ya da başka yakın akrabalarının yanında yaşayan altı gencecik liselinin bir ders yılı boyunca umutlarını, korkularını, tepkilerini, ilişkilerini ele alır.

Lise 10. sınıftaki üç kızla üç erkeğin, yanan uçaklar, parıldayan zürafalarla dolu, aşkın, şiddetin ve yalnızlığın hep var olduğu gizemli dünyası, çocukları anne ve babalarından ayıran hasta bir toplumsal oluşumun gençliğin düşlerini ve masumiyetini yok edişini tavizsiz bir bakış açısıyla eleştirir.   

Her karakterin gerçek yaşamda bir karşılığı olduğu ‘Kâğıttan Uçaklar’ın her kişisi, dış dünyaya olmak ya da olduğuna inandırmak istediği kişiliği oynarken, doğal ve içten bir samimiyetle izleyicilerle gerçek benliğini paylaşır.

16 yaşındaki Miki; Alex ve Bobo’nun saldırıları ve aşağılamaları tahammül sınırını aştığında, hayal gücüne ve âşık olduğu kızın sözde arkadaşlığına sığınarak, tasarladığı ürkünç çıkış yolunu geciktirmeye çalışır. Kızların gözdesi Alex, Lena’dan ayrılıp onun yakın arkadaşı Laura’ya yaklaşır; Laura, ablasının erkek arkadaşı tarafından taciz edilir; Alex’in kankası Bobo büyükannesinin sanrılarıyla ne yapacağını şaşırır; çok şişman olduğunu düşünen Andra depresyona girerek evine kapanır.

Ders yılının sonunda, kutlamalarda ne giyeceğini bilemeyen Andra, her zaman olduğu gibi evde kalırken, siyahlar giymiş Miki, sırt çantasında eniştesinin tabancasıyla okul binasına girer…

Bir ‘gençlik oyunu’ gibi gelişse de, bu yalnız gençlerin iç ve dış dünyaları arasındaki çelişkiye taraf tutmadan ve yargılamadan yoğunlaşan ‘Kâğıttan Uçaklar’, biçemini ve büyüme öyküsü temalarını aşarak, sevgi ve desteğe en çok gereksinimi olduğu yaşlarda bir başına bırakılmış bir gençliğin trajik öyküsüne dönüşür.

Elise Wilk’in sağlam metni, Yeşim Özsoy’un usta işi yönetimiyle çarpıcı ve etkileyici bir performansa dönüşür. Asıl amacı metni öne çıkarmak olan, oyuncuların metni ellerindeki kitapçıklardan okunduğu sahneleme, parlak buluşlar ve çok başarılı performanslarla izleyicinin yüreğine dokunan bir oyuna dönüşür.

Kâğıttan Uçaklar’ı bir Zoom oyunu olarak yöneten Özsoy, okulun değişik mekânlarında bir ders yılına yayılan anlatısında, oyuncuları altı farklı boş karede konuşlandırır, zaman ve mekân değişikliklerini bir anlatıcı dış sesiyle çözümler. Yaşanan olayları, çoğunlukla gövde ve bazen tüm beden planlarıyla aktarırken, oyuncuların kendilerini açtıkları bölümlerde çok yakın baş çekimlerini kullanır. İzleyiciyle oyuncuyu, neredeyse burun buruna yaklaştıran bu yakın planlarda, oyunculuklarda belli belirsiz bir kayma ile daha samimi, daha doğal, daha sırdaş hâl alan bir tonlama gelişir. Böylece, zaten oyunu Zoom’da bir başına izleyen seyirci,  karakterin tüm sırlarını onunla teke tek paylaştığı mahrem bir an yaşar.

Yazar, oyuncu, yönetmen, eğitmen, unuttuklarımı da hesaba katarsak o parmağında yirmi marifet bir sanatçı olan Yeşim Özsoy, yıllardır Türk Tiyatrosuna çok başarılı yazarlar ve birbirinden iyi oyuncular kazandırıyor. Oyunda rol alan Akant Çetin, Barkın Sarp, Furkan Yazıcı, Gülçin Arslan, Kübra Balcan ve Tuğçe Şahin ve sanırım dış sesi veren Ardahan Arda da yanılmıyorsam onun öğrencileri. Hemen hepsini GalataPerform oyunlarından anımsadığım bu gençler Kâğıttan Uçaklar’da dört dörtlük bir ekip oyunculuğu sergiliyor. Tahminen yirmili yaşlarının sonunda kendilerinden on – on iki yaş küçük yeni yetmeleri canlandırırken, karakterlerini, çocuk sesini ya da çocukları taklit etmeksizin oyunculuklarıyla var etmelerinden özellikle çok etkilendim.

Sonuç olarak, sağlam bir metnin okuma tiyatrosunu aşan, çok başarılı bir sahnelemesi olduğunu düşünüyorum. Umarım sahnede canlı olarak izleme fırsatımız olur.

Hepinize sağlıklı ve bol tiyatrolu seyirler dilerim.


Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın

İLGİLİ HABERLER

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Şalom TV Şalom Spotify'da GZ

MOZOTROS AİLESİ - İrvin Mandel

MOZOTROS AİLESİ - İrvin Mandel

TÜNELİN UCU - İzel Rozental

TÜNELİN UCU - İzel Rozental