II. Dünya Savaşı sırasında Nazilerden kaçan Yahudileri Filistin topraklarına götürmek üzere Romanya´dan yola çıkan Struma gemisi, haftalar boyunca İstanbul açıklarında demirledikten sonra Sovyet denizaltısı tarafından batırılmıştı.
12 Aralık 1941'de Romanya'nın Köstence Limanından yaklaşık 790 yolcu ve 10 mürettebatla yola çıkan Struma'nın motoru arızalanınca 15 Aralık'ta Sarayburnu açıklarında demir atmak zorunda kalmıştı.
Almanya'nın yolcuların karaya çıkmasını engelleyen baskıları ve Britanya'nın Yahudi göçünü kısıtlayan politikaları nedeniyle geminin yola devam etmesine ya da yolcuların karaya çıkmasına izin verilmemişti.
Kızılay ve İstanbul Belediyesi, 70 günden fazla süren bekleyişte gemiye gıda yardımı yapmıştı. Tarihi geçmiş Filistin vizesi olan birkaç yolcu, Birleşik Krallık'ın onayı ve önemli isimlerin araya girmesiyle gemiden inebilmişti.
Türkiye, müzakereler sonuçsuz kalınca 23 Şubat 1942'de motoru çalışmayan gemiyi Şile açıklarına çektirmişti. 24 Şubat sabahı gemi büyük bir patlamayla batmış, 103'ü çocuk olmak üzere 768 kişi hayatını kaybetmişti.
Geminin batış nedeni uzun yıllar bilinmemiş, 1960'lı yıllarda Sovyet arşivlerinden çıkan belgeler, Struma'nın Sovyet denizaltısı Shch-213 tarafından torpido ile vurularak batırıldığını ortaya çıkarmıştı.
Struma faciasında hayatta kalan tek kişi David Stoliar, 24 Şubat’ta gemi vurulduğu sırada kabin kapısına tutunarak hayatta kalmış, ertesi gün Türk balıkçılar tarafından kurtarılmıştı.
Türkiye’de gözaltında tutulan Stoliar’ın iki ay sonunda Filistin’e girişine izin verilmişti. Daha sonra ABD’ye taşınan Stoliar, deneyimlerini 2003’te Douglas Frantz ve Catherine Collins’in “Death on the Black Sea” kitabında anlatmıştı.
Stoliar kitapta, “Struma’nın vurulmasıyla cesetler arasında denize düştüm. Subay Lazar Ivanof Dikof ile kabin kapısına tutunduk. Ancak Dikof gece olduğunda hayatını kaybetti. Hayatta kalma suçluluğuyla boğuştum. Neden diğerleri değil de benim hayatta kaldığımı sıkça sorguladım” ifadelerini kullanmıştı.
2014 yılında hayatını kaybeden Stoilar son yıllarında, Struma ile ilgili konuşmayı reddetmiş “Hayatı yaşayın” diyerek hayatın güzelliklerine odaklanmayı savunmuştu.
İsrail’de, Struma ile Filistin’e ulaşmaya çalışan mültecileri anmak için Hayfa’da bir anıt ve Kudüs’teki Mount Herzl Mezarlığı’nda bir anma alanı bulunuyor.
İstanbul’da, geminin demir attığı Sarayburnu bölgesinde bir plaket bulunuyor.
Romanya’da ise, geminin kalkış noktası olan Köstence’de, kurbanlar için bir heykel ve anıt yer alıyor.