6 Aralık 2021 Pazartesi 11:29

Kuzey Avrupa´nın ilk Yahudi topluluğu: DANİMARKA YAHUDİLERİ

Kuzeybatı Avrupa´da bulunan Danimarka Krallığı, Yahudilerin kendi sınırlarına yerleşmesine izin veren ilk İskandinav ülkesiydi. 1943 yılından itibaren Soykırım tehlikesi Danimarka´da görülmeye başlayınca, binlerce Danimarkalı Yahudi, Holokost´tan İsveç´e kaçarak kurtuldu. Bugün Danimarka´nın Yahudi nüfusu yaklaşık 6.400 kişiden oluşuyor.

Sara YANAROCAK Kültür 2423 görüntüleme
3 Kasım 2021 Çarşamba

Yahudilerin Danimarka’ya yerleşmeleri

22 Kasım 1622’de Amsterdam ve Hamburg’daki Sefarad liderlerinin cemaatlerine bir mesaj gönderen Kral IV.Christian, Sefarad Yahudilerini yeni kurulan Gluckstadt kasabasına yerleşmeye davet etti. Bazı Yahudiler bu daveti kabul etti; orada ticaret ve imalat faaliyetine başladılar. Yahudiler ayrıca 17. yüzyılda Danimarka’da kraliyet ailesi ve üyeleri için finansör ve kuyumcu olarak aktifti. Benjamin Mussafia -Talmud sözlüğü Musaf Ha-Arukh’un yazarı-1646’da kraliyet ailesine doktor olarak atandı. Damadı Gabriel Milan, 1684’te Danimarka Batı Hint Adalarının valisi oldu.

Yahudi toplulukları, Schleswig ve Holstein’de, 17. yüzyıldan itibaren Danimarka yönetimi altında mevcuttu. Bu sıralarda birçok Alman Yahudi’si Danimarka’ya gelmek istedi; ancak ülkeye girmeden önce kraliyet izin belgesi ibraz etmeleri gerekiyordu. Hahamlar, öğretmenler ve diğer topluluk üyelerinin mesleklerini uygulamalarına izin verildi.

Böylece Abenzur, Franco, Granada, De Lima, Meldola, De Meza, Moresco ve Texrira de Mattos soyadlı aile fertleri Danimarka topraklarına yerleşti. 18. yüzyılda Yahudi cemaatinin devlet ekonomisindeki yetkinliği yavaş yavaş azalmaya başladı.

1782’de,1500’ü Kopenhag’da olmak üzere, Danimarkada, 1830 Yahudi bulunuyordu.

19. ve 20. yüzyılda Danimarka

1813 - 1819 arasında ülkede Yahudi karşıtı bir dalga vardı. Buna karşın o yıllarda Danimarkalı Yahudiler için, kültürel, sosyal ve ekonomik ilerlemenin çok fazla olduğu görülmektedir.

Danimarkalı Yahudilere 1814’te yurttaşlık eşitliği ve 1849’da tam vatandaşlık hakları verildi. Yahudi nüfusu, Danimarka’da 19. yüzyılın ortalarına kadar istikrarlı bir biçimde artarak 4200’e kadar ulaştı. 1903’teki Kişinev Pogromu’ndan sonra, Doğu Avrupa’daki yaklaşık 200 mülteci Danimarka’ya kalıcı olarak yerleşmek için geldi. Ayrıca 1905 Japonya Savaşından sonra da Danimarka’ya Yahudi göçmenler geldi. 1921’e gelindiğinde toplam Yahudi nüfusu 6000 idi.

Siyonist hareket ‘Dansk Zionistforening’ 1902 yılında Danimarka’da faaliyetine başladı. Dünya Siyonist Kongresi,I. Dünya Savaşı sırasında Kopenhag’a taşındı. 1912 yılında ise Kopenhag’da B’nai B’rith Derneği kuruldu.

Danimarka Yahudileri toplumun her alanında büyük ün kazandı. En iyi bilinenlerden bazıları heykeltıraş Kurt Harald Isenstein, edebiyat eleştirmeni Georg Brandes, botanikçi Nathanael Wallich ve bilim adamları Ludvig Levin Jacobson, Adolph Hannover ve Carl Julius Salomonsen’dir. Yahudiler, 19. yüzyılda hükümette çok aktifti; Edvard Brandes maliye bakanı, Herman Trier parlamento üyesi ve Georg Cohn uluslararası hukuk konusunda devlet danışmanıydı. Danimarka’da bilime ve öğrenmeye değerli katkılar psikolog Edgar Rubin ve fizikçi Niels Bohr tarafından sağlanmıştır.

18. yüzyılın sonuna kadar, topluluk kesinlikle Ortodoks olarak kaldı. Ancak Almanya’daki hareketten etkilenen Reform Yahudiliği, Mendel Levin Nathanson’un sayesinde Danimarka’ya tanıtıldı. Reform ve Ortodoks Yahudiler arasında bir miktar gerilim olsa da, Baş Haham Abraham Alexander Wolff, 1829 yılında göreve geldiğinde sürtüşmeyi azaltmayı başardı.

Holokost dönemi

Danimarka’nın, Alman Ordusu tarafından, 9 Nisan 1940’ta işgal edildiği günden, 1943 Ağustosunun sonuna kadar, neredeyse üç buçuk yıl boyunca, Danimarka Yahudi Cemaati büyük ölçüde zulümden korundu. Ancak 1943 yazında Danimarka, 1940’dan itibaren Danimarka-Alman anlaşmasının temelini ve Yahudileri Nazi sürgününden koruyan müteakip anlaşmaları yok etti. Eylül 1943’te Danimarka’da sıkı yönetim ilan edildi ve Alman İmparatorluğunun Danimarka’daki temsilcisi Werner Best, Yahudilerin sınır dışı edilmesini savundu. 

FG Dukwitz Denizcilik İşleri Ataşesi, önde gelen Danimarkalı sosyal demokratlarla iyi ilişkiler sürdürdü ve onları Yahudiler için yaklaşmakta olan tehlike hakkında bilgilendirdi. Bir kurtarma örgütü kuruldu ve 7200 Yahudi, İsveç’e kaçırılmak için organize edildi.

Bu kendiliğinden oluşan başarılı çaba sonunda Danimarka direniş hareketi örgütlü bir gruba dönüştü. Danimarka direniş hareketi çok başarılıydı. İsveç ile Danimarka arasındaki gizli insan, mal ve bilgi kaçakçılığı II. Dünya Savaşı boyunca devam etti ve direniş hareketinin müttefik kuvvetlerle iletişim kurmasını sağladı. Kral X. Christian ayrıca Nazi işgaline ve Yahudilerin zulmüne şiddetle karşı çıktı. Ancak Kral’ın Yahudilerle dayanışmayı göstermek için sarı bir yıldız taktığına dair popüler hikaye doğru değildir, sadece bir şehir efsanesidir çünkü Danimarkalı Yahudiler dahi sarı yıldız takmadılar.

1-2 Ekim 1943’teki zulmün ilk gecesi (Roş Aşana gecesi) boyunca, Almanlar 202 Yahudi’yi Terezin’e gönderildiler. Danimarkalı yetkililer sık sık oraya giderek diğer Danimarkalılara yaptıkları gibi, Yahudi mahkumlara da yiyecek götürüyordu. Burada tutuklu olarak kalan Yahudilerden 50’si kampta öldü. Hayatta kalanlar İsveç Kızıl Haçı’nın eylemiyle İsveç’e getirildi. 1945 baharına kadar İsveç’te kaldılar; ülkelerine geriye döndüklerine de evlerini sağlam ve dokunulmamış olarak buldular. Evleri ve mülkleri Hıristiyan Danimarkalılar tarafından korunmuştu. Savaştan sonra birçok Danimarkalı Yahudi İsveç, İsrail, İngiltere ve ABD’ye göç etti. Terezin Kampına götürülenlerin dışındaki Yahudiler (7550 kişi) Oresund Boğazını geçerek balıkçı tekneleri ile İsveç’e kaçtı. Holokost’ta tahminen 120 Danimarkalı öldürüldü. Danimarka’nın Yahudi nüfusunun yüzde ikisinden daha azı yok oldu.

Yine de Mayıs 2005’te Danimarka en az 200 Yahudi’yi toplama kamplarına yolladığı için özür diledi. Başbakan Anders Fogh Rasmussen, II.Dünya Savaşının bitişinin 60. yıldönümünü anan kalabalık bir topluluğa, eylemlerin “Danimarka’nın ne yazık ki iyi itibarına, bir leke çaldığını” söyledi.

Savaş sonrası dönemden günümüzde

Danimarka Yahudi Cemaati Başkanı Finn Schwarz’a göre, 2013 yılında Danimarka’daki resmi olarak tanınan Yahudi cemaati dini organizasyonunun yaklaşık 1.900 üyesi vardı. 1997 ile karşılaştırıldığında bu sayı, Yahudi Cemaatinin -kısmen artan antisemitik olaylarla- düşüşüne işaret ediyor. Ancak bu antisemitizmin, şu anda sayıları 2500’e ulaşan Müslüman göçmenlerinden (Pakistan, Somali ve Araplardan) oluşan azınlık grupları tarafından yapıldığı istatistiklerle ispat edildi. Danimarkalı Yahudilerin çoğu laiktir ve Yahudi yaşamıyla ilgili sadece kültürel bağları vardır. Hemen hemen tüm Yahudiler, Danimarka toplumuna entegre olmuş durumdadır.

Danimarka toplumu Yahudi azınlığı için genellikle güvenli ve dostane bir ortam sağladı. Bu gün Danimarka’da hepsi Kopenhag’da olmak üzere üç aktif sinagog bulunuyor. En büyük sinagog Krystalgade Sinagogu, modern-Ortodoks-muhafazakardır. Machsike Hadas Sinagogu Ortodoks’tur. ayrıca bir Habad sinagogu da Kopenhag’da faaliyet gösteriyor. Shir Hazsafon Sinagogu ise Reformist Yahudi bir topluluğun sinagogudur.

Ayrıca ‘Rambam’ isimli bir Yahudi tarihi dergisi ile ‘Alef’ isimli bir Yahudi kültürü dergisi yayımlanmakta. Her ikisi de Danca dilinde hazırlanıp yayınlanıyor.

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın

İLGİLİ HABERLER

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Şalom TV Şalom Spotify'da GZ

TÜNELİN UCU - İzel Rozental

TÜNELİN UCU - İzel Rozental

MOZOTROS AİLESİ - İrvin Mandel

MOZOTROS AİLESİ - İrvin Mandel