25 Ocak 2022 Salı 16:22
DELFIN DEKORASYON
DELFIN DEKORASYON

Heretizmin ütopyası

Metin SARFATİ Köşe Yazısı
17 Kasım 2021 Çarşamba

Modernleşmenin Rüzgarları Kapıyı Araladığında

Midraş’ta geçecektir hikaye, Isaac Deutscher1 şöyle not düşecektir; bilgelerin bilgesi, Ortodoksinin aşılmaz kalesi ve bizzat Mişna’nın yazarlarından Rabbi Meir’dir2 öykünün kahramanı. İlginçtir, Rabbi teoloji dersleri almak için Akher, nam -ı diğer ‘yabancı’ heretik bir filozofu seçecektir. Kutsalın kutsalı bir Şabat günü hocası ile buluşup alışıla gelmiş tartışmalı sohbetlerine başlayacaklardır. Heretik filozof eşeğin üstünde, Şabat gününde benzeri bir şey yapması yasak olan Rabbi de eşeğin yanında yürüyerek yola koyulmuşlardır. Filozofun ağzından dökülen incilere kendini öylesine kaptırmıştır ki Rabbi, kutsal Şabat’ta aşmaması gereken sınırları aşacaktır. Heretik, Ortodoks öğrencisine dönüp; bundan öteye gelemezsin benimle, evine dön diyecektir. Rabbi Meir kendi cemaatine dönerken, heretik, yoluna devam edecek ve Yahudiliğin sınırlarını aşacaktır.

***

Deutscher’in yaptığı gibi, gizi çözülmeye çalışılacak temel konulardan biri olacaktır; heretik olan bu Yahudi kimdi sahiden. Niye bu kadar anlayışlı davranıyordu Ortodoks öğrencisine. Kutsal Şabat günü günah işlemesin diye uyarmıyor muydu onu? Ama en az onun kadar ilginç olan Rabbi Meir değil miydi? Ortodoksinin mimarı, bir heretiğin, nerede ise bir sapkının yol göstericiliğini mi arıyordu? Kesin olan heretik filozofun, Yahudiliği (belki de Ortodoksiyi) aşmaya çalıştığıydı.

Modern zamanlar henüz ufukta görünmemişti ama sezinleyen için belliydi ki Maimonides’in araladığı kapıyı aşkıncı bir heretizm sonuna kadar açacaktı; Batının radikal bir rasyonalite ile tanıştığı dönemde Yahudiliğin temel misyonu genişleyecekti sanki; yol göstericiliğe soyunan, insanlığın bu yeni kavşağında, heretizmin erdeminde kendi yolunu ararken insanlığı da peşinden sürüklemeye aday olacaktı.

De Costa ile Başlayan

Uriel de Costa3, Yahudiliğin Ortodoksizminin siyaha boyanmış kuyularında canına bu amaç için kıysa da boşuna olmayacaktı protestosu; Marx’tan Freud’a, oradan mesela Walter Benjamin’e, Yahudiliğin insanlık tarihine katkısı bu kez büyük heretikleri ile devleşecektir. Ama tabii önce Spinoza’dan geçmek gerekecektir. İnsanlık tarihinin eşsiz dönüşümünü başlatan, Yahudiliğin içinde de bitmeyecek tartışmalara yol açacaktır. Levinas, filozofu ve heretizmini her nedense Yahudi entelektüelin kimlik bunalımının temel nedeni olarak değerlendirecekse de Yahudi düşünürler, modern zamanlarda en parlak ve göz kamaştırıcı ürünlerini bu sayede vereceklerdir; entelektüalizm, heretizmi dışlamayacak ondan beslenecektir çünkü çoğunlukla.

Marx, Troçki ile birlikte 20. yüzyılda, insanlığı Essenilerinki4 kadar eski, onlarınki kadar gizemli beyaz giysili naif ütopyalarına yeniden taşımak isteyecek, hemen ardından büyük heretik Freud, tamamen ters bir yönde de olsa, insan varlığını dehşetli bir serüvene sürükleyecektir; Scott ile Amundsen, insanı, dünyanın son bilinmeyen coğrafyasının gizemini çözmek için, kaybolmuş buzulların yok edici yolculuğuna çıkarmamışlar mıydı, Freud ile de bundan daha zor bir yola çıkılacaktır. Scott’un kör edici buzulları, insan varlığının dipsiz kuyularının göz gözü görmez zifiri karanlığında yine geçit vermeyeceklerdir sanki; modern zamanların temel aktörü bireyin iç dünyasına projektörünü tutacaktır büyük Yahudi heretiği. Şu bizim Yahudi işini, psikanalizi, bir bilim olarak, tüm tartışmaları ile birlikte insanlığın mirasına ekleyecektir Freud.

***

Batı, heretik Yahudi’nin de katkıları ile, modern zamanların ufkuna doğru kanatlandıracaktır insanlığı. Aynı tarihlerde modern zamanların rüzgarlarının dahi uğramadığı bu toprakların Yahudi’sinin heretizmi Sabetay Sevi ile sınırlı kalacaktır.

Yahudi Olmak, Yahudiliği Aşmak 

Rab ona dedi ki: “Gökyüzüne bak ve yıldızları                                                    saymaya koyul. Yapabilecek misin?

İşte böylesine büyük kılacağım senin neslini.”

 

Orta Çağ gettolarının tekdüzeliği, büyük gıcırtı ile aralanan ağır kapılardan içeriyi dolduracak yeni ve yenileştirici rüzgarların sesine kulaklarını kapayamazdı. Geleneğin müziği, nostaljik bir tınıdan ibaret kalacaktı. Dışarıdaki heretizm içerdeki ile kucaklaşacak, dalga dalga büyüyecektir sanki kabına sığamayan deniz.

Karşılıklı şaşkınlık içinde yeni sorular uyanacaktır zihinlerde kaçınılmaz olarak; kim olacaktır gerçekten Yahudi, yeniden nasıl tanımlanacaktır bu bildik sanılan insan?

Kadim halk olmanın ötesinde, belirgin bir tanımı olmamalı mıydı onun.

Yahudi olan, Abram’dan Musa’ya çıkan yolda ödünsüz ilerleyendi şimdiye kadar. İşte şimdi Abram artık, Montaigne, Rabbi Menasseh, Spinoza yolunun aydınlatıcısı Abraham olabilecekti.

Öyle ise Yahudi kimliği ayrı ve ayrık olmaktan kurtarılmalı idi. İnsan kimliğinin ötesinde bir kimliği olmamalıydı onun da?  Yahudi olanla insan olan arasındaki karşılıklı dışlama sona ermeliydi. Raphael Drai5 kendine özgü vurgusu ile ikisinin arasındaki iki bin yıllık gerilim sonlandırılmalıydı diyecektir.

Siyon Protokollerindeki Yahudi’yi dış dünya aşarken, Yahudi’nin dışarıyı dışlaması da aşılmalıydı artık.

Çok kolay olmayacaktı bu tabii. Dışarda olanın, gettoyu aşması ne kadar zorsa “Ey kutsal iyi ki beni goy yapmadın” diyenin de, Rabbi Morteiraların Yahudiliğini aşması gerekecekti artık. Dışarıdaki, içerdekini yabancı görmekten nasıl vazgeçecekse, içerdeki mahpus da en azından dışardakini ötelemeyecekti artık.

“Yabancıdan faiz alınabilir” neyin dile getirilmesi idi Yahudi için; içe bağlı olanın dışarıyı düşman görüp düşmanlaştırılması değil miydi? İktisadi faaliyet dahi yabancının dışlanması odağında mı gerçekleştirilmeliydi?

Yaşamsal gereklilik bahanesinin kışkırtıcı bir nitelik taşıdığı doğrulanmışsa, vaz geçilmesi gerekecektir artık insan olanın yabancılaştırılmasından.

Scholem Aleihem; iyi ki Esav’dan değil Yaakov (Yakup)’dan doğdum diye not düşecektir. Bu eğer doğru ise, gözden geçirilmesi kaçınılmaz olmayacak mıdır?

Modern zamanların iyimserliği Batıyı sardığında, Yahudi olan Yahudiliği aşmaya çalışırken, insanlık Yahudi’nin de insanlığını düşünmeliydi.

Ama o zaman yine Drai, çıkmazı çıkmaz yaparken soracaktır; ne kalacaktır Yahudilik’ten bu durumda?

Spinoza’dan Deutscher’e oradan Yuri Slezkin’e aranacaktır cevap. Yahudilik dışlanmadan [MS1] nasıl aşılacaktır?

Bu soru bugün kendini Dünya Yahudiliğinin tek temsilcisi olarak gören İbrani Devleti için de geçerli olmayacak mıdır?

Sekülerleşme Reddedildiğinde

Zor olacaktır sekülerleşemeyen bu topraklarda Yahudi’nin sekülerleşmesi. Kim bilir bu, peygamberlerin topraklarında yaşamanın göstergesi mi sayılmalıdır. İbrani devletinde de mümkün olamayacaktır sekülerleşme. Teknolojideki övünç verici(!) sekülerleşme toplumsal ve hukuksal düzeye taşınamayacaktır.

Entelektüalizmin heretizmi yok edildiğinde tutuculaşan toplumda, boş inançlarla boş övünçler at başı gidecektir.

1 Yahudi asıllıPolonyalı Marksist yazar, gazeteci ve siyasi aktivist.

2 Mişna zamanında yaşamış olan Yahudi bilgesi.

3 Katolik ve Yahudiliği sorgulayıp intihar eden Portekizli filozof.

4 MÖ 2. asırdan MS 1. asra kadar yaşamış, ilk komünal deneyimi gerçekleştirmiş topluluk.

5 Yahudi asıllı Fransız siyaset bilimi profesörü.

 


 [MS1]Dışlamadan ve dışlanmadan

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Şalom TV Şalom Spotify'da GZ

MOZOTROS AİLESİ - İrvin Mandel

MOZOTROS AİLESİ - İrvin Mandel

TÜNELİN UCU - İzel Rozental

TÜNELİN UCU - İzel Rozental