Mutsuzum, mutsuzsun, mutsuzuz

Prof. Dr. Burak ARZOVA Köşe Yazısı
26 Şubat 2025 Çarşamba

Son yıllarda kendinizi sürekli bir mutsuzluk hali içinde mi hissediyorsunuz?

Yaşadıklarınız artık size eskisi kadar keyif vermiyor mu?

Ülkenin haline dertlenip, üzülüyor musunuz?

Vasatların baş tacı edilip, iyi yetişmişlerin adeta sistem dışına itilmeleri sizi de rahatsız ediyor mu?

Cahiller ordusunun size akıl öğretmeye, kendi yaşam standartlarını size empoze etmeye çalıştıklarını düşünüyor musunuz?

Zaman zaman açık bir hapishane yaşadığınız, özgürlüklerinizin kısıtlandığı duygusu tüm benliğinizi sarıyor mu?

Evlatlarınız, malınız ve mülkünüz için endişe mi duyuyorsunuz?

Bu sorulara cevabınız evet ise merak etmeyin yalnız değilsiniz. Ülkenin yüzde 51,4’ü şu ya da bu nedenle ‘mutsuz’. Siz de o yüzde 51,4’lük kesim içindesiniz ve sayınız her geçen gün artıyor.

TUİK; 17 Şubat 2025 tarihinde ‘2024 Yılı Yaşam Memnuniyeti Araştırması’ sonuçlarını yayınladı.

Türkiye’de Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçlarına göre, mutlu olduğunu beyan eden 18 ve üzeri yaştaki bireylerin oranı, 2023 yılında yüzde 52,7 iken 2024 yılında 3,1 puan azalarak yüzde 49,6 oldu. Mutsuz olduğunu beyan eden bireylerin oranı ise 2023 yılında yüzde 13,7 iken 2024 yılında 0,8 puan artarak yüzde 14,5 olarak gerçekleşmiş.

Mutsuz insanlarla dolu bir ülke olduk. Ülkede yaşayan insanların şu ya da bu sebeple endeksin gittiği en eski yıl olan 2023 yılından bu yana genel mutluluk düzeyi yüzde 65’in altında. 2016 yılından sonra ise bariz bir şekilde mutsuzlukta artış gözüküyor.

2020 yılından sonra hafif bir toparlanma olsa da 2023 yılından 2024 yılına geçtiğimizde ise son 21 yılın en mutsuz oranına ulaşmışız. Bir yıl içinde mutluluk oranındaki kayıp yüzde 3,1 puan.

Ülkede mutlu olanların sayısı azalırken, mutsuz olanların sayısı da artış gösteriyor.

TÜİK’in bu çalışması; bireylerin genel mutluluk algısını, toplumsal değerlerini, temel yaşam alanlarındaki (sağlık, sosyal güvenlik, eğitim, çalışma hayatı, kişisel güvenlik, adalet hizmetleri, kişisel gelişim, geleceğe yönelik umutları vb.) memnuniyetini ve kamu hizmetlerinden memnuniyet düzeyini ölçmeyi hedefleyen bir araştırma.

Memnuniyet ile mutluluk kavramlarını da birbirinden ayırmak gerekiyor.

Mutluluk TUİK tanımlamasına göre; acı, keder ve ıstırabın yokluğu ve bunların yerine sevinç, neşe ve tatmin duygularının varlığıyla karakterize edilen durum; hayattan genel olarak memnun olma hali iken, memnuniyet, ihtiyaçların ve isteklerin karşılanmasından doğan tatmin duygusu.

Yani bir ihtiyacınız karşılandığında bundan tatmin olabilir ancak yine de mutlu olmayabilirsiniz.

Parayla mutluluk olur mu diye çokça tartışıldı geçmişte. Para elbette mutlu olmak için en temel araçlardan biri.

TUİK’in ‘Yaşam Memnuniyeti Araştırması’ ilk olarak 2003 ‘Hane Halkı Bütçe Anketi’ne ek bir modül olarak uygulanmış. 2024 yılından itibaren ise bağımsız bir araştırma olarak gerçekleştiriliyor.

Anket çerçevesinde sorulara verilen cevaplar 5’li Likert Ölçeğinde değerlendiriliyor. Yani cevap veren sorulan soruya; ‘çok memnunum’, ‘memnunum’, ‘fikrim yok’, ‘memnun değilim’, ‘hiç memnun değilim’ şeklindeki beş seçenekten birini seçerek cevap veriyor.

Araştırma her yıl 1-31 Kasım tarihlerinde uygulanıyor.

Veride ilginç olan hususlardan biri erkeklerin kadınlardan daha mutsuz olduğu. Kadınlar yine de bir şekilde mutluluğu bulurken, erkek mutluluğu bulmakta zorlanıyor.

Benim açımdan bana garip gelen 65 yaş üstünün, emekli maaşlarının en alt dilimde kalması, birçoğunun yaşadıkları onca ekonomik zorluğa ve geçim sıkıntısına rağmen tüm yaş gruplarının en mutlu kesimi olmaları. Torunlarla geçirilen zamanın saadetini ölçecek bir değer yok gibi.

Ülkede yaşanan onca adaletsizliğe rağmen adli hizmetlere olan güven yüzde 55,9 düzeyinde. Evet, yüksek ancak eğitim hizmetlerinden memnuniyetin bir önünde. Burada fikrim yok diye beyanda bulunanların oranı ise yüzde 17,9 en yüksek değer. İnsanlar belli ki anketörlere düşüncelerini söylemek istememiş. Ne olur ne olmaz demiş.

Eğitim hizmetlerinden memnuniyet ise yüzde 53,5 oranında.

Ülkede en önemli sorun hayat pahalılığı (yüzde 29,2) olarak gözüküyor. Yoksulluk (yüzde 14) ile beraber değerlendirildiğinde yüzde 43,2 mevcut ekonomik şartları en önemli sorun olarak tanımlamış.

İktidarın, ülkede hayat pahalılığı ve yoksulluk konuşulmasın da ne konuşulursa konuşulsun diye düşünmesinin temel dayanağını çok rahatça görüyoruz.

Adalet ve hukuk sistemini sorun olarak görenlerin oranı ise 2023 yılında yüzde 5,5 iken 2024 yılında yüzde 8,2’e yükselmiş. Tüm sorunlar içinde en sert yükseliş ‘Adalet ve Hukuk Sistemi’ni sorun olarak görenlerde.

Mutsuz olmak için diğer bir neden de yakın gelecekte ülkede mutsuz olduğumuz şeylerin mutluluğa dönüşeceği bir ortamın olmaması.

Dilerim yarın bugünden daha mutlu oluruz.

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün