Bir nefes özgürlük

“Özgürlük, burkalarımızı, hicaplarımızı kaldırıp atmak değildir, özgürlük barış ve huzur içinde olmaktır. Kadın eğitim alamıyorsa ya da çalışamıyorsa, örtüsünü kaldırmasının ne anlamı var?!” Shamsia Hassani

Dalia MAYA Köşe Yazısı Sesli Dinle
25 Ağustos 2021 Çarşamba

Bu hafta sözü ona bırakmak istiyorum. Shamsia Hassani’ye…. O, düne kadar Kabil Üniversitesinde öğretim görevlisi idi. Sanat eğitimi veriyordu. Kendisi Afganistan’ın ilk kadın sokak sanatçısı. Afganistan’ın bilinen ilk kadın grafiti sanatçısı. Onun eserleri sadece Afganistan’da değil, ama Amerika’da, İtalya’da, Hindistan, Vietnam, Almanya, İsviçre, Danimarka, Norveç dahil birçok ülkede sergilenmiş, ilgi görmüş.

Afgan kadınlarının yaşadığı ‘kabus’u aynı isimli eserinde ifade etmiş…. Onca acının ve karanlığın içinde, kırık yüreği ile sanatını alıp gitmek zorunda kalmış bir hüzün. Gidebiliyorlarsa… Gidecekleri, varacakları, -o da gidebilecekler veya varabileceklerse- yerde kendilerini neyin beklediğini bilmeden…

Ya da işte bir başka eseri… “Belki de dileklerimiz kara bir saksıda büyüdüğü için”… Dilekler… Ve bir nefes… Bir nefes canın değerini nasıl da naif bir şekilde anlatıyor izleyiciye… Bir nefes… Bir nefes varoluş! Savaşın karanlığına karşı kadının nefesinin ışığı! Sözünü duyuramamayı, sesini çıkaramamayı, ikinci sınıf vatandaş olmayı temsilen ağızsız çizdiği karakterinin gözleri de hep kapalı. Cemaatinin yaşamak zorunda kaldığı vahşete bakamadığı için. Görmeye değer hiçbir şey kalmadığı için... Ve sıklıkla elinde kırık, şekilsiz bir müzik aleti… Taliban’ın hüküm sürdüğü topraklarda kadının sesini duyurabilmek için ne kadar uğraşmak zorunda olduğunun ifadesi olan o müzik aleti aynı zamanda karakterine olduğu kadar kendisine de güven kazandıran bir silah.

Shamsia’nın güçlü ve cesur yüreği, karakteri üzerinden Afganistan’da ya da değil her birimiz için en önemli konuları tartışmakta: “Resimlerimdeki karakter, çok farklı roller üstleniyor. Bazen bir savaşçı, bazen geleceği olmayan bir mülteci… Bazen barışı arıyor, bazen da bir haymatlos, kimliği olmayan birisi… Kimi zaman rüyalarının içinde kaybolmakta, kimi zaman da acı ve elem içinde… Geçmişle olduğu kadar gelecekle de mücadele halinde… Anavatanına aşık, umutsuzlukla mücadele eden bir vatansever” diye tanımlıyor eserini.

Cesaretin, çabanın, vazgeçmemenin sembolü Shamsia. Bir görsel lisan gibi tanımladığı eserleri üzerinden dünyaya bir insanlık dersi veriyor. Yavaş yavaş okunabileceğine inanıyordu dersinin.

Oysa vahşet uçan adımlarla geri geldi Afganistan’a. Bugün, onun iyi olduğu haberlerini okudum. Ama ülkesi iyi değil, Afganistan’da ve birçok başka ülkede kadınlar iyi değil, insanlar iyi değil! Shamsia nezdinde, acı çeken, bir mal gibi satılan, zorla evlendirilen, sözü dinlenmeyen tüm kadınlara, yerlerinden yurtlarından edilen, uçaklara tutunarak kesin bir ölümü vatanında kalmaya tercih etmek zorunda kalan her insana saygıyla… Bugün biz, her birimiz, herhangi birimiz o uçaklardan birine tutunmak zorunda kalmamışsak, bu sadece sınırın ne tarafında doğduğumuzla ilgili bir rastlantı. Yarının ise hiçbir garantisi yok. Yarın dileklerimizin, umutlarımızın, batmayacağının hiçbir garantisi yok. Bugün yüreklerimizi sevgiye açıp kara saksılarda yetişen umutlara el verme günü. Unutmamalı ki, yarın nasıl bir dünyada yaşayacağımızı bugün yapacaklarımız -ya da yapmayacaklarımız- belirleyecek.

 

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün