İsrail Başbakanı Netanyahu’nun kısaca Şabak olarak bilinen, İsrail İç Güvenlik Servisi Başkanı Ronen Bar’ı görevinden alma kararı İsrail'deki gergin, siyasi ve toplumsal durumu daha da arttırarak, halkı hükümete karşı protesto için yine sokaklara taşıdı. İşin odak noktası medyada, Katargate skandalı diye adlandırılan, başbakanlık ofisindeki bir üst düzey görevlinin Katar’dan aldığı finansmanla ilgiliydi.
Netanyahu Ronen Bar'ın, 7 Ekim olaylarıyla ilgili Şabak'ın raporunu 27 Şubat'ta sunması gerektiğini, ancak aynı gün Şabak’ın Katar skandalı hakkında da bir soruşturma açma kararı aldığını iddia etti. Esas sorumluğun kendisine ait olduğunu bilmesine rağmen, Netanyahu 7 Ekim dosyasını Ronen Bar'ın üzerine atmaya çalışıyor ve bu yüzden bir kamu soruşturma komisyonunun kurulmasını engellediği idda ediliyor.
İşte Netanyahu'nun ortaya çıkmasından korktuğu gerçekler bu Katar skandalının altında yatan gerçekler. Netanyahu’nun savunduğu ‘içerdeki hainler’ komplo teorisinde ise, güvenlik sistemindeki bazı kişilerin ve hükümet karşıtlarının Hamas ile iş birliği yaptığını ve 7 Ekim'de katliamından haberdar olmalarına rağmen kendisine bilgi verilmediği… "İçerdeki hainler" iftiraları, açık ya da dolaylı bir şekilde, Netanyahu ile bağlantılı milletvekilleri, medya mensupları ve sosyal medyada Netanyahu'ya destek veren kişiler tarafından yayılmaya devam ediyor.
Gazeteci ve televizyon sunucusu Ben Caspit, Katar'ın Hamas ile bağlantılarına dikkat çekiyor ve bu finansmanın, başbakanlıkta önemli bilgileri yöneten bir kişinin maaşını kapsadığını belirtiyor.
Netanyahu, Ronen Bar’ı görevinden alma kararında ona artık güvenmediğini belirterek “İsrail devleti bir hukuk devletidir. Hükümet, isterse Şabak başkanını görevden alabilir ve bu, iç savaş ve kutuplaşmaya nedeni anlamına gelmez” ifadesi üzerine Hakem Gila-Shteinitz’in
"Bu kararın geçerliliği başka bir karar verilene kadar askıya alındığına dair geçici bir emir verilmiştir" kararı ve ifadeleri gerçekleştirilmiştir. Böyle bir mahkeme kararına rağmen bakanlar kurulu, gece toplantısında, Ronen Bar'ın 10 Nisan'da görevine son verilmesine karar verdi. Başbakan Netanyahu, “Birinin mahkeme emri nedeniyle güven duymadığı biriyle çalışmaya devam edeceğini düşünmesine imkan var mı? Bu olamaz ve olmayacak” cümleleriyle mahkeme kararını eleştirdi.
Şu an itibarı ile ekonomi piyasasının önde gelenleri, "Yüksek Mahkeme’ye itaatsizlik ederseniz, direniş gösterecek ve genel greve giderek, Netanyahu'ya yoğun baskı yapacak, halka, hükümetin kararlarını tanımamaları için çağrıda bulunup tüm ekonomik faaliyeti de durduracağız" cevabını ifade etti. İşçi Sendikası Başkanı da, "Mahkeme kararına karşı çıkmak kırmızı çizgidir; devletin çökertilmesine sessiz kalamayız” dedi. Muhalefet Başkanı Lapid ise, ülkede adalet hukuk ve demokrasiyi savunmak üzere halkı protesto için sokaklara çıkmaya çağırdı.