Sosyal medyada şubat ayında en çok karşıma çıkan iletilerden biri olan ve “Sabancı değilseniz kadınlar sizi paranız için kullanacaklar diye korkmayın lütfen. Mekanda bir margarita pizza ısmarlayacaksınız diye kimse sizin o fil suratınızı tribinizi çekmez. Yazık sizinle ilişki yaşayıp bir de gold digger yaftası yiyen kadınlara” minvalindeki iddialı sözler; aslında uzun zamandır süregelen bir tartışmanın fitilini yeniden ateşledi: İlişkilerde para ve beklenti meselesi. Bu sivri dili ve sert üslup, bazılarını rahatsız etmiş olabilir ama cümlelerin altını biraz kazıyınca derinlerde önemli bir gerçeklik yatıyor.
Günümüzde erkekler arasında, “Kadınlar sadece paraya bakar” algısı giderek yaygınlaşıyor. Sosyal medyada, arkadaş ortamlarında, hatta bazen ilişkilere yaklaşımda bile bu paranoya hâkim. Sanki her kadın, karşısındaki erkeğin banka hesabına göre hareket ediyormuş gibi bir inanç gelişmiş durumda. Oysa, bu iletide de ironik bir dille işaret edildiği gibi, bir restoranda pizza ısmarlamak bile dert olacaksa, burada asıl sorun maddi güçten ziyade özgüven eksikliği olabilir.
Gerçek şu ki, insanlar aşkta ve ilişkilerde maddiyattan çok daha fazlasını arıyor. Saygı, karakter, güven ve uyum gibi unsurlar olmadan hiçbir servet, uzun vadede bir ilişkiyi ayakta tutamaz. Öte yandan, ilişkilerde maddi dinamiklerin tamamen göz ardı edilemeyeceğini de kabul etmek gerek. Dünyanın her yerinde, her toplumda kadınların ekonomik güvencesi olan erkeklere daha sıcak baktığı bir gerçek. Ancak bu, yalnızca kadınlara özgü bir durum da değil. Erkekler de maddi durumu iyi, sosyal statüsü yüksek veya güçlü bir kariyeri olan kadınlara daha fazla ilgi gösteriyor.
Asıl mesele, ilişkinin para ekseninde mi, yoksa iki tarafın birbirine kattığı değerler üzerine mi kurulduğu... Birini sadece maddi çıkar için sevmenin ne kadar yüzeysel olduğu ortadaysa, “Her kadın para avcısıdır” önyargısıyla yaşamak da bir o kadar sığ bir bakış açısı. Bu tip çıkışların arkasında işte tam olarak da bu gerçeğe bir isyan var: Kadınların sürekli olarak ‘gold digger’ yani zengin koca avcısı yaftasına maruz kalması.
Sonuçta ilişkilerde ekonomi önemli bir faktör olabilir ama belirleyici olan karakterdir. Eğer biri sadece paranız için yanınızdaysa, bu zaten sağlıklı bir ilişki değildir. Ancak paranız olmadığı için birinin sizinle olmayacağını düşünüyorsanız, belki de önce kendinize olan güveninizi sorgulamakta fayda var. Kıssadan hisse mesele bir margarita pizzaya takılacak kadar küçükse, belki de sorunun kaynağı kadınlar değil, o pizzayı ısmarlarken düşülen kibir dolu ruh halidir.
Engelleri aşan kocaman umutlar!
Türkiye’nin siyasi sahnesinde umut her zaman en kıymetli sermayedir. Ekrem İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yolculuğundan bu yana, her engeli halkın desteğiyle aşmayı başarmış bir lider olarak öne çıkıyor. Şimdi ise önündeki en büyük meydan okuma, cumhurbaşkanlığı adaylığı.
İmamoğlu, bugüne dek yaşadığı tüm zorluklar ve haksızlıklar karşısında -istisnasız- her daim halkın desteğiyle dimdik ayakta kalmayı başardı.
Son olarak, diploması üzerinden yürütülen tartışmalar da bu çetin sürecin bir parçası.
Ekrem İmamoğlu’nu destekleyen kitlelerin heyecanı, Türkiye’nin geleceğine dair kurulan hayallerin somut bir ifadesi. İmamoğlu’nun siyasetteki varlığı, değişime olan inancı ve engeller karşısındaki direnci, Türkiye için her zaman bir umut kaynağı olmaya devam edecek.
Kaygılarımızın üstüne serilen beyaz örtü!
Bazı anlar vardır, insanın içini tarifi zor bir huzur kaplar. İşte kar yağışı da böyle bir şey… Arabanın camına usulca vuran kar taneleri, dış dünyayı sessiz bir masala dönüştürürken;
şehir koşuşturması yavaşlıyor, yollar beyaza bürünüyor, gürültü yerini derin bir sessizliğe bırakıyor.
Bu anların büyüsü, insanı geçmişe götürmesi belki de. Çocuklukta camın ardından izlenen ilk kar taneleri, soba başında içilen sıcak çay, kış gecelerinin o melankolik ama huzur veren havası…
Kar yağarken dünya daha romantik, daha yumuşak bir yer gibi geliyor. Sanki her şeyin üstü örtülmüş, her hata, her kaygı, her telaş bir süreliğine görünmez olmuş gibi. Sırf bu hissi yaşattığın için bile sevilmeye değer bir mevsimsin kış!